5199 sayılı kanuna göre; evde hayvan besleyen kişiler, evde bulunan hayvanı belediyeye bildirmek ve kaydettirmek ile yükümlüdür. Hayvan sahipleri hayvanı beslenemeyeceği ya da yaşaması için hayvanın türüne uygun iklimin olmadığı bölgelere terk edemez. Yani hayvanını sahiplendirebilir ya da hayvan bakımevlerine bırakabilir. Ayrıca, evde beslenilen hayvanın kaybolması ya da vefat etmesi durumunda da en geç 7 gün içerisinde belediyeye bilgi verilmelidir. Kanun, petshop’larda bulunan ve ticareti yapılan hayvanların uygun koşullarda yaşamaları gerektiğini de vurguluyor
Ülkemizde, her sene hayvan hakları ihlallerinde ödenmesi gereken ceza bedelleri Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından belirlenip açıklanıyor. Kanun kapsamında illerde Hayvanları Koruma Kurulu bulunuyor ve bu kurulun görevleri arasında hayvanların korunması ve hayvan sahiplerinin kanunda belirtilen görevleri yerine getirip getirmediğinin denetlenmesi de yer alıyor.
Ülkemizde hayvan hakları ihlali durumda hapis cezası yaptırımı bulunmuyor ancak para cezası uygulanıyor. Bu konuyla ilgili kanun düzenlemeleri sık sık gündeme geliyor ve hayvan dostlarımızın daha iyi koşullarda yaşamaları için gerekli düzenlemeler yapılmaya devam ediliyor. …ve sayfalarca sıralanmış maddeler, tabi hepsini yayınlamam mümkün değil…
Kimi zaman en sevimli dostlarımız olan hayvanlara karşı sevgimizi gösterecek davranışlarda bulunduğumuz gibi onları sahiplenerek de sıcak bir yuva imkânı veriyoruz… Gördüğümüz yerde hemen başını okşayarak yaklaşımına tepkilerimiz ve o sevgi ihtiyacını karşılıklı hissetmemiz kimilerimiz için tarif edilemez bir duygu haline gelir… Patili dostlar ve hangi hayvan olursa olsun gösterdiğimiz küçücük sevgi karşısında etrafımızda dönerek sevgimizin karşılığını verir…Yüreğinde hayvan sevgisi olanlar en büyük merhamete sahiptir kanısındayım.
Her canlının toplumda yaşam hakkı vardır ve toplum olarak buna saygı duymak gerektiğini hatırlatarak hepimiz dilsiz, masum dostlarımıza sahip çıkmalıyız ama maalesef bunu çok da becerdiğimiz söylenemez, boşa kürek çekiyoruz ve neresinden bakarsanız bakın kokuşmuşluk var… Hani neresinden tutarsan dökülüyor ya! Tamda öyleinsana şiddet, hayvana şiddet, doğaya şiddet, her yerden dökülüyoruz maalesef… Bitmek bilmeyen hergün bir yenisi eklenen şiddet eylemi ile karşılaşmamız kaçınılmaz oldu… Bu şiddet eylemini yapan kişiler için “Bunun altında çocukluk çağı travmaları var" diyor uzmanlar, bunun yanı sıra şunu da belirtmek isterim ki; Ülke olarak ta sevecenliği, hoşgörülüğü ve tahammül sınırı bitmiş bir zaman içerisinde gibiyiz.
Hayvanların yaşam alanlarını ve haklarını korumak insani görevlerimizden biridir. Peki, toplum olarak hayvanları koruma kanununun hangi maddesine ne kadar uyuluyor dersiniz? Bende buradan bir kez daha hatırlatma gereği duydum…Ülke olarak hayvana yapılan şiddetler maalesef son bulmuyor,sanırım son bulmayacak da… Bunun son örnekleri, geçtiğimiz günlerde Konya ilinde bir hayvan barınağında yaşanan vahşetti… Kan dondurucu bir olaydan bahsediyorum ve yine birkaç gün önceİstanbul Sarıyer’de bir şahsın köpeği elleriyle boğma girişiminden… Vicdan yoksunu, sevgi kelimesinin anlamını dahi bilmeyen bir cahil, kişiliği oturmamış zavallı insan yoksunu kişiler. Bence saydığım özelliklerinden dolayı öyle bir davranış sergiledi, seslerini çıkartamayan dilsiz masum hayvanlara… Bir canlının yaşama hakkını zalimce katledecek kadar yüreksiz ve sevgisiz… Bir canlının yaşamına son verme hakkını savunacak kadar karaktersiz medeniyetsiz zavallı… Masum ve savunmasız canlılara akıl ve vicdan yoksunu saldırı gerçekleştiren bu kişilere soruşturma açmak, suç duyurusunda bulunmak yada verilen ceza ne kadar caydırıcı bir çözüm örneğidir sormak isterim doğrusu…
Bunun birçok örneklerini de görüyoruz para cezasıyla veya bir kravat takmayla iyi halden salıveriliyorlar, affediliyorlar… Bir kanun bir yasa çerçevesinde zalimce işlediği suça verilen ceza bu kadar işte…
Doğadaki tüm canlılara eziyet edilmesi insanlıkla bağdaşılamaz… Özellikle sokak hayvanları ve barınaktaki hayvanlara yapılan eziyet ve şiddet… Dövüldüler, işkence edildiler, aç susuz bırakıldılar, tecavüze uğradılar ve daha aklımıza gelmeyen birçok işkence türü… Bir insan ne kadar öfkelenmiş olabilir ki bir canlıyı katledecek kadar şiddet uygulasın ve yetmiyormuş gibi öldürdükten sonra boğazındaki iple sürüklesin, akıl tutulması mı? Yoksa öfkenin kontrol edilmeyişi mi? Aklım almıyor…
Yazıma Hz Muhammed(sav) bir sözü ile tamamlamak istiyorum; “– Hayvana yumuşak davran! Çünkü yumuşaklık nerede bulunursa orayı güzelleştirir. Yumuşaklığın bulunmadığı her davranış çirkindir”