Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 16.03.2023 13:30

HAYAT VE HAYALLER

Facebook Twitter Linked-in

Çoğu zaman, hayatın gerçekleri ile hayaller uyuşmaz. Ne hayallerle yola çıkarsınız ama önünüze çıkan “mayınlar” sizi hüsrana uğratır… Hele hele başkalarının aklını kullanmaya kalkarsanız, sonuç bazen çok ağır olur. Bunun bedelini ödediğiniz gibi çevrenize de, yönettiklerinize de ödetirsiniz.

***

Hatırlayın, Başkanlık sistemine geçince “şerler def olacak”, ülke kanat takıp uçacak, enflasyon nasıl düşecek, işsizlik nasıl tek haneli rakamlara inecekti, görecektik. Bir de, “her kötülüğün anası”, “koalisyonlar” sona erecekti. “Güneş Motel” benzerleri bir daha yaşanmayacaktı.

***

Hatırladınız mı? İsterseniz anımsamayın, bunların hiç birisi olmadı; “tabela partilerine” muhtaç hâle geldi, siyaset… Her gün kapıları aşındırılıyor; “gah dedikçe et, guk dedikçe su” istiyorlar. 

***

Tabii, bunları görünce, dizime vurmuyor değilim. Öyle ya bizim “Kıvılcım Cemaati” ile bir parti kurardık, elimizde bir şişe kolonya, bir kutu çikolata ile beklerdik kapımızın çalınmasını. Öyle ya, bizler de bir milletvekilliği, mevki ve makam kapardık.

***

Çok merak ediyorum, Başkanlık sistemine geçiş hazırlığını yapan hukukçular mesela Mehmet Uçum, mesela Karatepe hocamız, “yüzde 50+1”i düzenlerken, böyle bir sonu hiç tahmin edebiliyorlar mıydı?

***

Ya da, nasıl olsa MHP’nin oyu yüzde 15’ten, AK Parti’nin oyu yüzde 45’ten aşağı düşmez, ilelebet iktidar bize müyesser olur mu diyorlardı? Mesela muhtemelen şunu da demiş olabilirler; Meclis’te her seferinde, çoğunlukları olacağından (300 üye ve üzeri), seçimlere yaklaşınca, TBMM seçim kararı alır, Tayyip Bey’in birkaç kez daha aday olması sağlanır. Hatta ölene kadar! Öyle ya, çok emindiler; hayalleri, 2053, 2071 hedefleri vardı. Evdeki hesap çarşıya uymadı. Şimdi, adaylığı tartışılır oldu.

***

Evet. Evdeki hesap çarşıya uymadı, tabela partilerinin kapılarını çalar oldular. Onlar da tuz döküyorlar… O nedenle, bu ucube sistemden vazgeçip parlamenter sisteme dönmek gerekir.

***

Evdeki hesabın çarşıya uymadığı bir konu da ekonomi de gerçekleşti. Sayın Erdoğan’ın, Merkez Bankası’nın (MB) faiz indirimine ilişkin; “…Bir Müslüman olarak ‘nas’lar neyi gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim” yaklaşımı; Nobel Ekonomi ödülüne layık;“Faiz neden enflasyon sonuç” teorisi.Sonunda; Yatırımlar artacak, işsizlik ve enflasyon tek hanelere düşecek, ihracat artacak, cari açık azalacak hatta fazla verecekhayalleri kuruluyordu

***

Hatta Bakan Nebati, bundan o kadar emindi ki, “epistemolojik” teorisi ile birlikte, “gözlerimin ışıltısına bakın, anlarsınız!” diyordu.

***

Peki, sonuç ne oldu? Bakını ne oldu;2023 Ocağında“cari açık(döviz açığı) ”9,85 milyar dolar“dış ticaret açığı (İthalat, ihracat farkı)” yineOcak’ta14,366 milyar dolar oldu. Şubat 2023’te ise bu açık 12,194 milyar dolar. Yani, dışa sattıklarımız aldıklarımızı karşılamıyor.

***

Dostlar, 6 Mart günü şu haber düştü: “Suudi Arabistan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile 5 Milyar dolarlık mevduat anlaşması yaptı.” Yanlış anlamayın bu hibe, yardım falan değil, mevduat… Tabii, MB bu mevduata ne kadar faiz ödeyecek, bilemiyoruz.

***

Düşünebiliyor musunuz; milli geliri, resmisi 1 trilyon dolara yaklaşan bir ekonomi, Araplar’dan gelecek 3-5 milyar dolara muhtaç durumda. Ruslar’ın doğal gaz alacağını ertelemesi, “can simidi!”. Hal böyle olunca, deprem bölgesine, yeterince, en büyük gereksinim çadır, konteyner temin edilememesinden doğal ne olabilir ki? Öyle ya, “tulumbada su kalmadı” ki, temin edilebilsin. 

***

Biliyorsunuz, 2000’den beri deprem vergisi toplanır. 2000-2022 arasında toplanan deprem vergisi 38 milyar 227 milyon dolar ediyor. AK Parti iktidarındaki deprem vergisi geliri ise 36,5 milyar dolara karşılık geliyor (euronews).”

***

Toplanan 38 milyar dolar deprem vergisini bir yana bırakın, peki, deprem üzerinden birkaç gün geçince, büyük şovlarla, “Türkiye Tek Yürek” denilerek toplanan,115 milyar lira nerede? Edinilen bilgiye göre, henüz 74 milyar toplanmış. Biliyorsunuz bunun sırf 69 milyarını dört kamu bankası taahhüt etmişti.

***

Dostlar, hali pür melalimiz, buyken, ne düşünüyorsunuz? Yoksa“kime virek ağa!”modunda mısınız hâlâ? Bunu diyenlere anımsatayım; “Geliyor gelmekte olan!”. Benden haber vermesi.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —