Bu sefer topa, AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm girdi… Hızlı tren, 2026 yılında gelecekmiş! Yılın başında mı, ortasında mı, sonun da mı? Belli değil… Her sandık yaklaştıkça, “hızlı tren geldi-geliyor!” türküsünü çok dinlediğimizden, bunu da böyle kabul ediyoruz.
***
Yılın ilk haberi de Milletvekili Şaban Çopuroğlu’ndan geldi, 27 Şubat 2024 tarihinde… Yerinden ya da şantiyeden çekilmiş fotoğrafı da yayınlandı. Keşke, birkaç noktadan çekilenleri yayınlasaydı. Çalışan iş makinelerini görebilseydik. Sadece tanıtım panosu ve birkaç personel vardı, görüntüde…
***
Diyeceksiniz ki, “inanmadın mı?” Haklısınız… O kadar, “geldi-geliyor!” lafı işittik ki, doğal olarak buna da kuşku ile baktık… Çopuroğlu kusura kalasın. Mesela, birkaç menfez, birkaç tünel de gösterebilirdi, önlerinde çekilmiş fotoğrafı ile.
***
Çopuroğlu’ndan sonra, hızlı tren ile ilgili de bilgi veren Başkan Üzüm; "Hızlı tren şantiyelerinin üç noktasında çalışma var. Hedeflenen tarih 2026. Bitiş tarihi bu. İnşallah 2026 yılında faaliyete geçecek. Ankara’ya giden vatandaşlarımız için hızlı tren büyük bir nimet. Sabah gider, Ankara’da işini görür ve akşam gelir. Kayseri toplumu da hızlı treni ’gelecek mi’ diye soruyor. İhalesi yapıldı, bütçesi ayarlandı, kredisi bulundu, çalışmalar başladı" ifade etti.
***
Başkana iki sorum var; Birincisi, Sayın başkan “üç noktada” çalışma var demiş. Bu üç noktayı, gidip gerçekten gördünüz mü? Mesela, gazeteci dostlarımızı alıp, bu üç noktaya götürüp; “şekil a”daki gibi diye gösterebilir misiniz? Bir şartla, yanına güzergahı bilen kimseyi almadan siz rehberlik yapacaksınız.
***
Yoksa, sayın başkan duyduğunuzu mu anlatıyorsunuz? Mesela ben de duyduğumu anlatayım: Tren güzergahında bulunan ilçelerinin ödeneklerinin bir bölümü hattın yapımına aktarılmış. Bunu da buraların belediye başkanı söylemiş bir gazeteci dostumuza; serzenişte bulunmuşlar. O da, geçenlerde, o bölgeye yaptığı ziyaret nedeniyle öğrenmiş. Mesela böyle bir duyum almış mı Sayın Başkan, acaba?
***
Fatih Bey anımsar mı, bilemem? Yıllar yıllar öncesi, her sandık önümüze geldiğinde, topa Yaşar Karayel girerdi… Şimdi ortalarda gözükmeyen Karayel, Kayseri ahalisine “yatırım uzmanı!” olarak tanıtılmıştı… Hatta adına, Felahiye tarafına yapılan bir karayolu köprüsüne adı da verilmişti…
***
Onun verdiği tarihler, 2023 öncesiydi. Bunun olmayacağının farkına varan rahmetli Veli Altınkaya; “Hızlı trene binmeden, öte dünyaya gidemezsem, gözlerim açık gider” demişti. Nitekim öyle oldu. Görmeden gitti… O kadar verilen sözlere inanıyorduk ki, bana;“2023’ten önce falan gelmez, hatta daha da uzağa git!”, dedikçe; “komünistlik yapma abi!” derdi.Birlikte trene binecek, Ankara’ya gidip bir yemek yiyecek, Kayseri’ye dönecektik. Masrafı da kendisi karşılayacaktı.
***
Kim ölür kim kalır bilemem. Şayet çalışma başladıysa, 2030’dan öce bitmez bu hat. Bunu da, bir yere yazın.
***
Sonra, topa Mehmet Özhaseki girmişti, milletvekili olunca. Sevinmiştik. Öyle ya, Özhaseki, yatırımlardan, krediden anlayan birisi idi… Artık tren gelir, diyorduk.Ama bir arpa boyu yol gidilmedi. Buna değinen, benim gibi münafık tayfasına; “bunlar ne krediden ne de yatırımdan anlar!” türünden ithamlarda bulunuyordu…
***
Onun, “topa girdiği” günlerde de birkaç kez temeli atılmıştı, birkaç kez tarih verilmişti ama olmadı. Biz de, bunlara inanarak Boğazköprü’den, düdük çalarak, Kayseri’nin muhtereme ahalisine el sallayarak girmesini bekliyorduk… Girmeyince, yine “münafık tayfasından” ben, “herhalde Yenifakıl’ı da bekliyor!”, diyordum.
***
İşin garibi, Mustafa Elitaş’ın bir iki kez “topa girmesine” rağmen, Taner Yıldız hiç semtine uğramıyordu… Herhalde, krediden, yatırımdan anlamıyorlardı ya da onlar da işin aslını biliyordu…
***
Akabinde ve detayında, yine bir seçim öncesi, (Gobels) vari propaganda yöntemleri ile, Temmuz 2022 tarihinde bir temel akıldı… Canlı yayınlandı… Düğmeye de Cumhuriyet Meydanından düğmeye Tayyip Bey basmıştı. Karşı tarafta da (Yerköy) Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu vardı. Yanında da milletvekili İsmail Tamer…
***
Tören bitti, hemen, Tamer’i aradım; “İsmailciğim, temeli attınız ama ne zaman biteceğinizi söylemediniz!”, der demez; “Abi, bakanımız yanında ona sor!” dedi… Telefonu ona verdi… Bakana kendimi tanıttım. Sanki, beni, gıyabımda da olsa, biliyormuş gibi yakınlık gösterdi. Şunu dedi, “36 ayda bitecek!”“Uzun değil mi!”, dediğimde, yapılan işin “hızlı tren” olduğunu anımsattı. Yani, tabiri amiyane ile; “boyacı küpü değil!”, demek istemişti. Haksız da değildi, elli beş yıllık mühendisliğimize rağmen ne projeden, ne krediden ve ne de yatırımdan anlardık.
***
Konuşmamız üzerinden neredeyse iki yıl yani yirmi dört ay geçecek. Yine zaman zaman sordum; bu süreçlerde yapılan “imalatı ve ihzaratı” anlatabilir misiniz, bunları yerinde gösterebilir misiniz? Öyle ya, basın mensuplarını alıp götüreceksiniz, şantiyeler, göstereceksiniz. Unutmayın, her şantiyenin bir ismi olur. Mesela, Yenifakılı, mesela Boğazköprü gibi… Oralara da proje tanıtım panoları asılır.
***
Aynı şeyi Başkan Üzüm’e teklif ediyorum: Sayın Başkan, teklifime ne dersiniz? Hem, hem bir sandık öncesi,hem kendisi ve hem de partisi için güzel bir propaganda olur.
***
Dikkat ederseniz, on-on beş yıldır verilen bitişi tarihleri ile ilgili bir bilgi vermiyorum. Merak edenler, “Google Amca”ya girip görebilir…
***
Henüz yakın zamanda, Bakan Uraloğlu tarafından, 2028 yılı telaffuz edilmişti, CHP Milletvekili Aşkın Genç’in sorusu üzerine… Nitekim, bu tarih Cumhurbaşkanlığı yatırım programında 2026 olarak veriliyor. İl Başkanı Üzümde,2026 diyor… Bir de arada 2027 var. Hangisine inanacağız. Anlaşılan, proje bitimini iki yıl öteye çekmiş Bakanlık.
***
Yine anlaşılan, bu sefer ateş topunu bir süre, İl Başkanı dolaştıracak… Bakalım, o, pası kime atacak.