GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU İDDİASIYLA YARGILANDI!
Kayseri eski Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandrıoğlu, yurtdışında biriktirdiği parayı okul yaptırmak amacıyla bağışlayan Hasan Hüseyin Yalçın’ın bağışladığı 900 bin lira ile okul yaptırılmadığı gerekçesiyle, kamu görevini kötüye kullanma, ihmal ve suiistimal suçu iddiasıyla yargılandığı 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nden mahkûmiyetini gerektirecek yeterince delil, belge ve inandırıcı kanat oluşmadığı gerekçesiyle beraat etti.
MÜTEAHHİT TACETTİN HANÇER DE BERAAT ETTİ!
Okul yapımında kullanılmak üzere yurtdışında biriktirdiği 900 bin lirayı bağışlayan hayırsever Hasan Hüseyin Yalçın adında ki vatandaş, verdiği parayla okul yaptırılmadığı gerekçesiyle müteahhit firma sahibi Tacettin Hançer hakkında da 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “güveni kötüye” kullanma suçu iddiasıyla dava açtı. Hançer’in davası da bunun kamu davası değil basit bir alacak-verecek davası olduğu gerekçesiyle reddedildi.
78 yaşında ki Hasan Hüseyin Yalçın ile eşi Hasibe Yalçın yurtdışından emekli olup gelip Yenimahalle’de ki evlerine yerleşmişler…
Çoluk yok, çocuk yok, iki yaşlı çift bir başlarına oturuyorlar…
Tarih 12 Nisan Yıl 2016’yı gösterirken akşam haberlerde Milli Eğitim Bakanlığı’nın yüzde yüz eğitime destek kampanyası başlattığı haberini görürler ve yurtdışında yıllarca çalışıp biriktirdikleri parayı okul yapımında kullanılmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı’na bağışlamaya karar verirler…
Ertesi sabah yani 13 Nisan 2016 tarihinde kalkarlar, yanlarına yeğenleri Sinan Çakıroğlu’nu da alarak doğruca İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne giderler…
Kapıda ki görevlilere okul yapımı için para bağışında bulunacaklarını beyan edince onlar da doğruca İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu’nun makamına götürürler…
Kısa bir süre bekledikten sonra sekreter yaşlı karı-kocayı Milli Eğitim Müdürü Çandıroğlu’nun makamına alır…
Yaşlı-karı koca yıllardır yurtdışında çalıştıklarını, çocukları olmadığını ve ölmeden önce biriktirdikleri parayı Milli Eğitim Bakanlığı’na bağışlayarak okul yapımında kullanılmasını istediklerini söylerler…
Mahkeme kayıtlarına giren iddiaya göre Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu, ne kadar bağışta bulunabileceğini soruyor… Yaşlı karı-koca 900 bin lira (Yani eski para birimiyle 900 milyar lira) nakdi paralarının banka hesabında bulunduğunu ve duruma göre 1 milyon lira bağışlayabileceklerini söylüyor… İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu, kendilerinin nakit para bağışı alma yetkisine sahip olmadıklarını ancak adlarına okul yaptırmayı arzu ederlerse yardımcı olabileceğini ve Milli Eğitim’e okul yapan tanıdıkları bir müteahhidin olduğunu söyler… Bu ön görüşmeden sonra hayırsever karı-kocayı İnşaat ve Emlak Şube Müdürü Ünal Çolak’a yönlendirir… Tabii yargılama sürecince Çandıroğlu bu iddiaları reddeder… Kendisinin hayırsever müteahhit Tacettin Hançer’e yönlendirmediğini söyler…
Tabii bu iddia doğru olmuş olsa Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu, yaşlı karı-kocayı İnşaat ve Emlak Şube Müdürü Ünal Çolak’a yönlendirmek yerine Milli Eğitim Bakanlığı’nın Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın Genelgesinden açıkça beyan edildiği üzere Eğitime Yüzde Yüz Destek Koordinatörlüğüne yönlendirir ve ilgili hesap numarasını verirdi…
Ama ortada öyle bir girişim var mı?
Yok!
Yani açıkçası bu konuda samimi davranılmış olsaydı yaşlı karı-kocayı İnşaat ve Emlak Şube Müdürü Ünal Yalçın’a yönlendirmek yerine doğrudan doğruya Tacettin Hançer’i bulaştırmaksızın bakanlığın Tahsilat birimine yönlendirilirdi… Onlar da gider banka hesaplarında yatan parayı çekip bakanlığın ilgili hesabına tıkır tıkır yatırırlar başlarında onca şey gelmezdi…
Neyse biz yine kaldığımız yerden anlatmaya devam edelim…
Yine iddiaya göre Tacettin Hançer’e telefon açılıyor ve hayırsever karı-koca kendilerini ziyarete geleceği söyleniyor…
Tabii yargılama sürecince bu iddia da ne İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu ne de İnşaat emlak Şube Müdürü Ünal Çolak tarafından kabul edilmiyor…
Ama her ne hikmetse hayırsever karı-koca daha önce hiç tanımadıkları Tacettin Hançer’in sahibi olduğu Sahabiye Mahallesi Mete Caddesi’nde ki bürosunu elleriyle koymuş gibi bulup geliyorlar…
Yaşlı karı-koca ve yeğenleri Sinan Çakıroğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu’na anlattıkları gibi müteahhit Tacettin Hançer’e de ne kadar birikmiş nakdi paralarının olduğunu kadar açıkça beyan ediyorlar…
Bu görüşmeden sonra yaşlı karı-koca hayırsever çift tekrar İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu’nun odasında müeahhit Tacettin Hançer ile birlikte buluşuyor…
Dava vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü gibi aynı gün her şey adeta “oldu-bittiye” getirilerek protokol imzalanıyor… Protokole İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu’da “Tanık” sıfatıyla imza koyuyor… Protokol de söz konusu 24 derslikli okulun Kocasinan İlçesi Pervane yazısına yapılacağı ve inşaatın ne kadarının ne zamana kadar ve nasıl bitirileceği, kontrollük hizmetlerinin İl Milli eğitim Müdürlüğü’nün ilgili birimleri tarafından nasıl takip edileceği tek tek maddeler halinde sıralanmış…Hatta yaşlı karı-kocaya 100 bin lira daha bağışlayarak taahhüt oranını 1 milyon liraya yani eski para birimiyle 1 trilyona çıkması bile protokole yazılmış…
Yine dava aşamasında iddia edildiği gibi hayırsever yaşlı karı-koca Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ait araç ile bankaya götürülüyor ve banka hesabında ki 900 bin TL tutarında ki paranın 500 bin TL. peşinat olarak veriliyor…
Kalan diğer 400 bin TL’nin 100 bin TL’si bir diğer 300 bin TL’si de daha sonra müteahhit firmaya ödeniyor… Bunların dekontları dava dosyasında mevcut… Yani paralar makbuzsuz falan-filan verilmiş değil…
Paralar verilmesine verildi ancak inşaat bir türlü yürümüyor… Su basmanı seviyesine bir temel atılmış ve inşaat öylece kala kalmış… Üstünde otlar bitmeye başlamış…
Yaşlı hayırsever karı-koca defalarca Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gitmişler, vilayete gitmişler, bakanlığa şikâyet etmişler, olmadı en sonunda CİMER’e bile şikâyet etmişler…
Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanlığı Müfettiş göndermiş… Müfettiş günlerce inceleme yapmış ve raporunu tutup gitmiş… Bakanlık ön inceleme talebiyle Valiliğe başvurmuş, Valilik izin vermiş…
Bu arada yaşlı karı-kocanın müvekkili 26.08.2019 tarihinde Kayseri Cumhuriyet Savcılığı’na, dönemin İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu hakkında, “Kamu görevini kötüye kullanma, ihmal ve suiistimal” suçu işlediği iddiasıyla suç duyurusunda bulundu… Suç duyurusunda yukarıda dile getirdiğimiz iddialar tek tek sıralandı… Bunun üzerine o dönem memur suçlarına bakan Cumhuriyet Savcısı Tuncay Yılmaz yaklaşık iki sayfalık bir iddianame hazırladı… Görevi kötüye kullanma suçu iddiasıyla 257/1, 53/1-2 maddeleri uyarınca kamu davası açıldı… Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan dava tam 6 celse devam etti… Yaşlı karı-kocanın dava vekili iddialar sıraladı, müvekkillerinin iyi niyeti kullanılarak paralarının alındığını fakat protokole bağlanan okulun bugüne kadar bir türlü tamamlanıp eğitim ve öğretime açılmadığını ancak müvekkilinin protokolde taahhüt ettiği gibi 900 bin TL’ye yakın ödeme yaptığını söyledi… Mahkeme bilirkişi tayin etti… Bilirkişi Süleyman Soydan’da raporunda 900 bin TL’lik ödemeye rağmen ne kadar iş yapılığını rapor halinde mahkemeye sundu… Bilal yılmaz Çandıroğlu’da, alınan ifadesinde, hayırsever karı-kocayı müteahhit Tacettin Hançer’e yönlendirmediğini, üçüncü kişilere menfaat temin etmediğini (Yani Müteahhit Tacettin Hançer’e), o protokolün imzalanmasından sonra Aydın’a tayin edildiğini ve inşaat aşamasından haberi olmadığını söyledi. 6 celse boyunca tanık olarak bir türlü Tacettin Hançer dinlenemedi… Mahkeme polis zoruyla getirilmesine ilişkin iki defa müzekkere yazmasına rağmen Tacettin Hançer bir türlü mahkemeye getirilemedi… Her defasına kendisine ulaşılamadı ya da il dışında dendi… İşin bir başka ilginç tarafı da yaşlı karı-kocanın birince derecede ki tanığı yeğenleri Sinan Çakıroğlu’da bir türlü mahkemeye getirilemedi… Ve açılan kamu davasının 6 celsenin sonunda duruşma savcısı iddia makamı sıfatıyla Bilal Yılmaz Çandıroğlu’nun beraatını talep etti… Mahkeme’de Bilal Yılmaz Çandıroğlu’nun ceza almasını gerektirecek, tanık, belge ve bilgi ile cezalandırılmasını gerektirecek, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle CMK’nun 223/2-a-e maddesi uyarınca BERAATİNE karar verdi…
Ne demeli?
Diyecek bir şey yok!
Yargı kararını vermiş!
Yargı, “Cezalandırılmasını gerektirecek, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemedi” diyorsa demek ki elde edilemedi…
Demek ki, yaşlı karı-koca Milli Eğitim Bakanlığı’na okul yaptırmak için İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu’na gitmiş, Çandıroğlu, siz iyisi mi okul falan yaptırmayın doğrudan doğruya bakanlığın hesabına parayı yatırın demiş fakat yaşlı karı-koca Sayın Çandıroğlu’nun uyarısını dikkate almamış ve kendi tanıdıkları (!) bir müteahhidi bulmuşlar ve o müteahhidi alıp Çandıroğlu’nun huzuruna oturtup protokol imzalamışlar, Çandıroğlu’da utanma belasına tanık sıfatıyla o protokole imza koymuş, sonra Çandıroğlu’nun tüm uyarılarına rağmen banka hesaplarından paralarını çekip tıkır tıkır Tacettin Hançer’e vermişler, sonra okul su basmanı seviyesine çakılıp kalınca Bilal Yılmaz Çandıroğlu’nu savcılığa şikâyet etmişler! Mahkeme size inanır mı? Mahkeme’de haklı olarak Sayın Çandıroğlu görevini kötüye kullanıp müteahhit Tacettin Hançer’e menfaat sağlamadı diye beraat kararı verdi…
Ötesi var mı? Yok! İtirazın mı var? Varsa git bir üst mahkemeye yap!
İyi hoş da bizim hayırsever yaşlı karı-kocanın geri kalan parası ne oldu?
Haydi diyelim ki 300-350 bin lirası okulun su basmanı seviyesine gömüldü peki geri kalan ne olacak?
Onu da ayrı bir mahkeme karara bağladı…
Müteahhit Tacettin Hançer’de 12. Yapılan suç duyurusu üzerine TCK’nun 155/2 ve 53 maddeleri uyarınca “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçu iddiasıyla hakkında hazırlanan iddianameyle 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandı… Yargılama sonunda Tacettin Hançer, İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu’nun odasında imzalanan protokolü (İkinci bir protokol daha imzalanmış), hayırsever Hasan Hüseyin Yalçın’dan önce 500 bin TL, sonra 100 bin ve daha sonra da 300 bin TL olmak üzere toplam 900 bin TL aldığını, aldığı bu para karşılığında İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün gösterdiği 24 derslikli okulun yapımına başladığını, inşaatın bodrum seviyesine kaldığını kabul etti… Peki sonra ne oldu? En son karar duruşmasında mahkeme işin “borçlar kanunundan kaynaklı hukuki itilaftan ibaret olduğu ve davanın hukuk mahkemelerinde görülebileceği” gerekçesiyle Tacettin Hançer hakkında da beraat kararı verdi…
Yani mahkeme, “Eyy Tacettin Hançer, senin hakkında her ne kadar kamu davası açılmış ise de senin bu davan bu mahkeme de değil, alacak-verecek davalarının görüşüldüğü mahkemelerde yargılanabilirsin, ben beraat veriyorum” dedi!
Yapacak bir şey yok! Kararı yüce yargımız verdi!
Verdiğin 900 bin liranın kalan kısmını git alacak verecek davalarının görüldüğü mahkeme de ara!
Bunda ne İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu, görevini kötüye kullanarak kendine menfaat temin etti ne de üçüncü bir kişiye yani müteahhit Tacettin Hançer’e menfaat sağladı… Kim diyor? İki ayrı mahkeme diyor!
Mahkeme diyorsa boynumuz kıldan ince! Şeraitin kestiği parmak acımaz! Ama yıllarca yurtdışında çalışıp-didinip kazandıkları ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın yüzde yüz bağış kampanyasına 900 bin lira vermek isteyen yaşlı-karı kocanın parmağı değil de canı acıyor… Hasibe teyze yaşadıklarından dolayı kısmi felç geçirdi ve yatağa düştür! Buna ne demeli? Hasibe Teyzenin felç olup yataklara düşmesine mi yanarsın, onca yıl biriktirdikleri 900 bin liranın çar-çur olmasına mı yanarsın? Takdir sizin!