Biliyorsunuz Ekrem İmamoğlubaşkan seçilince, önceki döneme ait otuzun üzerinde, “yolsuzluk” dosyası hazırladı. İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni istemişti ama bakanlık izin vermedi, dosyalara el koydu, adeta sumen altı etti.
***
Bu sırada İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu… Aradan dört yıl geçti, dosyalarla ilgili ses seda; olumlu ya da olumsuz bir yanıt çıkmadı… Neden acaba? Yoksa “sükut ikrardan gelir!” kavline mi sığınılıyor? Bilemiyorum…
***
Bu dosyaları zaman zaman İBB kamuoyuna açıklıyor… Anlaşılan, seçim “sath-ı maili”nde bunlar bir bir açıklanacak gibi… Tabii, ne kadar yankı bulur bilemem ama ben açıklananlardan birisini köşeme taşıyorum… Umarım, doğru değildir…
***
Hatırlarsanızher yıl vergi rekortmenleri ve “ilk 100”e giren mükellefler açıklanır… Geçenlerde, 2022 yılı gelir vergisi sonuçları ile mükelleflerinden ilk yüzü de açıklandı…
Her dönem, “ilk yüze” giren, çok az mükellef, “isminin açıklanmasın” izin vermezken, bu kez bu rakam yetmiş küsuru buldu. Listenin birinci sırada, damat Selçuk Bayraktar var…O, çekinmeden isminin açıklanmasını istemiş… Tebrik ederim…
***
Ozan Bingöl bir çalışma yapmış. Buna göre; Gelir Vergisi rekortmenleri listesinde ilk 100'e girip isminin açıklanmasını istemeyenler; 2000’de 14 kişi, 2008’de 31 kişi, 2012’de 35 kişi, 2018’de 58 kişi, 2019’da 67 kişi ve 2022’de 76 kişi…
***
İlginç değil mi? AK Parti döneminde, ilk yüze girip de isminin açıklanmasını istemeyen mükellef sayış giderek artmış… Muhtemelen, 2023 yılı için bu rakam doksana çıkacak… Göreceğiz…
***
Neden bu kadar mükellef, ismini gizlemek istedi? Yoksa, kendilerini bilenlerin; “biz onuncemâziyelevvelini biliriz!”sözlerinden mi korktu… Öyle ya, bu insanlar aydan falan gelmedi. Geçmişinin bilen konu-komşusu; taraf-etrafı var…
***
Bu tabiri çok duyarız ama nereden geldiğini azımız biliriz… Kısaca anlatayım: Osmanlı döneminde evraklar, ait olduğu ayın yazılı olduğu torbalara konup depoya kaldırılırmış… Fakir bir görevli de, torbaları boşaltır, evrakları sandığa koyar, boşalanları evine götürürmüş… Hanımı da bundan, aileye, don fanila yaparmış… Tabii, yıkamakla da yazılı olan aylar silinmezmiş…
***
Gel zaman git zaman, bu memur çok çok zengin olmuş, etrafa hava atmaya başlar. Afisinden, çalımından yanına yaklaşılmıyor, burnundan kıl aldırmıyor. Bunu gören, donunu ve fanilasını bilen komşusu; “Öyle gırışıp durma; ‘biz senin cemâziyelevvelini biliriz!’” dermiş.
***
Mesela mı? Son günlerde İBB eski yönetimi hakkında açıklamalarda bulunan İBB Başkanı İmamoğlu'nun danışmanı Murat Ongun bir dosya hakkında daha bilgi verdi. Acaba bu arkadaş bu listede var mı? Yoksa, “adını vermek istemeyenler”arasında mı, dersiniz?
***
Ongun, eski AKP'li İBB yönetimi tarafından satın alınan bir arsanın soruşturma dosyasının detaylarını ve 106,5 milyon doların nasıl buharlaştığını anlattı. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Ongun;"Gelin size İçişleri Bakanlığı tarafından el konulan, eski İBB yönetimi tarafından satın alınan bir arsanın soruşturma dosyasının detaylarını ve 106,5 milyon doların nasıl buharlaştığını anlatayım" dedi.
***
"2011 yılında Fatih’te Vatan Caddesi'nde yeşil alan olan bir arsa özel bir şirket tarafından, [yeşil alan olduğu biline biline]25 milyon liraya satın alınıyor." diyen Ongun, "Daha sonra,[nedense] yeşil alan olan bu arsa için İBB’den imar izni çıkarılıyor. “
***
“Bu yöntemle, İstanbul’un göbeğindeki bu alan inanılmaz derecede değerleniyor. İBB, 25 milyon liralık arsaya imar izni vererek değerini katlıyor ve arsayı 2017 yılında imarlı haliyle 430 milyon liraya o şirketten satın alıyor. Şirket,25 milyona aldığı arsayı İBB'ye430 milyona satmış oluyor" ifadelerini kullandı…
***
"İBB 430 milyona aldığı arsayı ne yapıyor dersiniz?" diyen Ongun, şunları anlattı: "Tekrar imar değişikliği ile eski haline -yeşil alana- çeviriyor. Yani kendi malını değersizleştiriyor. Ekrem İmamoğlu yönetimindeki yeni İBB yönetimimiz TSKB Gayrimenkul Değerleme Anonim Şirketi’ne değerleme raporu hazırlatıyor.”
***
Rapora göre arsanın bugünkü değeri: 10 milyon 381 bin dolar. 430 milyon liraya alındığı gün ise İBB kasasından 116 milyon 870 bin dolar çıkmış oluyor. Yani 106,5 milyon dolar buharlaştırılıyor. Bu dosyaya İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından 3 yıl önce el konuldu ve akıbeti bilinmiyor. İstanbul işte yıllarca bu insafsız israf düzeni ile yönetildi."
***
İyi mi?