Menü Kayseri Gerçek Haber
MUSTAFA CENGİZ

MUSTAFA CENGİZ

Tarih: 06.10.2021 15:00

GOL YEMEMEK SORUNU ÇÖZER Mİ?

Facebook Twitter Linked-in

Daha önce bu köşede “Çağdışı Futbol” diye ülkemizde oynanan futbola dair bazı verilere dayanarak bir yazı kaleme almış ve başta meşin yuvarlağın bir maçta oyunda kalma süresinin nerede ise bir devreden fazla yani 45 dakikayı bile geçtiğinden ortalama bir futbolcunun maçta ayağında topu tutma süresinin de en fazla 2.5 dakika ile sınırlı olduğundan dem vurmuştum.

Bu konuya bugün biraz daha farklı bir boyutta yaklaşmak ve yine ülkemizdeki futbol anlayışı ve sonuçlarına dair görüşleri paylaşmak istiyorum.

KAOS’TAN BESLENENLER VAR…

Aslında bu konu ile ilgili son da söyleyeceğimiz sözü belki de ilk başta da söyleyebiliriz.

Türk futbolunda istikrar yok.

Bunu yöneticiler, teknik adamlar, futbolcular, hakemler, sportif menajerler, taraftar bazında neresinden ele alırsanız alın Türkiye’de bir türlü taşlar yerine oturmuyor ya da birileri oturmasına ısrar ve inatla müsaade etmiyorlar.

Bu ülkede kaostan beslenenler var.

Kayıt dışı ekonomiden, kayıt dışı işlerden nemalananlar var.

Futbol sektörü de bu işin en iyi işlediği sektörlerin başında geliyor.

Özellikle Başakşehir’de  Aykut Kocaman’ın görevi bırakmasına yönelik Emre Belezoğlu’nun gelişine yönelik bazı iddialar gerçekten kafa karıştırıcı söylemler.

TAKIMLAR NE OYNUYOR?

Rahmetli babam eski kalecilerden (Merhum Aydemir Doğan’ın tabiri ile Kayseri’ye eldiveni getiren kaleci) Mehmet Güner Cengiz hep söylerdi.

Eskiden W sitemi denen kanatlara ağırlık verilen bir sistem çok yaygınmış.  

Ligimizde son dönemde Vitor Pereira’nın Fenerbahçe’de yeniden denediği üçlü savunma hariç genelde takımlarımız 5-3-2, 4-1-4-1,4-3-2-1, Nadir’de olsa 6-3-1’in saha içindeki varyasyonlara göre değişkenlik gösterdiği (4-2-3-1) çok görmedik ama 3-4-3 tertibi ile sahadalar.

Kasımpaşa maçında Fenerbahçe’nin sanırım denemediği sistem kalmadı maç içerisine Rıdvan Dilmen’in değerlendirmesineg öre.

Zaten Türk futbolunun klasik anlayışı savunma ağırlıklı, omuz zoru ile mücadeleye dayanan, tekniği zayıf bir futbol mantalitesi.

Yani ağır kış şartlarının da hüküm sürdüğü ülkemizde “Ayakta kalanın” daha başarılı olduğu fizik üstünlüğün geçer akçe olduğu bir futbol tanımlaması var sahada.

Özellikle de kalecilikten gelen teknik adamların ofans düşünceleri zayıf yılların birikimi ile.

TEKNİK ADAM KIYIMI SÜRÜYOR…

Sanırım takımların belli bir sistem oturtamamasının, kalıcı takımlar ve iskeletler oluşturamamasının temelinde tepelerinde sürekli Demokles’in Kılıcı gibi sallanan başarıya/başarısızlığa endeksli gönderilme korkusu yatıyor.

Kimler gitmedi ki?

Sezon başından buyana ligde en kritik takımlarda görev yapan Türk futbolunun marka isimleri bir bir görevi ya bıraktı, ya da bıraktırıldı.

Aykut Kocaman, Ersun Yanal’dan sonra kervana son katılan isim İrfan Buz.

Görev bekleyenler Samet Aybaba, Çağdaş Atan, Yılmaz Vural, Ümit Davala, ve Osman Akyol yukarıda saydığımız üçlünün yine başka takımlarda karşılıklı rotasyonu ya da turnikesi ile bitmeye mahkum bir sezon daha.

Yabancı teknik adam gelir mi?

İtalyanlara rağbet çok bu aralar ne olacağını kestirmek pekte mümkün değil.

LİGİMİZ VE AVRUPA’DA DURUM

Süper Lig'in ilk 8 haftasındaki ayrılıklar: Çağdaş Atan (Alanya), Samet Aybaba (Adana Demir), Yalçın Koşukavak (Kayseri), Şenol Can (Kasımpaşa), Ünal Karaman (Göztepe), Bülent Uygun (Rize), Aykut Kocaman (Başakşehir), İrfan Buz (Malatya) ve Ersun Yanal (Antalya)

Süper Lig ve Avrupa'da bu sezon teknik direktör değişiklikleri Süper Lig: 8, Rusya: 4, Serie A: 2, Hollanda: 2, Premier Lig: 1, La Liga: 1, Ligue 1: 1, Belçika: 1, Bundesliga: 0, Portekiz: 0

PEKİ NEREYE KADAR?

Gol yememek adına teknik kadroların sahaya çıkarken rakip takımlara karşı aldığı önlemler ve boyutları bir hayli farklı boyutlarda.

Göreve gelir gelmez teknik adamların yaptığı ilk iş 3-5 haftada kovulmamak adına inat ve ısrarla 1 puana yumulmak.

Ondan sonrası Allah kerim mantığı.

Mesele gol yememek adına rakip takım oyuncuların sağlığını tehlikeye atacak boyutta sertlikle mi savunma yapılacak, yoksa savunma yaparken sertliğe müsamaha mı gösterilecek.

Yukatel Kayserispor ligde en çok faule maruz kalan takımlardan birisi mesela.

Ya da klasik söylem ama “1-9-1” taktiği ile “Çanakkale Geçilmez”i mi oynayacak takım?

Nereye kadar peki?

Eninde sonunda bütün kaleler düşmüyor mu?

Ya da düşürülmüyor mu?

FUTBOLUN MEYVESİ…

“Futbolun Meyvesi” olarak nitelendirilen gol hiç kuşku yok ki stadyumları dolduran on binler kadar maçları TV’den takip eden milyonların en büyük keyif aldıkları zaman dilimleri.

Golün oluşması için takımların gerek maç öncesinde gerek maç içindeki hazırlık süreçleri son derece önemli.

Rakibe göre konumlanan taktiksel anlayışlar, oyuncu tercihleri, maç öncesindeki oyuncuların hazırlıkları ve maç içinde teknik adamların yaptıkları dokunuşlar son derece büyük önem arz ediyor.

ÜÇLÜ SAVUNMA

Gürcan Bilgiç: "Vitor Pereira şampiyonluktan geçen yolun gol yememek olduğunun farkında. Üçlü savunmasını, Hatay'da bu kez "beşli" oynattı, Luiz Gustavo'yu da ekledi. Çok da doğru yaptı. Öne geçtiği maçlarda Fenerbahçe'den puan almak bu yapı ile zor."

Vitor Pereira: "Eleştirilmek istemiyorsanız, başka bir iş yapmanız lazım. Futbol bu, insanlar sürekli konuşurlar. Herkes teknik direktör, herkes benden daha iyi biliyor."

SÖZÜN ÖZÜ; Yazımızın başlığında vurguladığımız “Çağdışı Futbol” anlayışı ile gol yememeye ya da kaybetmemeye yönelik bir futbol anlayışı size ligde ne kadar puan ya da maç kazandırabilir.

Ya da bu soruyu şöyle de sormak mümkün.

20 Takımlı bir ligde 38 maç üzerinden en kötü ihtimalle 10-14 beraberlik üzerinden ya da gol yelmeden bitirebileceğiz bu kadar maç sayısı sizi kümede bırakmaya yetebilir mi?

Kaldı ki en kötü ihtimalle en iyi takımların bile ligde kaybetmeme opsiyonu 8-10 maç arasında değişiyor ki, bu da demektir ki iyi bir takım ortalaması ile

Bu soruların cevabını bu sezon ligden düşecek dört takım ile birlikte ömrümüz var ise sezon sonunda hep birlikte göreceğiz.

SAHAYA 11 KİŞİ ÇIKIYORUZ

Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın'dan oyuncularına: Rakip gibi bizde sahaya 11 kişi çıkıyoruz. Eksikleri düşünmüyoruz. Kazanıp yola devam etmeliyiz. Yoksa alışkanlık yapar.

Aslında düz mantık ile şartlar eşit gibi görünüyor.

Beşiktaş özelinde doğru bir tespit.

Beşiktaş’ın yedek kulübesi ile bile bir başka 11 çıkar ve ligin orta sıralarında ligde kendisine rahatlıkla yer bulabilir.

Ancak Anadolu takımında sahaya sürdüğünüz 11 ile Beşiktaş’ın normal bir maçta sahaya sürdüğü 11 arasındaki maliyetler bağlamındaki uçurum bile 11-11 değil 11-12 bile oynasanız pek fark ettirmez aslında.

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —