Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 19.08.2021 12:02

GALİBA DEVLETİ DE BÖYLE YÖNETİYORLAR?

Facebook Twitter Linked-in

Dediler ki; iki (sinovak), bir (biontek) aşısı olan “65+” yaş grubu, dördüncü aşıyı olabilir. Aynı gün doktorumuza sordum. “Olabilirsiniz!”, dedi… Eşimle takip eden gün saat 8:30’da, Hisarcıktan kalktık, halk sağlığı merkezine gittik, yönlendiren bayana “dördüncü” aşı olacağımızı söyledik, “falan yerde sıraya girin!” dedi. Biz de uyduk, sıraya girdik. Hatta kolumuzu falan da açtık.

Efendim. TC numaramı verdim, maalesef dördüncü aşı olamayacaksınız. “Bakanlık da dün öğleden sonra durdurdu!” dedi. Biz de geldiğimiz gibi “sokrana-sokrana”; “söylene-söylene” geri döndük…

***

Ne diye karar verildi; ne diye anında “tornistan” edildi? Anlamak mümkün değil… Tabii, dördüncü aşının gerekçesini de? Yoksa daha önce olduğumuz Çin aşısı, “dandik” mi çıktı? Tabii, bilgi almak mümkün değil. Öyle ya, bizleri adam yerine koydukları falan yok ki… “Anlaşılan, “ileri demokrasi!” böyle bir şey. Devleti de böyle yönetiyorlarsa, “vay halimize!”

***

Ha. Sağlık Bakanlığı böyle de Kayseri Büyükşehir Belediyesi nasıl? Tabiri amiyane ile birbirinden farksız, sadece isimleri ve görevleri değişik.

***

Diyoruz ki; belediye otobüsleri ve yüklü araçlar geçince evimiz “deprem olmuş gibi, zangır, zangır sallanıyor”. İnanın o anda, yüreğim “güp-güp” atıyor… Olayın nedenini, tramvay kazısıyla birlikte oldu bu çözümü ise basit; yan yolda var olan “kasisin”, giriş tarafına da konması bu sayede hızın kesilmesi.

***

Öyle ya, müsebbibi Büyükşehir… Tramvayı onlar yaptı, çukuru onlar kazdı. Çözmesi gereken de onlar… Ama tınmıyorlar; zahir, ne halin varsa gör diyorlar. Tabii, tenezzül buyurup, dört ay önceki talebimize, bir yanıt dahi vermiyorlar… Kim bilir belki de, Büyükşehir’de “zeminden” anlayan birisi yok…

***

Memduh Başkana soruyorum: Başkanım ne tavsiye edersiniz bize? Evde kalın diyorsanız, sorunu çözün. Yok, çözemeyiz diyorsanız, “kalp sektesinden” bok yoluna gitmekte var, haberiniz olsun.

***

En iyisi evi satıp gitmek ama elde edilecek para ile bir “gecekondu” bile almak mümkün değil. Ayrıca, sırtımız kalın değil ki, Erciyes manzaralı, “ballı villa” parseli versin Büyükşehir, bana da... Anlayacağınız, çaresiz bir durumdayız.

***

Diyoruz ki; Tekir sularına/pınarlarına el koydunuz. Bu suları Erciyes tesisleri ve Kıranardı Kent Ormanı’na götürdünüz. İyi de bizim bağ/bahçe sularımız da yok oldu gitti. Eş zamanlı, Öküz Çukuru’na, DSİ, bir gölet yaptı. Biteli, neredeyse beş yıl oldu, mübarek su tutmuyor, o günden beri…

***

Ha bu yaz, ha bu yaz suya kavuşacağız derken, “Kerbela’ya” döndü, havza! Defalarca yazdık ama ne DSİ’den ve ne de dolaylı ilgili Büyükşehir’den ses seda çıkmadı… Hala, çıkmıyor… Anlaşılan bizleri, “kulları” sanıp ciddiye almıyorlar.

***

Oysa biz, Cumhuriyet’le birlikte “vatandaş”; vergi ödediğimiz için “sorma, sorgulama” hakkımızın olduğunu sanıyorduk.  Fazla sevinmesinler; “vatandaş” sayıldığımız günler de gelecek!.. Allah ömür verirse, o gün de görüşeceğiz.

***

Bu kadar verdiğimiz tepkiye rağmen ses vermeyişlerinin iki nedeni olabilir. Birincisini dedim, bizi ciddiye almıyorlar, “adam” yerine koymuyorlar. İkincisi de ne DSİ ve ne de Büyükşehir sorunun nasıl çözülebileceğini bilmiyor. O yetenekte personelleri yok!

***

Değerli Başkanım, bu Gölet sizin hem Erciyes tesislerini, hem Kent Ormanı’nı ve hem de KASKİ’yi yakından ilgilendiriyor. İmar AŞ olarak, ihaleye siz girin, alabileceğiniz kadar parayı DSİ’den alın, üstünü siz tamamlayın. Unutmayın, Kadir Has Stadı’nın ikmal işini İmar AŞ yapmıştı.

***

Şimdi soruyorum: Erciyes’e yapılacak yirmi beşe yakın otel, yedi tane çim sahanın ve diğer tesislerin içme, kullanma ve sulama suyun nereden ve nasıl temin edeceksiniz?

***

Değerli Başkanım, bu sorumu ciddiye alın. Bakınız size basit bir örnek vereyim. Benim, 150 metrekareye yakın çayırım var. Temmuz ve ağustosta günde iki kez sulamak gerekirken bir kez suluyorum. Her seferinde 1,5 tona yakın su kullanırım. Bu dönümde 10 ton su demek.

Şayet çim sahalarınız standartlar uygunsa, “4-5 dönüm” arasındadır. Yedi tane çim sahanız ortalama 30 dönüm.  Bir sulamada günde 3 bin  tona yakın suya ihtiyacınız olur. Bu, ayda 90 bin tona, dört ayda 360 bin ton demek. Bu, da Tekir Göleti teorik kapasitesinin dörtte biri kadar… Tabii, günde bir sefer sularsanız. Bir de çim saha sulaması, bizim çayırlara benzemez.  Daha fazla su harcamanız gerekir.

***

Bir daha soruyorum: Değerli Başkanım bu kadar suyu nereden bulacaksınız? Af buyurun, Tekir ve Öküz Çukuru göletlerini hem de cazibe ile paralel çalıştırmanız mümkün. Bir de sulama arklarını mutlaka “rehabilite” etmeniz gerekir. Yani, kayıp ve kaçakları en aza indirebilirseniz, çim sahaların su gereksinimini karşılayabilirsiniz, bununla.

Kusura kalmayın; sizlere bedava “akıl vermek!”, niyetindeyim, şayet kabul görürse.  Tabii, biliyorum, “aklı bedava verince” kıymeti de olmuyor. Vesselam…

***

Belediye’yi de, DSİ’yi de böyle yönetiyorsanız, “vay halimize!”

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —