Üç gün sonra sandığa gideceğiz. Adaylar, son hamlelerini yapıyor. Tayyip Bey, “3Y”yi unuttu. Neydi bunlar; “Yoksulluk, Yolsuzluk ve Yasaklar!”Bir de buna; “montaj” kasetleri ile ortaya çıkan “yalanların”, “Y”side eklendi.“3Y”, oldu “4Y”.
***
İktidar yanlıları; terör, hain, din, iman, Allah, kitap, cami, seccade, yerlilik, millilik ve montajlı kasetlerle Kılıçdaroğlu’na vurdukça vuruyor…Kemal Bey de bir yandan yapacaklarını anlatırken, suçlamalara karşı derdini anlatmaya çalışıyor… Adeta, eli-kolu bağlanmış boksör gibi… İlki düz pistte koşarken, diğeri engelli koşuyor…
***
Erdoğan’ın yeniden seçilme ihtimaliyle birlikte ülkedeki kutuplaşma, kaos ortamı ve krizin daha da büyüyeceği konusunda, muhalif kesimde endişe artıyor.“Bütçe açığından, MB rezervlerine, risk göstergelerinden cari açığa, enflasyonist dinamiklerden bölüşüm göstergelerine, şirket kârları hariç, tüm göstergeler oldukça olumsuz bir tablo çiziyor.”
***
Tabii, iktidarın ve yandaşların tüm gayretleri, ekonomik gerçeklerin üzerine bir şal çekmek… 28 Mayıs’ı atlatabilmek. Döviz kurunu 28 Mayıs’a kadar sabit ve 20 liranın altında tutmak istenirken, döviz,baskıya dayanamadı20 liranın üstüne çıktı, Merkez Bankasınca yapılan tüm para operasyonlarına rağmen. Seçim sonrası için 30 liralardan söz ediliyor.Öyle ya; para “sabun fertiğine” benzer, sıktın mı kaçar gider, “güvenli” limana.
***
Olası bir kur krizi, düşmekte ama hâlâ yüksek seviyede olan enflasyonu yeniden yukarı çekecek. Üretim ithal girdilere çok bağlı, bu nedenle kurdaki artış hemen her şeyin fiyatına yansıyacak. Hiç görmediğimiz “üçlü kur” oluştu… Kredi kullanımları neredeyse durdu. Merkez Bankası’nın, bankaların ve piyasanın kurları farklı… Tabii, “nas var!”, diye baskı yapılan “faiz”yüzde 40’ları buldu. Kamunun ödediği “faiz”in haddi hesabı yok. Yirmi bir yılda yaklaşık 600 milyar dolarfaiz ödendi.
***
“Erdoğan iktidarının devamında da mevcut ekonomi politikaların uygulanacağı işaret ediliyor. İktisatçılar, kötü ekonomiye, istikrarsız kurlara, artan hayat pahalılığına, azalan alım gücüne karşın yeniden seçilmesinin sonuçlarına ilişkin öngörülerini anlatıyorlar.“
***
“Değerlendirmelerin ortak noktası, hem siyasal hem de ekonomik açıdan çok sert sonuçların ortaya çıkacak olduğu. En büyük beklenti ise döviz krizinin kaçınılmaz olacağı yönünde.” Evet. Gelinen noktada, bankalardan bırakınız borç almayı, mevduatınızda bulunan dövizinizi alabilmeniz zorlaştı, belirli bir miktarın üzerindeki kısmını çekebilmeniz mümkün değil.
***
“Erdoğan, 2018 ve 2020’de yaptığı gibi faiz politikasında yeni bir U dönüşü yapmaya mecbur kalsa bile -ki mecbur kalacaktır- bunun güven verici etkileri ya çok sınırlı kalacak ya da etki süresi derde deva olmayacak kadar uzun olacak”, deniyor. Yani, ‘güven ortamı’ kalmadı bu ülkede. Önce bunu temin lazım.”
***
“Döviz kurlarını tutabilecek tüm müdahale araçlarının tüketilmiş olması veya bir kriz ortamını savuşturmak için yetersiz kalabileceği düşünülürse, Erdoğanlı bir devam senaryosunda,döviz krizini önleyebilecek koşulların oluşabilmesi” çok zormuş.Zira;ekonomide yaptıkları, yapacaklarının teminatıymış.
***
“Ülkenin dış borçlarının 459 milyar dolar düzeyinde olduğu ve yıllık kaynak ihtiyacının (borç ödeme/çevirme artı cari açık) bunun yarısını aştığı bir dönemde, Erdoğanlı bir seçim sonrası dönemde bir ödemeler dengesi krizinin tetiklenmesinin de işten bile olmayacaktır”tespiti yapılıyor.
***
“Her koşulda enflasyonun yükseleceğini ve yüzde 70’in üzerine çıkabileceğini belirtiliyor”; “Bu koşullarda enflasyon kendi seyrine bırakılırsa en olumsuz etkisi sabit gelirliler üzerinde olacak, hayat pahalılığını daha da çekilmez hale getirecek; emekçi kesimlere kemer sıktırmaktan başka sonuç vermeyecektir”,deniliyor.
***
Ekonomi politikaları gelir dağılımının emekçiler aleyhine bozulmasına neden oldu. Enflasyondaki olası bir artış, bölüşüm krizini de derinleştirecek. EmeğinGSYH’deki payı sadece son üç yılda yüzde 31’den, yüzde 24’e geriledi. Sermayenin aldığı pay giderek arttı, yüzde 50’leri buldu. Asgari ücret neredeyse “ortalama ücret” oldu. Orta ve düşük emekli maaşları neredeyse, eşitlendi.
***
Bütçe harcamalarının 2023 bütçesinde öngörülenin üzerinde artması bekleniyor. Seçim sonrasında yeni iktidarın ilk işlerinden biri ek bütçe çıkarmak olacak. Zira yılın ilk dört ayı itibarıyla bütçe açığı yılsonu hedefinin yüzde 60’ına ulaşmış. İlk dört ayda Hazinenin açığı 400 milyar lirayı aşmış; Merkez Bankası döviz rezervi “eksi”70 milyar doları bulmuş.
***
İşte, Pazar günü sandığa giderken hali pür melalimiz bu… Soru şu: Yirmi bir yılda ekonomiyi bu hale getirenler, bunu tersine çevirebilir mi?