Haber kanallarında bir ekonomi haberi…
“Bünyesinde kamu bankaları dâhil 20 kamu şirketini bulunduran Türkiye Varlık Fonu'nun (TVF) net kârı, 2019'da bir önceki yıla göre yüzde 48,3 düşüşle 8 milyar 854 milyon TL'ye geriledi. Fonun, finans sektörü dışı toplam borcu da geçen yıl yüzde 46 artışla 284,2 milyar TL'ye yükseldi.”
Pek hangi kurumlar var “Varlık fonu” kapsamında?
Ziraat Bankası, HalkBank, Vakıfbank, Borsa İstanbul, Türkiye Sigorta, Türkiye Hayat Emeklilik, Platform AŞ, Botaş, Türkiye Petrolleri, TVF Enerji, TVF Rafineri ve Petrokimya, Türk Hava Yolları, PTT, İzmir Alsancak Limanı, Türkiye Denizcilik İşletmeleri, Eti Maden, TVF Maden, Nakit Karşılığı Şans Oyunları Lisansı, At Yarışı Düzenleme ve Bahis Kabul Etme Lisansı, Türksat, Türk Telekom’un yüze 5 hissesi var…
Görüldüğü gibi haberde her ne kadar “20 kamu kuruluşu diyorsa da sayı 21 kamu kuruluşu ve bunların toplam yıllık kârı, % 48, 3 düşerek 8 milyar 854 milyon litsaya düşmüş. Borç da haberde olduğu gibi artmış…
8 milyarlık toplam kâr, 21 kurumun pekiştirilmiş (birleştirilmiş) bilançolarındaki kâr toplamları. İçlerinde zarar edenler de çoğunlukta.
Tablo, ekonominin çökmeye devam ettiği yönündeki göstergesidir. İktidarın bu çöküşü “Damat” ile aşması da mümkün değildir.
Hele ki abuk- sabuk lafları elini kolunu türkü söyler gibi sallayarak konuşması gibi.
XXX
Cuma günü SÖZCÜ Gazetesinde Yılmaz Özdil yazmıştı.
Ülkenin ekonomik kalbi mi dersiniz yoksa ne dersiniz bilemem ama orada yaşanan günlük hareketlilik, ekonominin gidişine bir güzel ışık tutar…
Açtım telefonu sordum…
“Gidiş nereye” dedim arkadaşlarıma…
Dediler ki: “Azerbaycan-Ermenistan arasında yaşanan çatışmalar, piyasayı tedirgin ediyor. İktidara bu yönde “Güvensizlik” var. Eğer çatışmalar bir hafta 10 gün içinde durursa, dolar 7,75 seviyelerine kadar iner diye düşünüyoruz. Ancak gerçek olan şu ki, dolar kuru yıl başında 8 lirayı geçerek kapanmış olur…”
Analizini yapacak olursak…
Ekonomi, her zaman pamuk ipliği üzerinde yürüyen cambaza benzer. Bir koparsa eğer, uçurumun dibinde buluruz kendimizi ki pamuk ipliğinin lifleri kopöaya başladı bile.
Bir de şunu sordum: Kardeş, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki çatışmada nasıl etkiliyor bizi?
Karşımdaki gülmeye başladı: “Abi, yıllardan ekonominin içindesin, siyasetin içindesin, nasıl düşünürsün etkisiz olamayacağını? Erdoğan, bir anda olmayan bütçesi ile kafadan çatışmaya dahil olabilir ki bu da ekonomide felaketin koptuğu gündür, afrkında değil msin?”
Farkındayım da laf olsun diye sordum işte, yoksa iyice farkındayım.
Ancak sorulması gereken esas soru şu…
Bu çöküşü durdurmak mümkün değil mi?
Öncelikle iktidarın akıl almaz harcamalarını durdurmak, israfı önlemek, örneğin günlük masrafı milyon liraları bulan “Saray”ı kapatıp, Çankaya Köşkü’ne çekilmek, saltanat ve gösterişi bir kenara bırakmak, ödemeler dengesini rahabilite etmek ve acilen ithalatı düşürmek üzere üretimi artırarak dış ödemeler dengesini yerine oturtmaktır.
En hızlı bir şekilde çiftçiyi ve hayvancılığı harekete geçirmek, işsizliği düşürme çabası ile “Güven” veren yaklaşımları sergilemektir.
Yıllardan beri ülke “Cepten” yiyor, iktidar göz göre göre sona yaklaştırıyor ülkeyi.
Gaz vermek üzer söylemiyorum ama, 1950 yılından beri dışa bağımlı ekonomiyi terk ederek içe dönük hale getirmemiz gerekmektedir ve bunu Türk Milleti olarak yapabileceğimizden kuşkum yoktur.
Yeter ki “Güvenilir” ve israftan, yolsuzluktan, çıkardan ve çıkar çevrelerinden uzak duran bir iktidar, ülkeyi yönetiyor olsun.
Başımızdaki “Damat” dediğimiz kişinin ülke ekonomisinden biran ömce elini çekmesi de ayıraca önemli bir noktadır. Adam, ekonominin “E”sinden haberi yok, olsa bu duruma gelir miydik?...
Deki ki ekonomiyi biliyor, o zaman işin içinde bilmediğimiz bir iş var.
Tam da AKP’nin seçimde söylediği gibi, “Bir şey olmasa bile, bir şeryler olmuştur” o zaman.
Eğer aklımızı başımıza almaz isek, bu yaşadıklarımız, iflasın ayak seleridir.
Sokakta mikrofon uzatılan adamın dediği gibi, en azından “Adam gibi yaşamak” istesek de, bırak “Adam gibisini” yaşamak bile kolay olmayacaktır.
İktidar ise kuyruğu kurtarmanın hesaplarını yapıyor…
Nerede bir “Kahramanlık” gösterisi yapacak olay bulsam da iktidarı kurtarsam çabasında…
Ha sahi, Karadeniz’de bulunan doğal gazdan bir haber var mı?