Her şeyi hazır bulmaya veya elde etmeye düşkün olma durumu. Emek harcamadan, ter dökmeden, isteklerini elde etmek isteyen insanlarla yaşamak, onların kaprislerine katlanmak, egosu tavan yapmış yöneticilere yalakalık yapmak, kısacası insan onuruna yakışmayan şekilde yaşamayı seçenler, ikiyüzlü ve riyakâr davrananlar, genelde hazırcılar ve kamu hakkını yiyenler olarak görülmektedir.
Emek vermeden karşılık almak, hak etmiş gibi bir şeyler beklemek, okumadan okuyormuş gibi yapmak, özel ve önemli günlerde sanki kendisi yazıyormuş gibi kopyalamak, teşekkür ederim demek yerine ( TŞK) yazmak, işaretlerle bir şeyler anlatmaya çalışmak, saymakla bitiremeyeceğim konular beni çok rahatsız ediyor. Uzuuun uzun başkasının yazdığını kopyalamak yerine, kendi el emeğin ve göz nurunla iki satır yaz, nasılsın diyerek bana değer verdiğini, emek sarf ettiğini ve zaman ayırdığını bildir güzel kardeşim. Özellikle Bayramlarda, kandillerde ve diğer özel günlerde bazı dostlarımdan aldığım hazır mesajlar veya bir başkası tarafından yazılmış yazıların kopyalanarak tarafıma gönderilmesi beni üzüyor ve rahatsız ediyor. Okuma ve yazma alışkanlığımızın az olduğu bir Dünyada, ısrarla hazıra konuyoruz ve bir başkasının emeğini, alın terini bedelsiz ve bizimmiş gibi kullanıyoruz. Diğer taraftan birçok arkadaşım veya tanıdığım güzel makale yazmak için, güzel mektup yazmak için, güzel bir konuşma metni hazırlamak için, onlarca kitap, dergi ve kaynakları alt üst ediyor, sen oturduğun yerden onun emeğini kopyalayıp bana veriyorsun. Bir daha yazma ihtiyacı duyduğum bu eksiklerimizi kısa kısa da olsa önceki yazılarımda dile getirmiştim ama anlatabilmek için daha çok feryat edeceğimi düşünüyorum.
Anadolu da bir tabir vardır. “Görmemişin oğlu olmuş, çekmiş ….. kopartmış” Babasının dükkânında çamaşır satan aşiret reisi birini, niteliğine ve kapasitesine bakmadan hazinenin başına getirirsen, para politikası, enflasyon, döviz rezervi ve faiz oranları ile ilgili konuşması gerekirken; “Bayrak inmeyecek, ezan susmayacak, gözümdeki ışığa bakın, TL en zayıf halinde, canınızı sıkmayın” cahilane söylemlerle Milletin iyi niyetini su istimal eden bir Bakan oluverir. Kim bayrak inecek, ezan susacak diyor, ne alaka?
Yurdum insanı herhangi bir çaba göstermeden rahat yaşamak arzusuna kapılarak bir işten yüksek kazanç sağlaması, ya da hayatına emeksiz devam etmesi aç gözlülüktür. Banker Kastelli’ye, Jet Fadıl’a, Tosuncuk’a, kripto paralara, faiz değil ama faizin çok fazlasını kar payı adı altında almak için onlarca defa sahtekarlara birikimini kaptıran gurbetçiler, daha sayamayacağım kadar çok ama saf olduklarına inanmadığım cin fikirli insanlar, hazıra konma çabası içinde yok olmuşlardır. Projesi olmayan, Halkın sorunlarına sırtını dönen, Cumhuriyetin kurumlarını ve kazanımlarını yok eden, Atatürk ilkelerini ve Laik sistemi benimsemeyen Siyasetçilerde, hazırcı oldukları için yok olmaya mahkûm edileceklerdir hacı abi.
Hazırcı olarak yaşamanın özünü anlatan Yunus Emre demiş ki; “Emeksiz zengin olanın, Kitapsız bilgin olanın, Sermayesi Din olanın, Rehberi Şeytan olmuştur.”