Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 09.08.2023 12:06

HAFIZAYA KATKI

Facebook Twitter Linked-in

Bir tarihte; Başkan Özhaseki, Niyazi Bey dönemlerini kastederek; “40’a yakın gecekondu mahallesi kurdurdunuz. Dolayısıyla şehrin canına okudunuz!” türünden beyanatlar vermişti. Hatta bu köşeye de taşımıştım bunu;“40 Mahalle Meydan Savaşı” adı altında. Buna da CHP İl Başkanı, Niyazi Bey’i yanına alarak tepki göstermişti. 

***

Efendim, “40 mahalleden” kasıt, Kayseri’nin “Yerlileri”nindoğup büyüdüğü, yaşadığı bizim “eski mahallelerimiz” idi… 1950’lerden sonra oluşmaya başlayan “kaçak/gecekondu” mahalleri, saysan onu geçmez… İsterseniz sayalım, Barbaros, Gaziosman, Battalaltı, Gültepe, Yıldırım Beyazıt, Mahrumlar, Teneke Mahalle (Sümer)… Unuttuklarımı siz ilave edin.

***

Efendim iki tarafından bilgi noksanlığı içerisinde olduğunu kesindi. Kayseri’nin gecekondulaşma ya da “kaçak yapılaşma” tarihi hakkında pek bilgileri; ayrıca, bunları bilgilendirenlerin de, kusura kalmasınlar, dünyadan haberleri yoktu. 

***

Gerçekten Kayseri Belediyecilik tarihine katkıda bulunmak istiyorsak bildiklerimizi yazılı hale getirmeliyiz, yansız, tarafsız ve art niyetsiz... İşi, “Benim babam senin babanı döver!” zeminine çektiğimiz taktirde sağlıklı sonuç alamayız ve de birbirimizi çok üzeriz. Ve hayırlı bir sonuç da çıkmaz…

***

Efendim; bilinenin aksine Kayseri’de kaçak yapılaşma ya da gecekondulaşma (kaçak yapı ile gecekondu arasındaki farkı biliyorum) 1970’de, özellikle Bahçecioğlu döneminde değil, 1950’de başlar. İlk örneği de Gaziosmanpaşa semti. İlk imar da Cumhuriyet Mahallesi, Aydınlıkevler, Örnekevler… 

 

Bu konuda en sağlıklı bilgi, Büyükşehrin arşivinde bulunan Meclis ve encümen kararlarıdır. Bunlara atıf yapılmadan, Belediye “uygulamaları” ile ilgili her bilgi soru soru işaretini de peşinden getirir. Benimkisi de öyle. Tabii, yerel basın “haber arşivlerini” de ihmal etmemek gerekir. 

***

Tabii, Nazmi Toker döneminde başlayan imara uygun yolları, unutmamak gerekir. O nedenle, günümüzde ki anlamıyla İmar çalışmasını 1930’ların Vali ve Belediye Başkanı Nazmi Toker’e kadar götürmek lazım. O dönem plan müellifi de hemşerimiz Burhanettin Çaylak… Plan da,“Çaylak Planı” olarak anılır.

***

Yine sanılanın aksine mahalle bazında (konut bazında değil) en yoğun gecekondunun yapıldığı dönem 1950-1960 arası. Başkanlar da Osman Kavuncu, Şahap Sicimoğlu... Plevne, Barbaros, Yavuzlar (kısmen), Yıldırım Beyazıt, kısmen Gültepe vs. bu dönemlerin yerleşim yerleri… Buralarda yapı stoku Çalık ve Niyazi Bey döneminde yoğunlaştı.

***

Çalık zamanında Battalaltı, Mahrumlar, Gültepe bölgelerine az da olsa; Bahçecioğlu döneminde ise yeni kurulan gecekondu mahallelerine yoğun bir biçimde elektrik ve su bağlandı. 

***

Oysa sözgelimi Çalık döneminde “iskan ruhsatı” olmayan yapılara elektrik ve su bağlanmazdı ama yıkılmazdı da… 1973 belediye seçimleri hemen öncesi, elektrik ve su verilmesi konusunda çok ısrar edildiyse de Çalık, inat etti ve verdirmedi. Bunu da tarihe bir not olarak düşmek istedim.

***

Yok, “40 mahalleden” kasıt, Nazım ve İmar Planı müellifi Yavuz Taşçı’nı, çala kalem, “sit bölge” yaptığı onlarca eski mahalle ise bu konuda Özhaseki, yerden göğe kadar haklı. Haliyle bu bölge imara kapatıldı ama yine bu bölge ve diğer eski mahallelereler CHP’nin eseri değil, kadimdir…

***

İmarda ki bu CHP’nin söyleyebileceği hiçbir şey yoktur, bu konuda… Bu,“sit bölge” hikayesi, Niyazi Bey’in, çok ama çok önemli bir hizmetine yani “Nazım İmar Planı”na gölge düşürmüştü… Tabii, bunda politik amaçlar da rol oynadı.

Dediğim gibi Özhaseki’nin kastı, Niyazi Bey döneminde yapılan Nazım İmar Planı’nda öngörülen “sit alan” ise diyecek bir şey yok. Kaldı ki, bunlar “gecekondu” değildi. Ama gecekondular ya da “kaçak yapılanmalar” ile ilgiliyse, tekrar ediyorum, bilgileri tamamen yanlış.

***

Gelelim şimdi işin bam teline: Gerek 1950 öncesi ve sonrası ve gerekse 1973’ten günümüze kadarki gelişmelerin özünde “dış göç” olgusu yatar. Gaziosmanpaşa, Plevne size neyi hatırlatıyor? Balkanları ve Balkan Türklerini, değil mi? 

***

Bu insanlar göç ya da mübadele ile yurtlarını terk edince zorunlu olarak, ülkemizin her yerinde,  bu tür yapılarda barındırılmak zorunda kalındı. Bilmem, Plevne’yi bilir misiniz? “Teneke Mahalle” olarak da bilinen, Sümer Orta Okulu’nun hemen güneyinde idi. Damları, teneke ile örtüldüğü için verilmişti bu isim. 

***

Kırsaldan şehre gelenlerin durumları da benzerdi… Tıpkı 1970 sonrası şu ya da bu nedenle yurtlarını terk eden Doğulu ve Güneydoğu Anadolulu vatandaşlarımızın batıya akın akın göç etmeleri sonucu oluşan yerleşim yerlerinde barındıkları gibi… 

***

Göçler için önlemler alınmadı mı, o dönemler? Neden alınmasın ki? Yukarıda ismini saydığım bazı mahalleler civarında, Çalık döneminde planlanan “1,2,…nolu Gecekondu Önleme Bölgeleri” o dönemin çözüm modellerinden birisiydi. Romen teknolojisi ile“Prefabrik yapı elemanları” üretmek için yaptığı girişimi de… İlk, sanırım tek uygulama da, Sümerbank kavaklığı denilen yerin hemen kuzeyinde bulunan binalardı. Şimdi duruyor mu? Bilemem…

***

Göçler, bizim irademiz dışında oluşan olaylardı. Kimse engel olamazdı. Bunlara hazırlıksız yakalandık. Bu doğru. Ve 70’li, 80’li yıllar ülkemizin çok sıkıntılı dönemleriydi… Bu da doğru… 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —