Orhan Veli merhum; “İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı”, dizelerinden mülhem ben de;“Kesiciyi dinledim gözlerim kapalı” diyorum… Üstadımız İlhan Kesici, 2023 Genel Bütçe görüşmelerinin finalinde konuştu, CHP adına… Üstün bir performans gösterdi… Kırk dakikaya yakın, hazırun sessizce dinledi… Kürsü de ders veren hoca gibiydi. Ağır ama ironi dolu eleştirilerine, AK Partili Meclis üyeleri “sessizce” dinlediler.“Sükut ikrardan gelir!” kavline sığındılar.
***
Konuşmasının tamamını “facebook”uma aldım… Ayrıca, “youtube”dan da ulaşabilirsiniz. “whatshap” grubunda, “Yıldız Teknikli”dönem arkadaşlarımıza;“Ne diye Cumhurbaşkanı adayı ararlar ki, işte size aday!” dedikleri türden bir konuşmaydı. Dileklerine, ben de katıldım… Bu temennileri de ilettim Kesici’ye…
***
Kesici, Demokrat Partili bir ailenin çocuğu. ODTÜ mezunu… Endüstri Y. Mühendisi; Demiryolları Genel Müdürlüğü'nde, Dünya Bankası ile İlişkiler ve Master Plan çalışmaları Proje Başmühendisi olarak çalıştı. 1977 tarihinde Devlet Planlama Teşkilatı'nda Sektör Uzmanı olarak çalışmaya başladı. Uzman, Daire Başkanı (1981), Genel Müdür (1984); Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşarlığı (1991); bu sıfatla Başbakanlık Yüksek Planlama Kurulu Üyeliği ve Yükseköğretim Kurulu Üyeliği yaptı.
***
Avrupa Topluluğu (Birliği) Nezdinde (Brüksel) Türkiye-AT Ekonomik İlişkilerinden sorumlu Türkiye Daimi Temsilci Yardımcısı olarak görev yaptı (1985). 20. Dönem Anavatan Partisi-Bursa; 23, 25/26 ve 27. Dönem CHP-İstanbul Milletvekili seçildi. "Dışişleri Komisyonu", "Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu", "Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türk Grubu Üyesi…
***
Daha ne diyeyim… Neysetakdir“6’lı masanın”. Gösterecekleri adaya saygı duyarız. Şayet Sayın Kılıçdaroğlu aday değilse…Kesici, neden olmasın ki? Tabii, takdir“6’lı masanın”.
***
Kesici konuşmasında 20 yıllık AK Parti döneminin bir röntgenini çekti… Anlaşılır bir şekilde anlattı. Ezcümle, 20 yılda:2,8 trilyon dolar ihracat, 4,1 trilyon dolar ithalat yapılmış. Yani, 1,3 trilyon dolar“dış ticaret açığı” verilmiş. Sonuçta, “cari işlemler açığı”, 609 milyar dolar olmuş. Yani, “elin parası” ile yemiş, içmişiz, yatırım yapmışız. Üretmeden tüketmişiz; kazanmadan harcamışız. Borçla yaşamışız. Kesici, bütün sıkıntıların kaynağı budur, diyor.
***
Durun daha bitmedi: Hani, “nas var, nas; inancım gereği karşıyım!” diyorlardı ya; bakalım, 20 yılda“faize” ne ödemişler? İç ve dış borç için; 545 milyar dolar ödenmiş. Tabii, yine bu dönemde, 77 milyar dolarlık özelleştirme yapılmış. Bununla, 818 milyon dolara çıkan 3. Köprüden (Yavuz Sultan Selim) tam 94 adet yapılırmış. Yine bu faizle, 666 adet…
***
2023 Bütçesinde 566 milyar lira faiz öngörülüyormuş. Bir anlamda Bütçe, faiz bütçesi… Allah’tan 20 yıldır iktidardalar; “Sizi gidi faizciler sizi… Sizin borcunuzun faizini biz ödüyoruz!”, deme şansları yok.Son üç senedir, Merkez Bankasının net döviz rezervi de, eksi 50 milyar dolar seviyesindeymiş.
***
“…Planlama Teşkilat Müsteşarı olduğumda, 1991’de, Türkiye, dünyanın 17. Büyük ekonomisi idi. 2021’e geldiğimizde, 21. Sıraya düştük. 2008’de milli Gelirimiz 800 milyar dolardı. 2022’ye geldiğimizde 808 milyar dolar. Kişi başına düşen gelir de; 2007’de 9.740 dolar iken, 15 yıl sonra, 9.400 küsur dolara düştü. Yani, “az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, bir arpa boyu yol gittik!”. Üstüne üstlük, 3-35,5 trilyon dolarlık kamu kaynağı kullandık.
***
Yine tabii, Üstadımızın, iznine sığınarak, unuttuğu bir şeyi anımsatayım. Her ne kadar bu bilgiler Karayolları Genel Müdürlüğü sitesinden, kaldırılan tablodan aldım. Allah’tan indirmişim. Tekrar vereceğim… 2001-2019 döneminde, kendilerinden önce yapılan iki köprü ve otoyollardan elde edilen gelir 7,6 milyar dolar. Bunun yaklaşık 340 milyon doları 2001-2002 dönemine ait.
***
Bunu toplamdan düşün ve 2020-2022 için kabaca 1,5 milyar dolar ilave edin, yaklaşık 8,8 milyar dolara ulaşırsınız. 2,5 milyar dolarını cari ve finansman giderlerine çıkın, kalır 6,3 milyar dolar. Yani, bizden önce bir şey yoktu dedikleri köprü ve otoyollardan elde edilen net gelirle 8 tane 3. Köprü ya da KÖİ ile yapılan köprü ve otoyolların tamamın yapar, üste de para kalırdı. Nedense bu, muhalefetin aklına gelmiyor, Karayollarının neden bu bilgileri sitesinden kaldırdığı da…
***
İsterseniz bir ekleme daha yapalım. Bu iktidar, 20 yılda 3-3,5 trilyon dolar kamu kaynağı kullanmış. İyi Partili Erhan Usta’nın dediğine göre, 300 milyar dolarlık yatırım yapılmış. Soru şu; Cumhuriyet’in, AK Parti’den önceki 80 yılında kullanılan kaynağın neredeyse 3,5-4 katı. Bu parayı ne yaptınız. Bana, 10 tane “baba yatırım” sayın bakalım sayabilecek misiniz? İşte, bu paradan nasiplenenler, “Reisin” gitmesini istemiyorlar; nasiplenemeyenler de, bunlardan habersizler de desteğe devam ediyor.
***
İlhan Bey, “beşeri sermayeden”, gelir dağılımında işsizliğe; tarımdan, eğitime kadar içinde bulunduğumuz acı durumu rakamlarla anlattı… Sizleri fazla rakamla boğmak istemiyorum. Zaten verdiklerim yeterince anlatıyor durumu.
***
Sözünün girişinde İmamoğlu’na verilen cezaya değindi; AK Partililere bu tür şeylere tevessül etmeyin, bir yararı yok dedi. Peşinden; lâedri olan şu berceste dizeleri verdi; “Geçme nâmerdköprüsünden ko aparsın su seni, /Yatma tilki gölgesinde ko yesin aslan seni.”
***
Tabii, bununla da yetinmedi… Bir de Temel-Dursun fıkrası anlattı. Geçmişten ders almayıp, hata üstüne hata yapmaya devam eden AK Parti yöneticileri için:Temel ile Dursun, bir aksiyon filmine gitmiş. Bol bol araba ile kovalamaca var, hem de aşırı hızla. Giriyorlar, çıkıyorlar, dağları tepeleri aşıyorlar. Çok keskin bir viraja ve önündeki uçuruma yaklaşmadan önce Dursunfısıldar Temel’e; “Seninle bir bahse girelim, bir ziyafetine. Araba uçuruma düşecek mi, düşmeyecek mi? Bana göre düşecek. Ya sana göre?”Cevap; “Düşmeyecek”.
***
Araba uçuruma düşmüş, iddiayı Dursun kazanmış. Yemek esnasında Dursun Temel’e bir itirafta bulunur; “Vicdanen azabı çekiyorum… Filmi önce seyretmiştim. Sonucu biliyordum… Bir de ben sana yemek ısmarlayayım!”, diyor…Bunun üzerine Temel de Dursun’a bir itirafta bulunuyor; “Ben de bu filmi önce seyretmiştim. Ama bundan ders almışlardır zannı ile düşmeyecek demiştim!”
***
Üstadımız devam etti: “IMF’den borç almıyoruz; bunları kovduk, hatta onlara para verdik!” diye övünenlerin, ülkeyi nasıl borç batağına düşürdüğü ortada. Üç-beş milyar dolar için çalmadıkları kapı kalmıyor. Hem de dün eleştirdiklerinin ayağına giderek. Ha bir de bunlar diyordu ki; “borç alan emir alır!”, mealindeki sözlerini de anımsattı.
***
Bu durumu; “Dünyanın hiçbir ekonomisi bunu kaldıramaz!” diye noktaladı.