Zaman zaman kendisini bu köşede ağırlıyorum.
R. İhsan Eliaçık gibi o da bambaşka bir bakış açısı sunuyor kendi gözü ile.
Ve Diyor ki; Sadece kendime göre doğruları anlatıyorum, dile getirdiklerim kendi anlama çabama dayalı çıkarımlarımdır.”
Peki kimden mi bahsediyorum?
İsrafil BALCI @ibalci55
Bugün kendisi ile bir ufuk turu yapacağız.
Son günlerdeki gelişmelere ve tartışmalara dair.
Bakalım siz de öyle mi düşünüyorsunuz, yoksa toplumun genel kanaati sizde de mi sürüyor?
DİNÎ DEĞERLERİ YERLE YEKSAN ETTİLER
Ne yazık ki geldiğimiz nokta burası.
İsrafil Balcı, din kisvesi adı altında yozlaştırılan ve birilerinin din diye uydurduğu martavallara dair bakın hangi tespitlerde ve uyarılarda bulunuyor?
“Dinin içinden geçtiler. dinî değerleri yerle yeksan ettiler.
Ayetlere ereksiyon muamelesi yaptılar.
Cenneti adeta sex kampı gibi sunan soysuzlar çıktı.
Peygamber mezarında bile eşleri ile zevkleniyor diyen alçaklar gördük.
Bakara makara diyenler ödüllendirildi.
Allah'ın sıfatlarını üzerinde toplayan liderleri olduğunu söyleyen yalakalar çıktı.
Şeriat çığırtkanlığı yapanlar, devlete meydan okuyanlar, insanları ötekileştirip ayrıştıranlar üst perdeden konuşup halka parmak sallan soytarılar ortalıkta cirit atıyor.
Hadis rivayetlerindeki onca rezilliği savunan hokkabazlar gün geçmiyor ki yeni bir hezeyanla karşımıza çıkmasın, bütün bunlara rağmen tık yok, ama kendileri dışındaki birisi o rivayetlerden bir nakil yapar veya okursa, hemen linç, bel altı vurma, küfür, hakaret vs başaramayınca kolluk gücü ile susturma çabası...
Utanç verici bir tablo…
Yuh olsun, yazıklar olsun bu zihne…”
CUMHURİYET DÜŞMANLIĞI...
Artık bu işin tadı iyiden iyiye kaçtı.
Cumhuriyete, Atatürk'e, Anayasa'ya saldırılar alenileşti.
Şimdi herkes dilediğini söylemekte özgür.
Ancak iktidar yanlısı olursanız.
Bakın bu konuda neler söylüyor Balcı?
“Şeriat isterlermiş
Şeriat istemek anayasal suçtur.
Alenen Cumhuriyet ve devlet düşmanlığıdır.
Cumhuriyete ve devletin kurucu ilkelerine meydan okumaktır.
Halkı kaosa sürüklemek ve Cumhuriyetin ahenkli yapısını bozmaya teşebbüstür.
Özlemini duyduğunuz şeriat sahabeye yâr olmadı.
Hz.Muhammed'in vefatından sonra gelen dört halifenin 3'ü iç kavga nedeniyle öldürüldü.
Onca iç savaş...
Ve oluk oluk akan müslüman kanı ortada.
Sonra, saltanat ve firavunluk dönemleri...
Bu mudur sizin özleminiz, bu cehaletle nereye kadar…”
GÜNDEME ÖZEL…
“Kurban'la ilgili çok şey yazılıp çizildi, söylendi, söyleniyor, söylenecek de kısa kısa hatırlatmakta yarar var” diyor Balcı ve tek tek sıralıyor;
1. Kurban kesinlikle farz değildir, dolayısıyla ibadet olarak tanımlanması yanlış kullanım olur.
2. Kurbanın Hac'la ilgili yönü vardır, Kuran'da da bu yönüne değinilmiştir. Kaldı ki burada da yine zorunluluk yoktur, ama kesmek isteyen Hac'da kesebilir ki, bugün orada kesilen kurbanların nasıl değerlendirildiği konusu ise ayrı bir muammadır. Ayrıca bugün Hac'da insanları doyurmak amacıyla kurban kesme fiilinin muhtevası bile değişmiştir.
3. Hacca gitmeyenlerin, meskun oldukları yerde kurban kesmeleri ise tamamen örfle alakalıdır ve ritüelleştirilerek ibadet zannedilen bir muhtevaya büründürülmüştür.
4. Dolayısıyla kesilmesi zorunlu değildir, şayet yardım amacıyla kesiliyorsa, mutlaka hayvan boğazlayıp et dağıtmak şeklinde yapılması zorunlu değildir, kurban değerlinde maddi karşılık olarak da yardım yapılabilir, hatta et ihtiyacından daha önemli ihtiyaç için değerlendirilmesi dinen tercih sebebi olmalıdır
5. Dinde niyet esastır, niyet yardım yapmaksa, bunun sadece et dağıtmakla yapılmayacağının bilinmesi gerekir.
6. Kurbanı Kevser suresi ile ilişkilendirmek, cehaletten başka bir şey olamaz, aksini iddia etmek tarihten, Kuran'dan ve nüzul konjonktüründen bihaber olmak demektir
7. Kurban fıkıh kitaplarında farz olarak geçmez, klasik ulema bunu sünnet ve nafile kategorisinde değerlendirmiş ve kabul etmiştir.
8. Kuran'dan sonraki en önemli otorite zannedilen Buhari'nin kurbanla ilgili bölümünün ilk hadisi kurbanın sünnet olduğu rivayeti ile başlar
9. İbn Abbas kurban kesmemiştir, sebebi sorulduğu zaman sünnet olduğunu ve zorunlu olmadığını söylemiştir.
10. Kurban kesilmediği takdirde, hiçbir dinî sakınca doğurmaz, eksiklik değildir, kesemeyenler müsterih olsunlar
11. Hanefiler kurbana "vacip" diye ara formül getirmiş, ancak dinde ara formül yoktur, bir şey ya farzdır, ya da sünnet, gerisi yorumdur. Diğer mezhepler bunu sünnet olarak nitelemiştir.
12. Bunların dışında Kuran'da kefaret kurbanından bahsedilir, bunun statüsü tamamen farklıdır.
13. İslâm geleneğinde Kurban kesme geleneği, Hz.İsmail kıssası ile ilişkilendirilir ve buraya dayandırılır. Oysa bu kıssada fiili kesmekten değil bir rüyadan bahsedilmektedir.
14. Bütün bunların yanında kurban kesip muhtaçlara et dağıtmak isteyenler, bu yolu tercih edebilir, ancak şunun bilinmesi gerekir ki, hayvan boğazlayarak kişi Allah'a daha çok yaklaşmaz, yardım için ille de kan akıtmak gerekmez, infak esas ise en temel ihtiyaca yönelik alternatif yardım seçenekleri rahatlıkla değerlendirilebilir
ALMANYA 2024'E DAİR...
Her yerde adam kayırma.
Her yerde torpil.
Her yerde Ağa kesesinden ağalık yapma.
Saltanat sürme devri.
Malum TFF'nin misafir ağırlama listesi epey kalabalık.
Bir çok takımda bu sayı 15-20-30'u geçmiyor.
İngiltere sadece milli takım kafilesini ağırlarken, bu sayı Fransa için misafir bazında 27, İsviçre için 14, İspanya için 40, Portekiz için 33...
Ne yazık ki TFF'nin seçimleri de dikkate alarak Almanya'daki misafir ağırlama sayısı medyaya yansıyan rakamlara göre şimdilik 613.
Bakın bu konuya dair ne diyor İsrafil Balcı?
"Meğer doğruymuş...
İşin tasarruf kısmını geçtim,
Bunun adı açlıktır,
bunun adı haramiliktir,
bunun adı görmemişliktir,
bunun adı haram yemektir,
bunun adı kul hakkı yemektir,
bunun adı emanete hıyanettir,
bunun adı görevi kötüye kullanmaktır,
bunun adı kamu malını peşkeş çekmektir,
Bu rezilliğe onay veren sorumlular her kimse o makamlarında bir saniye bile durmamalı..."
SON SÖZ MÜ?
Son söz mü?
O da İsrafil Balcı'dan.
Yerseniz yoğurt içerseniz ayran misali...