HAVAŞ ile Büyükşehrin nasıl bir ilgisi var? Var… Bir kurum ya da kuruluş, Belediyenin bir kısmın hizmet yükünü üzerine alırsa orada bir ilişki var demektir… Temizlik yapan ya da park ve bahçelere bakan taşeron firmalar gibi… Anlaştık mı? Anlaştıysak devam edelim. Yoksa;“Ke enlem yekün” yani yok hükmündedir söyleyeceklerim.
***
HAVAŞ, neredeyse asırlık bir kuruluş. Şimdi, TAV Havalimanları Holdingin yüzde yüz iştiraki… Havaalanlarında tüm uçak şirketlerine “yer hizmeti” vermekte… Uçaktan yolcuyu indirir/bindirir, valizlerini alır/verir, isteyen HAVAŞ’a ait araçlarla, belirli noktalara gider…
***
Önceden belirlenen duraklarda indirme ve bindirme yapar. 7/24 saat hizmet verir… Binenler özel ücret öder (Belediye otobüslerinden farklı), istediği yerde inemez. Sanırım, bu iş de Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğünden ihale ile alır… Haliyle, hizmet verdikleri her uçak firması bir bedel öder, bu hizmet karşılığı.
***
Neyse işin burasında değilim. Yanlış da biliyor olabilirim. Hizmetin yolcu taşıma kısmındayım… Kayseri Havaalanı’ndeHAVAŞ’ın aracına binersiniz, Mustafa Kemal Paşa Bulvarı’ındanTalas’a gider(diniz)siniz. Sanırım, KayseriForum gibi bir iki yerde indirme-bindirme yapıyor(du)…
***
Havaalanından ya da havaalanına ya özel araç, ya taksi, ya Havaş’ın aracı, ya 500 metre uzakta duran belediye otobüsü ya da “tabanvay” ile gelir-gidersiniz. Size bağlı; cebinize bağlı.
***
Hep merak ettim; tüm araçlar terminalin hemen çıkışında dururken neden Belediye otobüsleri 500 metre uzakta bekler, anlamak mümkün değil. Neden? Bunun bir nedeni olmalı ve Kayseri Ulaşım AŞ, buna yanıt vermeli. Oysa belediye otobüsleri de kapı önünden yolcu almalı/indirmeli. Ülkenin, görebildiğim, her yerinde belediye otobüsleri, bunu yaparken, Kayseri’de aksi uygulamanın bir nedeni olmalı?
***
Büyükşehrin haberi var mı? Bilmiyorum. Geçen gün bir şey duydum. HAVAŞ, bir müddet öncesi, yolcu taşıma işine son vermiş. İnanamadım. HAVAŞ’a sordum, doğruladılar. Neden acaba? Öyle ya, bu hizmet de “ihale kapsamında” olmalı diye düşünüyorum. Kim bilir belki de zarar ediyorlar da ondan. Ama unutmasınlar, zarar da kârın ortağı. Bu konuyu, ihale makamının bilgisine arz ederim.
***
Tamam, HAVAŞ, “oynamıyorum!” dedi. Anlarım… Ama bu “oyunu”onun yerine birisinin yani Büyükşehrin oynaması gerekir… Bu durumda, ogüzergaha seferler ihdas etmeli. Öyle ya, hizmette süreklilik esastır; boşluk kabul etmez, mutlaka doldurmak gerekir. Bu da Büyükşehre düşer… Tabii, Büyükşehri yönetenler bunun bilincinde mi? Bilemiyorum.
***
Bunun için, Büyükşehri aradım. Not bıraktım, beni aradılar. Haberleri olduğunu söylediler. Peki, “Havaalanı- KayseriForum-Talas yani HAVAŞ’ın hizmet verdiği güzergahta hizmetiniz var mı?”, dedim. Yok, dediler ama aynı noktadan kalkan farklı yönlere giden üç otobüsümüz, hizmet vermekte söylediler…
***
Ben ise, bu hattı sorduğumu söyledim. Telefon eden görevli hala bana havaalanından falan falan yerler seferlerimiz var, diyerek ya anlamazlıktan geliyor ya da anlamıyordu…
***
Sordum; gece 2’de inen ve Talas yurtlarına gidecek bir öğrenciyi alıp götürecek ve dediğiniz güzergahta aktarma yapacak bir hizmetiniz var mı? Tabii, yok dedi… Zaten olmadığını biliyordum…Tabii, konuşma sertleşmeye başladı… Bana, dilekçe ver diyerek, “çıkmaz ayın son perşembesini” gösteriyordu. Ben de, dilekçe vermem, pazartesi yazımı dilekçe kabul edin dedim.
***
Konu açılınca, Hüseyin Cömert Hocamız, yakında, geçen bir olayı anlattı… ABD’den gelen yabancı misafirinin işi için akşamın geç vaktinde, saat 11,30 civarında, Havaalanına gitmek zorunda kalmışlar. Dönüşte bir taksiye binmişler, mecburen. Araca sigara kokusundan girilmediği ve sürücüde hâlâ sigara içiyormuş. Durumu polise bildirmişler, o da haklı olarak buna zabıta karışır, biz bir şey diyemeyiz yanıtını almışlar. Binmek istememişler ama“İkinci bir araç yoktu ki binelim. Mecburen bindik!”, diyor, Hocamız. Unutmayın terminaller bir kentin vitrinidir. İlk intibada buralardan bırakılır.
***
Şimdi buradan Başkan Büyükkılıç’aarz ediyorum. İsterlerse bunu bir dilekçe de kabul edebilirler. Tabii, Başkan Özhaseki, “Eh, de gitsin!” suflesi vermezse!
***
Sayın Başkan, bu hizmeti siz vermek zorundasınızhem de 7/24 saat; hem oto terminalinden ve hem de havaalanından. Bunlarıngüzergahında, bagaj da alabilecek, 15-20 kişilik birkaç midibüs hizmete sokarsınız, mesela kanarya sarısına boyatırsınız, belirli saatlerde, az sayıda ve özel belirli duraklarda indirme/bindirme yapmak kaydıyla ve özel fiyatla taşıma yaparsınız.
***
Bu sizin göreviniz… Ha, paramız yok, zarar ederiz ya da bu hizmeti verenler rahatsız olur gerekçesi doğru olmaz… Gece yarısı, birkaç yüz lira vererek taksilere binmeye mecbur bırakmayın insanları, olan var, olmayan var.İsteyen yine onlara binsin… Empati duygunuzu bu kadar köreltmeyin.
***
Sayın Başkan, ulaşım görev alanınızı ve hizmetin niteliğini bir gözden geçirin. Dünya kenti, referans belediye olmanın ön şartı, insanların hayatını kolaylaştırmak ve güzelleştirmek. Yolculara, gideceği yere nasıl ulaşacağını kara kara düşündürüyorsanız, ben ne yapayım sizi…
***
Bakınız, mesela KayseriForm’un önünde inen birisi, hemen altında bulunan Büyükşehir tramvay durağından hem OSB ve hem de İLDEM istikametine de gidebilir… Bunu aksi de doğru. Buna “ulaşım” dilinde “aktarma” denir.
***
Mesela, benzeri bir uygulamayı “Mini” taşımalar için de önermiş, iniş ve binişler, Fuzuli tramvay durağının hemen yanında olsun. “Mini” otobüslerden inenler, tramvay durağına iner ve buradan Talas-İldem ya da Meydan yönüne gider demiştim. Ama ciddiye almadılar,200 metre kadar beride duruyor araçlar.
***
Tabii, güç o kadar sarhoş etmiş ki bunları, kazanacaklarından o kadar eminler ki, kimseyi “dinlemiyorlar!”. Geçenlerde bir toplantıda, güzel bir örneğini verdiler. Başkan Özhaseki’nin, Büyükkılıç Başkana “He, de gitsin!” sözü… Sayın Başkan bu, insanları “istiskaldir”, ne kadar tevil ederseniz edin. Hele hele ayakları uzatarak ve kaykılarak oturmak, insanlar karşısında hiç de “hoş!” değil. Tabii, taktir sizlerin, büyüklerimizin işine karışmak istemeyiz.