Önce bir tanım verelim: “Medyan (ya da ortanca) bir ana kütle ya da örneklem veri serisini küçükten büyüğe doğru sıraladığımızda, seriyi ortadan ikiye ayıran değere denir. İstatistiğin bir alt dalı olan betimsel istatistikte medyan bir merkezsel konum ölçüsü kabul edilir.” (vikipedia)
***
Eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin ((ortalama değil) %50'si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı, 2021 yılında %14,4 oldu. Medyan gelirin %60'ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre yoksulluk oranı ise %21,3 olarak gerçekleşti.
***
Eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin %40'ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı %8,5 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin %70'i dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre ise yoksulluk oranı %28,7 oldu.
***
Eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin %50'si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre;
a.Okur-yazar olmayan fertlerin %24,1'i,
b.Bir okul bitirmeyenlerin %24,4'ü,
c.Lise altı eğitimlilerin %13,8'i,
d.Lise ve dengi okul mezunlarının ise %7,5'i yoksul olarak hesaplandı.
e.Yükseköğretim mezunları ise %2,5 ile en düşük yoksulluk oranına sahip grup oldu.
***
Finansal sıkıntıda olma durumunu ifade eden maddi yoksunluk;
a.Çamaşır makinesi,
b. Renkli televizyon,
c. Telefon sahipliği,
d. İle ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme,
e. Evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme,
f. Kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme,
g. İki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme,
h. Evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme
i. Otomobil sahipliği
durumu ile ilgili hane halklarının algılarını yansıtmaktadır.
***
Yukarıda belirtilen dokuz maddenin “en az dördünü” karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan ciddi maddi yoksunluk oranı 2021 yılı anket sonuçlarında %27,2 olarak gerçekleşti.
***
Sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert medyan gelirinin %60'ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, sürekli yoksulluk oranı %13,8 oldu.
***
a. Oturulan konuta sahip olanların oranı 2021 yılında %57,5,
b.Kirada oturanların oranı %26,8, lojmanda oturanların oranı %1,2,
c.Kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise %14,6
oldu.
***
“Kira ödememeden” kasıt; “…söz konusu evlerde oturanların, kira ödemeden hısım akrabalarının üzerine kayıtlı evlerde ikamet etme” durumu.
***
Kurumsal olmayan nüfusun;
a.%34,3'ü konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu,
b.%33,9'u sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeveleri vb. problemleri yaşarken, c.%23,4'ü trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlarla karşılaştı.
***
Konut alımı ve konut masrafları dışında borç veya taksit ödemesi olanların oranı %63,7 oldu. Nüfusun %6,6'sına bu ödemeler yük getirmezken %23,0'ına çok yük getirdi.
***
Hanelerin;
a.%60,8'i evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını,
b.%38,3'ü iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını,
c.%33,4'ü beklenmedik harcamaları,
d. %20,5'i evin ısınma ihtiyacını,
e. %62,9'u eskimiş mobilyaların yenilenmesini ekonomik olarak karşılayamadığını
beyan etti.
***
Muhterem ahalinin hali pür melali böyle. Taktir kendilerinin. İsterseniz yazımızı TÜSİAD danışmanı, Gizem Öztok Altınsaç’ın sözleri ile noktalayalım; “Enflasyonu düşürmek gerekli ama yeter koşul değil. Ancak ekonomide kaynak dağılımını verimli hale getirebilirseniz eşitsizlik ve yoksullaşma ile tam anlamıyla mücadele etmeniz mümkün olur” (Sözcü). Burada sihirli sözcük verimlilik.