“Mega projelerden” anlamam… Benim için önemli olan “hayatımın kolaylaşması”, yaşamıma “kalite” katması. Gideceğim yeri üç-beş sormadan sonra bulabiliyorsam, araç sürerken kendimi labirente, peyniri bulmaya çalışan fare gibi hissediyorsam; yol geometrileri uygun değilse, şehir merkezinde izole adacıklar oluştuysa ne yapayım sizin alt-üst geçitlerinizi, battı-çıktılarınızı, katlı yollarınızı, yonca yapraklarınızı. Bir de bunlar görüntü kirliliği yaratıyorsa felaket…
Bunları yaşadığım için yazıyorum… Ya bir de şehre yabancı olan ne yapsın? Geçenlerde bir dostumuz geldi İstanbul’dan… Radison otelde kalıyor. Otelin, beş yüz metre kadar güney-batı diyagonalinde bulunan İskender-Elmacıoğlu’na, navigasyonla zor gittik, misafirimizin aracı ile. İnanın pösteki saydık, adeta. Fellik fellik yol aradık. Bir ara kendimi bir başka ilde sandım. Oysa bu mesafe, yürüyerek 15 dakika.
***
Gülmeyin… Bizim Hisarcık’ta, farklı yöne giden dört tane “Ketenlik Sokak” var… Bazen kargo bulamıyor, bizim evi. Nitekim birinde; “Adresinize erişemedik, kargonuzu çarşı şubemizden alın!” diye bir mesaj gönderdiler. Neyse, çarşı olunca mutlaka Cumhuriyet Mahallesi’nde diye, Hisarcık’tan çıktık yola… Sorduk, şube Kayseri OSB’deymiş. Yani, merkeze 10 kilometre…
***
Büyükşehrin ilgili birimini uyardım. Onlar da hayret etti, aynı adı taşıyan dört farklı sokak nasıl olur, diye… Bilgisayarı açtılar; gerçek dediler… Meclis dedi, “estek” dedi “köstek” dedi görevli. Yol da gösterdim… Hiç olmasa “Ketenlik, Ketenlik 1-2-3” diye levhaları değiştirin. Ya da yerinde bulunan başka isimler verin. Akıllarına yattı. Aradan iki ayı aşkın bir süre geçti, ses seda çıkmadı. Diyorum ya, hiç umursamıyorlar.
***
Mesela, tramvay için kazdılar, kazık çaktılar. Bir boşluk/koridor oluştu. Sonra, “yan yoldan”, ağır vasıta hızla geçtiğinde evimiz “zıngır, zıngır1 sallanmaya başladı. Deprem oluyor sanıyorsunuz… Yol da gösterdik; hiç olmasa yan yol girişine hız kesici bir “kasis” koyun. Onu da dinlemediler. Kardeşim, müsebbip sizsiniz, çözecek olan da… Diyorum ya, umursamıyorlar!
***
TÜİK projeksiyonlarına göre 2030 yılında bile Kayseri’nin nüfusu 1,5 milyona zor ulaşıyor. 2050 yılında ise, 2 milyon bile olmuyor. Hal böyle olunca; oldukça geniş yolları olan bir kentte bu altyapı yatırımları neyin nesi?
***
Bakınız; Kayseri’nin ölçeği önemli. Yani ülkemiz için deki yeri… Kayseri, asla birinci sınıf il değil. Öyle sananlar aldanır, geleceğe yönelik yanlış kararlar verir. Nitekim öyle yaptılar… Olmayan ve olmayacak Kayseri’yi anlatıp durdular.
***
Çok tekrar ettim bir kez daha tekrar ediyorum. Kayseri, beşeri, sosyal, ekonomik, fiziki, eğitim, sağlık vs. açısından ülkenin yüzde 1’i ila 2’si arasında bir yerde. Buna ortalanma yüzde 1,5 derseniz fazla yanılmazsınız. Demem o ki, genel bir değerin yüzde 1,5’ini alın, üç aşağı beş yukarı Kayseri’yi bulursunuz. Yani, ülkenin “zekatı” bile değiliz.
***
Alt geçitlerde sık sık kaza oluyor. Neden? Bunu hemen “aşırı hıza” bağlarsak ve günah keçisi olarak “aşırı hızı” gösterirsek, kaynaktaki sorunu “kamufle” etmiş ya da görmezlikten gelmiş oluruz...
***
Asıl sebebi belli, yolun yani geçitlerin fiziki yapısı “mühendislik normlarına” uygun değil... Buna, “yol geometrisine” uygunsuzluk da diyebilirsiniz... Bunu bilmiyorlar mı? Elbette biliyorlar. Öyle ya; imar planları ancak bu kadarına izin veriyor.
***
Önce azami hız 50 km/h idi. “Bu hızla, güvenli bir biçimde dönemezsiniz”, dedim. Zira merkez kaç kuvveti diye bir kavramın ve bunun hızın karesi ile orantılı olduğunu biliyordum. Uyarım üzerine 30 km/h azami hız ve bisiklet giremez uyarı levhaları kondu, geçitlere... Hız limitlerini gösterir ışıklı levhalar, ışıklı reflektörler de ilave ettiler.
İşin ilginci, “yol geometrileri uygun değil!”, dediğimde; “bir elektrik mühendisi yol geometrisinden ne anlar!”, diyen bir yetkili koydurtmak zorunda kaldı, bunları. Oysa mimar/mühendis olmaya gerek yoktu, uygun olmadığını görebilmek için… “n-boyutlu” uzayı bir yana bırakın, “üç-boyutlu” uzayda düşünebilmek yeterliydi, bunun için…
***
Evet. Uyarı levhaları, plastik dubalar, neden kondu, sonradan; neden konma ihtiyacı hissedildi acaba? Sözünü ettiğim uygunsuzluk nedeniyle. Bakınız; kent içi imarı, oluşan “hız yollarında” rahat ve güvenli bir sürüşe izin vermez. Bir de bu yollara, doğrudan bağlanan otoparklar varsa… Merak eden, Kümbetler-Büyükşehir ya da Kartal-Sanayi Odası kavşağı arasında, dediklerimi bir gözlesin.
***
Daha önceleri de defalarca söyledim. Niyetim, kimseyi suçlamak falan değil... Niyetim, sorunun kaynağını göstermek ve önlemlerin ona göre alınmasına yardımcı olabilmek.. Sorunun kaynağı; yaya ve sürücünün irrasyonel davranışlarını bir yana bırakın; kent içinde yapılan anlamsız altyapılar ve sonuçta oluşan “hız yoları” ve kent merkezine, özendirecek miktarda otopark yapılması.
***
Umarım Memduh Başkan, Özhaseki ile başlayan, hiçbir rasyonalitesi olmayan alt-yapı yatırımlarının benzerine tevessül etmez. Mesela; “RTE Millet Bahçesi”ne “gözler görmedik” bir cami yaptırtıp, cenaze definlerini buraya taşımak… Başkan unutmasın, bunu yaptığı anda, Kartal kavşağına da üç katlı kavşak da farz olur… Erciyes’in panoramik görüntüsünü yok eder; tarihte de bununla anılırsınız. Bırakınız, her cenaze, yerinde kılınan namazdan sonra defnedilsin… Hem millet alıştı da artık.