Menü Kayseri Gerçek Haber
İBRAHİM PEKBAY

İBRAHİM PEKBAY

Tarih: 14.12.2020 10:46

HADİ HÖKÜRSENE…

Facebook Twitter Linked-in

AB zirvesinde, Türkiye’ye yaptırım uygulaması kararı çıkmadı.

Karar, ABD’nin de katılımıyla NATO zirvesine bırakıldı ki, o zirvede elbette Türkiye de olacak ve aklını kullanırsa, yaptırım girişimlerini boşa çıkarabilecektir.

Ancak Trump, giderayak ABD’nin “Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA)” kapsamında yaptırımlar uygulaması konusundaki kararı imzaladı…

Bu yasaya göre öngörülen 12 uygulama var ama hangisinin uygulanacağı önce bizi ilgilendirmemeli…

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın bir “Cumhurbaşkanı” sıfatıyla ağzına yakıştırdığı kelime ile “Irgalama”malı.

ABD hangi uygulamayı yaparsa yapsın, Türkiye’nin de karşı bir uygulama yapma şansı her zaman vardır.

ABD, Türkiye’ye daha önceki hükümetler döneminde de benzer tavırlar sergilediler, cevabını da almışlardı.

Şimdi de yapabiliriz de nasıl yaparız? İşte o nedenle yazımın başlığını “Hadi hökürsene” diye belirttim.

XXX

Ancak konu bu değil elbette…

Ülke, dış ilişkilerde bu noktaya nasıl getirildi?

Sorunun cevabı “Irgalamaz” kelimesinin altında yatıyor.

Devleti yönetme aşamasına gelmiş birisi, eğer ağzına “Irgalamaz” gibi argo bir kelimeyi yakıştırıyor ve tavırlarını da bu şekilde ortaya koyuyorsa, o zaman tavırları önce milleti “Irgalar” ve millet de “Irgalandığı” için gereğini yapmalıdır.

Diyebilirsiniz elbette…

“Arkadaş, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın gerek başbakanlığı gersekse cumhurbaşkanlığı döneminde ifade ettiği cümlelerin içinde kullandığı öyle kelimeler var ki, bu kelime onların yanında nur âlem nur…”

Haklısınız…

Hatta daha da geriye gidebiliriz…

XXX

Uluslararsı ilişkilerde tavır ortaya koymak, direnmek, hakkı sonuna kadar savunarak taviz vermemek ayrı bir şey.

Ama bu alanda mücadele ederken, “Diplomatik dil” denilen bir kural var, onu nereye tıkıştıracağız? Bunu bilebilmek çok önemli.

Tamam, yurt içinde iç politikada muhaliflerinize normalde söylenmeyecek siyasi üsluba, adaba, edebe aykırı laflar ediyorsunuz, zaman zaman da aynı üslupta cevabını alıyorsunuz ama bunu siz getirdiniz siyasetin, iç politikanın içine.

Sizin içeride kurduğunuz her cümle, o cimle içinde kullandığınız her kelime, bugünün teknolojik haber alma zinciri içinde anında tüm dünyada “Haber” oluyor ve devlet adamları bu ifadeleri öğreniyorlar.

Uluslar arası toplantılarda yaptığınız konuşmalarda da tavırlı konuşmalarınıza şahit oluyoruz, ancak kelimeleri kullanırken seçici oluyor, içeride ise üslubunuzu hiç bozmuyorsunuz…

Bunun adı, dışarıya mesaj verirken, aslında iç politikada tabanınıza verdiğiniz mesajdır yaptığınız.

Bir kez “Van minüt” dediniz, dünya size gülümsedi…

Çünkü “One minute” dedikten sonra devamını İngilizce olarak getirememiştiniz de gülümsemişlerdi bıyık altından…

Sizin için ne düşündükleri sizi “Uragalamaya bilir” ama temsil ettiğiniz Türk Milletini “Irgalar” demek içimize sinmiyor, biz artık “İlgilendirir” diyelim ve anlamanız gerekir tutumunuzun yanlış olduğunu.

Artık anlamanız ve söylemlerdeki tavrınızı, içeride de dışarıda da düzeltmeniz gerekir.

Ancak biliyoruz ki yapmazsınız, düzeltmezsiniz…

Çünkü siz, kavgalı tavrınızdan nemalanıyorsunuz (Gelişiyor, çıkar sağlıyorsunuz).

Çoğu kez söylediğimiz gibi, millet olarak horozlananı severiz.

Sonunda kaybedermiş, işin orasına hiç bakmayız…

Hatta yüreklendirir, özendiririz bile.

XXX

Değerli okurlar…

İktidarın lideri ve üyelerinin bu tavrının gerekçesini biliyoruz aslında.

Gerçekleri ve ülkenin yönetilememesinin nedenlerini ancak saldırgan tutum izleyerek saklayabilirsiniz.

İktidarın büyük sahibi ile yancısı da bunu yapıyor zaten.

Biliyorlar ki, gerçekleri konuşmak ve edep ve adap çerçevesi içinde tartışmak için masaya otursalar, yönetemedikleri ortaya çıkacaktır.

19 yıldan bu yana gizleyerek bugünlere geldiler.

XXX

Bu süreçte ülkenin ve milletin yararına olacak şeyler olarak ne yaptılar derseniz, dişe dokunur bir şey yok. Eğer olsaydı, ekonomik şartlarımız böyle olmazdı.

Yollar, köprüler, şehir hastaneleri, sermayenin önüne serilmiş Tukuaz halıdır. Üzerinde yürüyerek zengin olurken, daha kimlerin beraberinde zengin olduğunu ne yazık ki bilemiyoruz.

Belki de biliyoruz da bilemiyoruzdur…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —