Rahmetli Veli (Altınkaya) hayatta olsa, başlığı görse hemen, “yine komünistlik yapmışsın!” derdi. Öyle ya, yakın zamana kadar “gelir dağılımın” ağzına alanlara “komünist!” derlerdi. Yukarıda Allah var, bu kavramı sosyal demokrat, sosyalist ve komünistlerden başka kimse ağzına almazdı. Sağın ise ağzına hiç yakışmazdı.
Oysa “gelir dağılımı” en çok, fakir fukara olan “sağ kesimi” ilgilendirirdi. Ama olup bitenlerin farkında değillerdi. Zaten bir farkına varsalar, mesele kalmayacaktı. Ama onlar da, “zenginlerden yetmiş yıl önce gidecekleri cennetin!” hesabını yapıyorlardı. Eminim şimdi de hala yapıyorlardır. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Bey demiyor mu: “Sabredin, şükredin. Bunun ecr ve sevabını öte dünyada alacaksınız!”
***
Tabii Ali Bey, kendi kafasından konuşmuyor. Onun da dayandığı dinsel metinler var. Öyle ya; “…musibetlere ve zorluklara katlanıp sabredenlere,…” müjde veriliyor.
***
Ha. Bizler de o yıllarda, her taşın altında komünist, sosyalist aradığımızdan, bizim de ilgi alanımız dışındaydı, gelir dağılımı. Oysa bir ülkenin ne halde olduğunu bilebilmek için “gelir dağılımı”, bunu grafik anlatımı “Lorenz Eğrisini” ve bu eğriden elde edilen “Gini Katsayısını” bilmek lazımmış.
***
Peki, bizde neymiş bunlar?
Tam bu noktada üstadımız Mahfi Eğilmez’e kulak verelim. “Kendime Yazılar” blogunda; “Türkiye'de Gelir Dağılımı ve Uluslararası Karşılaştırma” (Temmuz 06, 2021) başlıklı yazısında şunları söylemiş.
“Gerçek dışı gelir dağılımını gösteren ölçü bir yılın GSYH’sinin o yılın nüfusuna bölünmesiyle bulunan kişi başına gelir ölçüsüdür. Türkiye’nin 2019 yılındaki GSYH’si 761 milyar dolar, nüfusu da 82,6 milyondur. Bu durumda kişi başına ortalama yıllık geliri (761 milyar dolar / 82,6 milyon =) 9.213 dolardır. Bu, istatistik karşılaştırmalarda kullanılmak dışında hiçbir anlam taşımayan bir hesaptır.
***
Tabii, bu hesaba esas nüfus 82,6 milyon. Peki, 761 milyar dolar üretim yapan nüfus ne kadar? Demem o ki, “mültecilerin”, “göçmenlerin” 5-6 milyonu bulan nüfusunun bu üretimde payı var mı?
Şayet varsa, 761 milyar doları, 87-88 milyona bölüp kişi başına GSYH bulmak gerekmez mi? Öyle ya, bu insanlar hem üretim yapıyor ve hem de pay alıyor. Bir rivayete göre, bunlar olmazsa ekonomimiz çöker. Bu durumda kişi başına düşen gelir 8.770 dolar olur. Tabii, tam “uçacakken”, 12 bin dolarlardan buraya düştük. Bu konuya, yani “var mı, yok mu?” Eğilmez’in bir açıklama yapması gerekir. “Bir de gerçek dışını” açmasını bekleriz…
***
“Ülke ekonomisi batar!” bunu ben demiyorum, AK Parti’nin ileri gelenlerinden Mehmet Özhaseki ve Prof. Dr. Yasin Aktay söylüyor. Tabii, AK Parti’nin özelleştirmeden elde ettiği 70 milyar dolarlık tesislere Suriyeliler, Afganlılar vd. sayesinde sahip olduk.
***
Laf göçmenlerden açılmışken, büyüklerimizden AK parti ileri gelenlerinden Mehmet Metiner’in; "Siz Suriye’ye sığınmak zorunda kalsaydınız Suriye halkının size nasıl davranmasını isterdiniz?" sorusuna sert yanıtlar verildi. En dikkati çeken şuydu: “Biz, Suriye’ye falan sığınmayız. Samsun’a çıkarız!”
***
Eğilmez, “Gini Katsayısı”na değinmiş. Dünyadan birkaç örnek vermiş. “Gini Katsayısı bize, ülkedeki gelir dağılımının eşitliğini veriyor”, demiş. Sonra bununla ilgili teknik bir bilgi vermiş:
“Gini katsayısı 0 ile 1 arasında değişir. 0’a ne kadar yakınsa gelir dağılımı o kadar adil, 1’e ne kadar yakınsa gelir dağılımı o kadar bozuk (adaletten uzak) demektir. Gelir dağılımı eşitliğinin en yüksek olduğu ülkeler 0,22 ile 0,30 arasında Gini katsayısına sahip olan Kuzey ülkeleriyle eski sosyalist ülkelerin bazılarıdır
Türkiye’de Gini katsayısı son on yıldır 0,40 dolayında bulunuyor. 2013 yılı, gelir dağılımının en iyi olduğu yıldır. Gelir dağılımının en kötü olduğu yıl ise 2019 yılıdır.” Demek ki, AK Parti iktidarında, gelir dağılımında uzun boylu bir iyileşme yok. Bunu da unutmayın… Bu, kaldırılma sözü verilen “3Y”nin “yoksulluk” ayağının ne halde olduğunu bize gösteriyor.
***
“Tablonun ortaya koyduğu bir başka gerçek!”, şuymuş: En yüksek gelir elde eden grupla en düşük gelir elde eden grup arasındaki farkın (P80/P20) Oranı ya da (P90/P10) oranı) son on yılın en yüksek düzeyine çıkmış olmasıdır. 2010’da bu fark 8 kat iken 2013’de 7,4’e gerilemiş 2019’da yeniden 8 kata çıkmış”. En fazla alan yüzde 10 ile en az alan yüzde 10 (P90/P10) arasındaki oran ise 14 kat. Katsayı ise, 0,410.
***
“Tablonun bize gösterdiği; Türkiye, gelir dağılımı ciddi biçimde bozuk olan ülkeler arasındadır. Bu ülkeler arasında ABD ve Güney Amerika ülkeleri de vardır. Güney Afrika, gelir dağılımı en bozuk ülkedir.”
“Türkiye’nin geleceğe ilişkin plan ve programlarında bu bozuk gelir dağılımını düzeltme yaklaşımlarının mutlaka olması gerekir. Bu yaklaşımların vergileri artırmaktan ziyade vergi dışı kalmış kişi ve kurumları vergilendirmeye çalışmak üzerine kurulması gerekiyor.”