Bugün ve Pazartesi iki günlük bir seri yapacağız.
Korona günlerinde Covid 19 virüsüne yakalananların ağzından yaşadıklarına yer vereceğiz köşemizde.
Hastalığı birebir yaşayan, Can Evi’nden vurulanların kendi ifadeleri ile bir Korona Tablo’sunun fotoğrafını paylaşacağım siz değerli okurlarımızla.
Hastalık nedeni ile ciddi kayıplarımız var.
Hastaneler maalesef dolu.
Sıkıntılı süreç devam ediyor.
Ancak tedavi sürecinde geride kalan 6 ayda umut veren gelişmeler var ve kısa sürede beklenen Aşı müjdesi geliyor inşallah.
Ve… Maalesef bu kayıplar devam ediyor ve edecek gibi de görünüyor.
En azından yaşananların ışığında yaşanmasını dilediklerimiz ile ilgili satırbaşlarımız var.
İşte yaşadıkları ile bu hastalığı yenenlerin uyarıları.
KALICI HASARLAR…
Covid-19 testi pozitif çıkan ve 14 günlük tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşan Özel Melikgazi Hastanesi Başhekimi Mustafa Demirel, sürecin ne kadar sıkıntılı olduğunu söyledi.
Demirel, “Hastalık sadece ciğerde değil kalpte ve beyinde de hasar bırakıyor. Bu süreçte kimin, nasıl bir şekilde maruz kalacağını ne yazık ki bilmemiz mümkün değil. Ciddi manada solunum sıkıntısıyla devam eden, yoğun bakım süreçleri yaşayan ne yazık ki arkadaşlarımız mevcut. ” diyerek olaya farklı bir boyut daha getirdi.
Demirel “Bazı hastalarımızda olduğu gibi sadece akciğerleri tutmuyor, beyinde, damar sisteminde ve kalpte ciddi hasarlar bırakan bir tablo ile ne yazık ki karşı karşıyayız. Hastalar tedavilerinden sonra ne yazık ki öksürük ve nefes darlığı ile karşımıza geliyor.
ANTRENÖRÜN YAŞADIKLARI
Futbol Antrenörü İsmail Okumuş, "İnsan sudan tiksinir mi evet tiksinir. Kimse bu işi basite almasın" dedi.
Virüsün ciğerlerine kadar indiğini ve son bir haftada hayata tutunmaya çalıştığını dile getiren İsmail Okumuş, "Günümüzün hastalığı olan Covid- 19 rahatsızlığına maalesef ben de yakaladım. Maalesef ciğerlerime kadar inmiş. Evet, öyle bir rahatsızlık ki bu, ne koku, ne tat, ne yemek yiyebiliyorum. İnsan sudan tiksinir mi evet tiksinir. Maalesef ateş, boğaz ağrısı ve tabi en önemlisi nefes alamama. Lütfen çok dikkatli olalım.”
Cumartesi’den devamla Korona virüsünü atlatanların kedi ağzından yaşadıklarına devam ediyoruz.
ÇOCUKLARI SAYESİNDE HAYATA TUTUNDU
“Kimse bu hastalığı ve bu acıları yaşamasın. Çok zor bir süreç gerçekten. Canlı canlı ölü gibisiniz.” Diyerek Hastalığın anlatılması çok zor olduğunu ve kendisini canlı canlı mezarda gibi hissettiğini söyleyen Kayseri’de korona virüse yakalanan 38 yaşındaki Yunus Günek, tedavi süresinde çocuklarının kendisine yazdığı notlarla hayata tutunduğunu belirterek, “Nefes darlığının yanında eklem ağrıları gibi şikayetlerim de vardı. Hastaneye geldiğimde de aynı şekilde bilinç kaybı yaşadım. Sağlık çalışanı arkadaşların sayesinde de sabaha karşı kendime geldim ve biraz daha iyi durumdaydım. Çocuklarımın bana yazdığı notun da etkisi oldu tabi. İnsanın yaşam motivasyonunu arttırıyor. Bir an önce iyileşip evime ve çocuklarıma kavuşma arzusu daha yüksek oluyor” dedi.
ÖLÜMÜN KAPISINDAN DÖNDÜM
20 gün önce yakalandığı korona virüsü gördüğü başarılı tedavi sonrasında yenerek hastaneden taburcu olan aile hekimi Dr. Serap Ercan Güleser, "Ölümün kıyısından döndüm" dedi.
Güleser, "Buraya ilk geldiğimde genel durumum iyi değildi. Korona virüs artık çok ilerlemişti 10 gün burada tedavi gördüm ve gördüğüm tedavi ile hayata tutundum. Ben bir hekim olarak korona virüsün vücudunda yaptığı harabiyetler ile gerçekten ölüm kıyısına geldim. İnsanlar sakın virüs geçti diye düşünmesinler. Serviste yatan hastaları görüyorum, kendimde de bire bir gördüm. Korkunç derece de önemli. Maske, mesafe ve temizliğe çok dikkat etsinler" şeklinde konuştu.
ÇILDIRMAK İÇTEN BİLE DEĞİLDİ…
Gördüğü tedavi sonrasında korona virüsü yenerek yeniden görevine dönen Kayseri Şehir Hastanesi Fizyoloji Uzmanı Dr. Ertuğrul Keklik, virüs nedeniyle yaşadığı acıları anlatarak, "Çıldırmak işten bile değildi" dedi.
Keklik, "Doktorlar, sağlık çalışanları insanların sağlığı için çalışıyor. Bizler kimsenin kötü olmasını istemeyiz. Bir kişinin iyi olması sağlığına kavuşması bizi mutlu eder. Kötü olması, acı çekmesi, ölmesi bizi çok üzer. Her yaşayan ölür bu doğanın kanunudur. Sağlıkçılar, doktorlar en fazla ellerinden geleni imkanlar ölçüsünde yaparlar ölümsüzlük vaat etmezler. Bir kısım insanların sağlıkla ilgili olumsuzlukta sağlıkçıları suçlaması, şiddet uygulaması kabul edilemez. Bizler ancak elimizden geleni yaparız, gerisi takdirdir. Sağlıkçıların içimizden insanlar olduğunu sizin iyiliğiniz için mücadele ettiğini unutmayın" dedi.
HASTALAR TARİF EDİLEMEZ ACILAR ÇEKİYOR
Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Oral pandemi sürecinde yaşadıklarını anlattı.
Kayseri Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Oral, korona virüse yakalanıp da hastaneye yatan bazı hastaların virüsü güçlükle atlattığını söyleyerek, “Toparlayan hastalarımız ile sohbet ettiğimiz zaman hayatlarındaki en büyük acıları çektiklerini ifade ediyorlar” dedi.
BİR BAŞKA DOKTOR…BİR BAŞKA VAKA..
“Günlerce burada yatıyorsunuz, nefes alamıyorsunuz, daralıyorsunuz ve lavaboya gidip gelmek bile eziyet haline dönüşüyor. Son 10 gündür burnumdaki oksijen kanülünden hiç kurtulamadım. 24 saat boyunca hep böyle oksijen almak zorundayım. Konuşurken hep nefesimde daralma yaşıyorum. Sağlıkçıların belki yüzde 15’i bunu aldı. Kurtuluşumuz olmuyor ama bu salgını sağlıkçılar bitirmeyecek. Bu salgını bitirecek toplumun kendisidir.” diyen Kayseri'de özel bir hastanede Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak çalışan Dr. İsa Üzüm, bir süre önce ateş, halsizlik ve eklem ağrıları şikayetiyle başvurduğu hastanede korona virüse yakalandığını öğrendi.
Üzüm “Her sağlıkçının risk altında olduğu gibi herhalde bizde bir şekilde kaptık. Ateş, halsizlik ve eklem ağrıları şikayetiyle başladı. Virüs tespit edilir edilmez gerekli tedaviler başladı ve doktor arkadaşlarla beraber hemen organize olduk. Hızlı bir tedaviye rağmen tablo ilerledi ve akciğerlerimize indi. Herkesin bildiği gibi virüs akciğerlere indikten sonra problem başlıyor. Asıl yorucu ve sıkıntılı olan taraf bu oluyor. İnsanların karar verme noktasın sorun yaşadığı yer burası.” dedi.
Ve… Profesyonel bir uyarı.
Karantinaya tek başına girmek anksiyeteye yol açabiliyor.
KORONADAN DAHA BÜYÜK TEHLİKE..
Öte yandan İYİ Parti Kayseri İl Başkanı Sebati Ataman, her öğrencinin eğitimde eşit olması gerektiğini söyleyerek, “Gerekli eğitimi alamayan çocuklarımızın durumu Korona’dan daha büyük bir sorun olarak önümüzdeki dönemde bizleri bekliyor” dedi.
Evet son derece önemli.
Zaten önce Can sonra Canan.
İnşaallah artık Korona’dan bir ön önce kurtulup, sonra hayatın diğer öncelikleri başta Eğitim olmak üzere en kısa sürede sahaya dönme günleri kapıda..