Menü Kayseri Gerçek Haber
RECEP BULUT

RECEP BULUT

Tarih: 25.09.2022 16:44

“KAÇ BABA KAÇ” OYUNUNA REKTÖRDEN YASAK KARARI!

Facebook Twitter Linked-in

SALON ÖNCE TAHSİS EDİLDİ

SONRA İPTAL EDİLDİ!

Kayseri Barosu’na mensup bir grup avukat “Kaç Baba Kaç” adlı komedi oyununu sahnelemek için mensubu oldukları Baro aracılığıyla Erciyes Üniversitesi’ne ait Sosyal Tesisi talep etti. Ancak talebi uygun gören Üniversite yönetimi, oyunun sahnelenmesine üç gün kala, rezervasyonu bir başka etkinliğe denk geldiği gerekçesiyle iptal ettiğini bildirdi.

İÇİNDE “REKTÖR” İFADESİ

GEÇTİĞİ İÇİN Mİ İPTAL EDİLDİ?

Oyunun sahnelenmesine üç gün kala rezervasyonlarının iptal edilmesinin bildirilmesi üzerine yazılı bir açıklama yapan Baro Başkanı Ali Köse, bu çağda böyle bir zihniyetle karşılaşmaktan büyük üzüntü duyduklarını duyurdu. Baro da Erciyes Üniversitesi’nde 23 Eylül’de sahnelenecek oyunun iptal edilmesi üzerine 24 Eylül’de aynı salonda verilecek konferansı iptal etti.

Komedi oyunlarının dahi yazarı Ray Cooner’in oyunu 80’lerin sonu 90’ların başında Dormen Tiyatrosu’nda sahneleniyordu… Bir komedi oyunu oluşu nedeniyle adeta gişe rekoru kırıyordu…Sonra Ankara Devlet Tiyatrosunda sahnelendi… Eğlenceli, dertten tasadan uzak neşeli bir oyun…Dr. David Morgan, kariyerinin en önemli konferansına hazırlanmaktadır. Çalıştığı hastanenin doktorlar odasında yapacağı konuşmayı prova ederken hayatının en zor gününe dönüşür…Yıllar önce küçük bir kaçamak yaşadığı hemşire Tate, David’den olan oğlu Leslie ile birlikte çıkagelir…David, yeni tanıştığı oğlu, eski sevgilisi, polis komiseri, neol hazırlıkları, rektör ve karısı ile uğraşmak zorunda kalır… Hem de konferansa dakikalar kala…

Rektör ifadesinin geçtiği tek sahne bu…

İşte bu sahne nedeniyle dünyanın dört bir tarafında yıllardır keyifle izlenen ve gişe rekorları kıran “Kaç Baba Kaç” oyunu yasaklandı…

Çiçeği burnunda ki “taze rektörümüz” kurulu toplamış ve sonunda, “Kaç Baba Kaç” oyununun Erciyes Üniversitesi Sosyal Tesislerde sahnelenmesini yasaklamış!

Gerekçe?

Gerekçe de sıradan ve her zaman gösterilebilecek bir gerekçe: aynı gün başka etkinlik konulmuş!

Hoppala! O halde adama sormazlar mı; Kayseri Barosu 23 Eylül tarihi için yazılı talepte bulunmuş, üstelik sizler de uygun görmüşsünüz!

Daha önce uygun görmemiş, salon dolu demiş olsaydınız bir şey denemezdi! Ama Oyunun sahnelenmesine üç gün kala, Kayseri Barosu’nun Sekreterine telefon açıp 23 Eylül için yapılan rezervasyonun iptal edildiğini ancak 24 Eylül’de verilecek konferansın yapılabileceğini bildireceksiniz öyle mi?

Kayseri Barosu’nun yazılı açıklamasına konu şöyle izah ediliyor: “22 Eylül günü oyunun provası 23 Eylül günü de tiyatro oyununun sergilenmesi 24 Eylül günü de seminer olmak üzere üst üste toplam 3 gün için 1 ay öncesinden yazılı talep gönderilmiş ve salonun müsait olduğuna ilişkin üniversite yetkililerinden onay alınmıştır. Hal böyle iken oyundan 3 gün önce akşam saatlerinde telefonla baro personeli aranarak “Rektör oyunun burada oynanmasını yasakladı. Oyun iptal ama 24 Eylül’deki seminerinizi yapabilirsiniz” şeklinde son dakikada iletilen, nezaketten uzak bildirimin kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Bilim sanat özgürlük kavramlarıyla anılması gereken üniversitenin yasaklarla yan yana gelmemesi gerekir. İl Kültür turizm Müdürlüğü konferans salonunda tiyatro oyununun sahnelenmesi nedeniyle yetkililere teşekkür ederiz. 24 Eylül Cumartesi günü üniversite seminer salonunda yapılması planlanan seminerimizi de üniversitede yapmama kararı almış bulunmaktayız.”

Yine aynı açıklamada, yaşanan süreç şöyle izah ediliyor: “20.09.2022 tarihinde üniversitede yeni yönetimin yaptığı toplantıda Rektör, tiyatro oyununda Rektör kelimesi geçmesini ileri sürerek, bu oyunun sahnelenmesini yasaklıyorum demiş, Baro kalemi aranarak bildirilmiştir. Oyun komedi oyunu olup ana tema, rektör değildir. Bir komedi oyununda, Rektör kelimesi geçti diye bu yasaklayıcı zihniyetin sergilenmesini kınıyoruz.”

KURUMLAR ARASINDA

NEZAKETLE HAREKET EDİLMELİDİR

20.09.2022 tarihli toplantıda oyunun üniversite salonunda sergilenmesini yasakladım diyen rektör, aynı toplantıda, iptal gerekçesine gelecek tepkilerden çekinmiş olmalı ki muhtemelen asıl gerekçeyi gizlemek gerektiği düşüncesinden hareketle o anda bir iptal gerekçesi bulmaya çalışmış ve neticede de ‘tiyatro oyununa denk gelen saatlere başka bir program koyalım hızlıca hemen organizasyonu da yapın bizim kendi programımız ile çakıştığı için sizin programı iptal etmek zorunda kaldık diyelim’ şeklinde konuşulduğu anlaşılmıştır. Bir şehrin kurumları nezaket çerçevesinde farklı konularda işbirliği içerisinde çalışmalar yapmaktadır. Bugüne kadar da baromuz şehrimize, şehrimizin kurumlarına büyük saygı göstermiş, aynı şekilde büyük saygı görmüştür. Olması gereken de budur. Sanıyoruz ki şehrimizin kurumları arasında böylesine vahim ve trajikomik bir olay ilk defa yaşanmıştır. Rektörümüzü ayakta alkışlıyoruz.”

Evet cidden yeni çiçeği burnunda Rektör Prof. Dr. Fatih Altun, oyunun bir sahnesinde “rektör ve eşi” tabiri geçiyor diye o oyunun Erciyes Üniversitesi Sosyal Tesislerinde sahnelenmesini yasaklamışsa yazıklar olsun!

Bu çağda bu kafa!

Eski rektör Prof. Dr. Mustafa Çalış’ın tekrar atanmamasında, Üniversitenin etkinliklerinde ‘İzmir Marşı’nın söylenmesinin etkili olduğu sık sık konuşuluyordu… Doğrusu ben pek ihtimal vermiyordum! “Bunda Rektörün ne suçu var, spontane bir gelişme!” diyordum… Demek ki o olay birilerinin de gözünü korkutmuş olmalı! Ama bir durum birilerinin gözünü korkutmaktan ziyade zülfiyare dokunuyor düşüncesiyle oyunun sahnelenmesine üç gün kala, yaygın bir gerekçe gösterilerek oyunun sahneleneceği salonun iptali yoluna gidilmiş!

Ne diyelim? Helal olsun(!) Bu çağda bu kafa! Oyunun içinde “rektör ve eşi” ifadesi geçse ne olacak geçmese ne olacak? “Kaç Baba Kaç” Erciyes Üniversitesi’nden kaç! Oyun sizin neyinize?

**

MOLULULAR İLE HAYVANSEVERLERNASIL KARŞI KARŞIYA GELDİ?

Molu Köyü girişinde ki başıboş köpeklerin beslenmesi sorunu Molu Köyü sakinleri ile hayvanseverleri karşı karşıya getirdi:

ÖĞRENCİLER BAŞIBOŞ

KÖPEKLERİ BESLEMEK İSTEYİNCE!

Molu Mahallesi sakinleri ile Molu Mahallesi önünde başıboş dolaşan köpekleri beslemek isteyen üniversite öğrencileri karşı karşıya geldi. Mahir Külahçı adında ki Molulu köpekleri besleyen öğrencilere, “Bu köpekleri besliyorsunuz sonra bu köpekler buradan ayrılmıyor, gidin barınaktakileri besleyin!” diye sert çıkınca öğrenciler ile arasında önce küfürleşme sonra da kavga çıktı.

“BELEDİYENİN İLGİSİZLİĞİ

ÖĞRENCİLERLE KÖYLÜLERİ

KARŞI KARŞIYA GETİRİYOR!”

Molu Köyü sakinleri daha önce toplu halde Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükkılıç’agittiklerini ve durumun ciddiyetini anlattıklarını ancak Belediye’nin ciddi bir önlem almadığını belirterek, “Belediyenin gevşek tutumu yüzünden köylülerimiz öğrencilerle karşı karşıya geliyor. Belediye düzenli olarak burada dolaşan köpekleri barınağa alsa hiçbir sorun olmaz” dedi.

Cuma günü eski adıyla Molu Köyü yeni adıyla Kocasinan İlçesi Molu Mahallesi sakinleri ile Molu Mahallesi önünde başıboş dolaşan köpekleri beslemek isteyen üniversite öğrencileri karşı karşıya geldi…

Büyükşehir Belediyesi’ne ait Molu Mahallesi’nde ki Köpek Barınağı’na gitmek isteyen bir grup üniversite öğrencisi Molu Mahallesi girişinde başıboş köpekleri görünce geldikleri arabalardan inerek köpekleri beslemeye başlıyorlar…

Tam bu sırada Molu Mahallesi sakinlerinden Mahir Külahçı oğlu ile birlikte arabayla ekmek alıp köyüne dönerken köyün girişinde bir grup gencin köpekleri yemlediklerini görüyor ve yanlarına yaklaşarak, “Doğru mu bu yaptıklarınız? Burası köyün yolu! Burası köpek besleme yerimi?” diye sert çıkıyor. Gençler de, “O zaman belediyeye söyleyin bu köpekleri toplasın! Bize niye kızıyorsunuz?” diye cevap verince hem Mahir Külahçı hem de oğlu arabadan iniyor. Onların arabadan öfkeyle indiğini gören gençlerin video çekmeye devam ettiğini görünce, “Kapat şunu!” diye video çeken bir gencin elinde ki cep telefonuna yumruk sallıyor, hem genç yuvarlanıp yere düşüyor hem de cep telefonu. Daha sonra yerden kalkan genç kız çantasında taşıdığı biber gazını Mahir Külahçı’ya sıkıyor ve tekme savuruyor. Mahir Külahçı’da genç kıza yumruk atıyor. Ortalık ana-baba gününe dönüyor. Bunun üzerine Mahir Külahçı ile oğlu tekrar arabalarına binip gazlıyorlar… Mahir Külahçı arabayı gazlayıp olay yerinden uzaklaşırken önüne gelen gençlerin getirdiği içi tavuk yemiyle dolu olan kutulara çarpıyor ve hatta birkaç köpekte ezilme tehlikesi atlatıyor… Bu gelişme üzerine gençler durumu Erkilet Jandarma’ya bildiriyorlar…

Bu anlattıklarım cuma günü öğleden sonra ki gelişmeler…

Tabii bu görüntüler bizlerle de paylaşılıyor, görüntüler sosyal medyaya ve ulusal çapta yayın yapan yayın kuruluşlarına da ulaşıyor…

Yalnız bu gelişmelerden yaklaşık yarım saat ya da 45 dakika sonra bir tatsızlık daha yaşanıyor…

Tartışma ve kavganın yaşandığı Molu Köyü’nün önünde ki yola Mahir Külahçı’nın teyzesinin oğlu Derviş Külahçı geliyor…Gençlerle aralarında tartışma çıkıyor… Kulağında işitme sorunu olan Derviş Külahçı ile gençler birbirine giriyor…Derviş Külahçı gençler tarafından darp ediliyor…

Derviş Külahçı hastaneye kaldırılıyor ve tedavi altına alınıyor…

Jandarma bu sefer bu üniversite öğrencilerinin ifadesini almak için harekete geçiyor…

Yani cuma günü Molu Köyü önünde ki yol kenarında hiç de hoş olmayan bir takım olaylar yaşanıyor…

Üniversite öğrencileri tamamen masumane bir düşünceyle aralarında topladıkları üç-beş kuruşla Büyükşehir Belediyesi’ne ait Molu Köyünde ki köpekleri beslemek için tavuk alıyorlar ve yola çıkıyorlar… Molu Köyü girişinde başıboş sahipsiz ve aç köpekleri görünce onları beslemeye kalkıyorlar… Köyün girişinde başıboş köpeklerin beslenmesi nedeniyle toplanmasına şiddetle karşı olan köylülerle karşı karşıya geliyorlar ve aralarında butür bir gerginlik yaşanıyor…

Öğrenciler de haklı kısmen de olsa (Şiddet tarafı kesinlikle kabul edilemez!) köylüler de haklı!

Köylüler, köyün girişinde toplanan başıboş köpeklerden çocukların ve kadınların korktuğunu ve hatta bir defasında köpeklerin okuldan gelen çocuklarına saldırdığını ve bu nedenle başıboş dolaşan köpeklerin kendileri ve yakınları için tehlike oluşturduğunu söylüyorlar…

Olaya bir de köylülerin cephesinden bakarsanız haklılar! Tabii yukarı da dile getirdiğim gibi kesinlikle şiddete başvurmadıkları sürece… İşin içine şiddet girdiği zaman haklılıkları da ortadan kalkar! Genç üniversite öğrencilerine karşı girişilen o çirkin davranış hiçbir şekilde kabul edilemez…

Kendileriyle telefonla görüştüğüm bazı Molu Köylüleri, “Mahir Külahçı o kıza yumruk sallamakla haklı! Mahir Külahçı’ya önce o genç kız tekme attı, biber gazı sıktı, Mahir Külahçı ne yapsın, o da bu sefer kendini savunmak için o genç kıza tekme attı!” diye savunma yapıyor… Oysa yayınlanan o videonun dışında bir de Mahir Külahçı ve oğlunun arabadan indikten sonra video çeken o genç kızın üzerine yürümesi ve genç kızın ve cep telefonunun yere düşme görüntüleri var… Yerden kalkan genç kız daha sonra karşı hamleye geçiyor ve bunun üzerine önce Mahir Külahçı genç kıza tekme atıyor, genç kızda tekmeyle karşılık veriyor. Bu sefer Mahir Külahçı daha da ileri gidiyor ve genç kıza yumruk sallıyor… Bu gelişmeler üzerine tekme yiyen genç kızın kız arkadaşı (Kırmızı elbiseli) savunma amaçlı üzerinden taşıdığı biber gazını sıkıyor…

Yani anlayacağınız hem gençler için hem de Mahir Külahçı ve oğlu için kavga görüntüleri savunulacak gibi değil…

Ama kavganın fitilini ateşleyen Mahir Külahçı ve oğlunun tartışmaya sert girişi oluyor… Sonra karşınızdakiler birer üniversite öğrencisi ve hepsi de genç kız! Tek suçları hayvansever oluşları…Harçlıklarından para arttırıp gidip tavuk almışlar ve başıboş ve aç gördükleri bu köpekleri besliyorlar… Onlar o köy için ne denli tehlike yarattığını bilemez! Olaya bir de köylülerin bu pencereden bakması lazım… Önemli olan tartışma konusu olan o başıboş köpeklerin köyün girişinde toplanmasına mani olunması… Bunu da kim yapacak? Tabii ki Büyükşehir Belediyesi…

“BELEDİYENİN İLGİSİZLİĞİ

ÖĞRENCİLERLE KÖYLÜLERİ

KARŞI KARŞIYA GETİRİYOR!”

Bu olaylardan sonra tanıdığım Molu Köyü sakinleriyle cep telefonuyla konuştum…

Köylüler esas Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile Genel Sekreter Hüseyin Beyhan’ı suçluyor…

Köylüler, “Recep Bey hatırlarsanız yaklaşık birbuçuk ay önce falan sizi de telefonla aramış ve Büyükşehir Belediyesi’ne baskına gideceğimizi söylemiştik. Gittik hem Memduh Başkanla hem de Hüseyin Beyhan Bey ile görüştük. Bu Köpek Barınağının köyümüzden kaldırılmasını istedik. Şu an halen devam eden inşaat aşağıya yapılacaktı biz itiraz ettik şimdi tekrar yukarıya yapılıyor. Aslında biz tamamen bizim köyümüzden kaldırılmasını istiyoruz. Çünkü Kayseri ve Kayseri’nin bütün ilçelerinden toplanan başıboş köpekler buraya getiriliyor ve bir süre sonra da kulağına küpe takılıp kısırlaştırıldıktan sonra etrafa başıboş bırakılıyor. Sonra bu köpekler köyümüzün girişinde, çıkışında her tarafa yayılıyorlar. Bunları gören hayvanseverler de çıkıp köyümüze geliyor ve köpekleri besliyorlar. Bu köpekler de buralarda beslendiği için buralar da toplanıyorlar. Oysa belediye bu köpekleri kısırlaştırıp, küpe taktıktan sonra bırakmasa barınakta tutsa hayvanseverler gider orada bu köpekleri beslerle. Bizler de ne başıboş köpeklerle karşı karşıya geliriz ne de hayvanseverlerle! Bizim bunda ne suçumuz var? Belediyenin gevşek tutumu yüzünden köylülerimiz öğrencilerle karşı karşıya geliyor. Belediye düzenli olarak burada dolaşan köpekleri barınağa alsa hiçbir sorun olmaz” diyorlar…

Nihayetinde Molu Köylüleri cumartesi günü köyün girişinde tekrar toplandılar… Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanı ve aynı zamanda Barınak Sorumlusu Buket Ergin ile Erkilet Jandarma ekibi de geldi… Köylüleri yatıştırmaya gayret ettiler… Ama köylüler bir hayli tepkiliydi…Buket Ergin’i dinlediler fakat konuşmasından tatmin olmadılar…Bu işte esas belediyenin gevşek davrandığını önesürerek, “Köyün girişinde toplanan başı boş köpekleri düzenli olarak toplayıp barınağa götürseniz bu hayvanseverler de gelip köyün girişinde bu hayvanları besleyemezler. Hayvanseverle köyün girişinde başıboş köpekleri görünce onlar da burada ki köpekleri beslemeye çalışıyorlar. Köpekleri de köyün girişinde beslendiklerini görünce orada toplanıyorlar. Bunun tek çaresi bu başıboş köpeklerin barınakta düzenli olarak toplanması” dediler…Köylülerin tepkilerinin devam ettiğini gören Buket Ergin, ekibiyle birlikte toplanan kalabalıktan uzaklaştı. Köylüler, “Bakın gördünüz değil mi Komutan Belediye hep böyle yapıyor, ilgisiz kalıyor, ciddiye almıyor. Söz versinler, ciddiye alsınlar!” diye tepki gösterdi. Jandarma Komutanı, “Bende takipçisi olacağım söz!” diye köylüleri yatıştırmaya gayret etti.
Buket Ergin aslında bir veteriner falan da değil, iddiaya göre torpille o göreve getirildi. Buket Ergin, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın sınır arkadaşı Dr. Ali Ergin’in gelini… Tabii iş ehline değil de torpille alınan birine havale edilirse butür olumsuzluklar da kaçınılmaz olur.

Hâsılı işin özü;

Her ne kadar başıboş hayvanlar sağlık taramasından geçirilip, kısırlaştırılarak, kulaklarına küpe takıldıktan sonra kendi doğal yaşam alanlarına salınır deniliyor ise de ortada ciddi bir sıkıntı var… Cuma günü yaşanan o tatsız görüntüler hiçbir şekilde tasvip edilmese de Molu Köylüleri bu işten bir hayli muzdarip… Belediyenin yapacağı bu başıboş köpekleri toplaması ve onları gerekli sağlık taramasından geçirdikten sonra kısırlaştırıp, kulaklarına küpe takması… Sonra da hayvanseverlerin bu köpekleri sahiplenmeleri için butür sosyal etkinlikleri yürütmesi… İşin çözüm yolu bu… Yoksa köylülerle hayvanseverlerin karşı karşıya gelmesi ve hatta çok ciddi tatsızlıkların yaşanması kaçınılmaz olur…

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —