Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 13.08.2021 10:58

ESKİLER VE YENİLER

Facebook Twitter Linked-in

Milletvekili Ümit Özdağ; “Türkiye'de kayıtlı ve kayıtsız toplam 5.3 milyon Suriyelinin olduğunu' öne sürerek sosyal medya hesabından bir anket paylaştı. Ankette, ‘Türk milletine soruyorum; 5.3 milyon Suriyeli için ne yapılmasını istiyorsunuz?’ sorusunu yönelterek şu iki şıkkı belirtti:

- Vatandaşlık verilsin

- Ülkelerine gönderilsin”

***

Özdağ'ın bu yöndeki paylaşımına AK Part Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen'den tepki geldi. Şen, sosyal medya hesabından verdiği yanıtta; "Suriye’den gelenlere sordum. Diyorlar ki: ‘İlk olarak bizden önce gelenler geldikleri yere gitseler, biz de yol yordam öğrensek, sonra biz gitsek’", ifadelerini kullandı. (Kaynak: Cumhuriyet, 22 Temmuz 2021)

***

AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay, Türkiye'ye yönelik kaçak göçmen akınıyla ilgili yine tartışma yaratacak değerlendirmeler yaptı. Aktay, Yeni Şafak'ta kaleme aldığı; "Düzensiz göçle mücadele ve göç idaresi" başlıklı köşe yazısında, yaşanan göçmen akınına yönelik eleştiriler için; "eski gelenlerin son gelenleri kabullenmemesi sorunu" nitelemesinde bulundu.

***

Tabii, Şen ve Aktay, “yeni  gelenler” ile “eski gelenlerden” ya da “son gelenlerden” meramlarının ne olduğunu net açıklasalar, iyi olurmuş. Bunlar kimler? Evet soruyorum: Önce gelenler kimler?

***

Sosyal olaylar, demografi değişimi, yurt edinme vs., muhasebede ki; “ilk giren, ilk çıkar” ilkesine benzemez. Benzese, dünyada hiç kimse, şuanda yaşadığı coğrafyada duramaz.

***

Mesela, resmi tarihe göre, Türkler, Sultan Alpaslan ile birlikte akın akın Anadolu’ya gelmişti. Tarih, 1071… Bundan, neredeyse dört asır önce Suriye, Ürdün ve Filistin Araplar tarafından fethedildi. Arap yerleşimine açıldı. Haliyle Arap toprağı haline geldi, günümüzde de öyle. Sonra Arap fetihleri Horasan’a, Mısır’a, Kuzey Afrika’ya, İspanya’ya kadar uzandı. Çok kez de Anadolu üzerinden Bizans’ın fethine gittiler.

***

Şimdi, Aktay ve Şen’in; “ilk giren ilk çıkar” tezine göre, bu bölgelerde ve dahi Mezopotamya da ve dahi diğer coğrafyalarda bulunan ve buraları yurt edinen Arapların, şartlar oluştuğunda, öncelikle buraları terk  terk edip Arap Yarımadası’na Mekke, Medine ve Hicaz’a dönmeleri gerekmez mi?

***

İsterseniz bu Aristo mantığına devam edelim… Araplar Anadolu’ya, “ biz Türklerden” önce gelip yerleştiğine göre, bir terk söz konusu olduğunda, “Türkler”; “önce onlar terk etsin, sonra bize sıra gelsin”, derlerse hüküm nedir. Vallahi, onlar terk etmeden, adımımı atmam Orta Asya cihetine… İşin garibi, atalarımın nereden geldiğini bilmiyorum. Vatansız kalmak da söz konusu.

***

Sanırım, Siirt doğumlu, iyi tahsil yapmış, iyi Arapça bilen Aktay, Arap kökenli bir aileye mensup; başımızın üstünde yeri var. O, bir Türkiye vatandaşı ve saygı duyarım. Amma lakin; “ilk gelen, son gelen” muhabbeti olunca derim ki; “Üstadım, siz bizden önce geldiniz bu topraklara. Önce siz bir lütfedip gidin atalarınızın geldiği topraklara dönün, sonra biz gideriz, Horasan illerine, Maveraünnehre…”

***

Ne dersiniz? “Olmayacak duaya amin!” diyeceğinizi biliyorum. Ama şunu iyi bilin: söylediğiniz; “Türk diye bir ırk yoktur, Suriyeliler giderse ekonomimiz çöker; ‘eski gelenler, yeni gelenler’” gibi sözler bu toplumun sinir uçları ile oynamaktır. Çok dikkatli olun. Zaten, gerilen, “barut fıçısına” dönen toplumu “berhava” edersiniz. Geliniz, bunlardan vazgeçin.

***

Bakınız, geçen gün, Ankara Altındağ’da bir mahallede çıkan kavgada bir ölüm oldu. Bunun üzerine mahalleli ayağa kalktı. Hiç arzu edilmeyen, belli ki, provoke edilen, olaylar çıktı…

***

Mustafa Şen’e gelince, o da iyi tahsil yapmış birisi. Tarihçi. İsterse, “terciye biraz tere satayım!” Trabzon Akçaabat doğumlu. Doğduğu ilçe;  “1904 tarihli Trabzon Vilayeti Salnamesi'nde de ilçe merkezinin ‘Platana’ olduğu ve Yunanca ‘çınar’ anlamına geldiği belirtilmiştir.” (Wikpedia)

 

“Türkler ilçeye, 12. yüzyıldan itibaren Selçuklu döneminde Türkmen beylerinin bölgeyi fethetmesiyle yerleşmeye başlamışlar. Fatih Sultan Mehmet tarafından 1461 yılında fethedilen Akçaabat’ta Roma, Bizans, Trabzon İmparatorluğu ve Osmanlı dönemine ait tarihi yapıt ve izlere rastlamak mümkündür.” (Wikipedia)

***

Anlaşılan Şen’in ailesi de o bölgeye, ta Selçuklular döneminde başlayan ve Sultan Fatih ile noktalanan Türk akınları ile gelip yerleşmiş ve yurt edinmiş. “Eski, yeni”, “ilk, son” tezine göre, bir durum zuhur ettiğine, Mustafa Beyler herhalde, Allah saklasın, Akçaabat’ı ilk terk etmesi gerekenler cümlesinden olacak.

***

Bu arkadaşların akıllarının ermediği ya da “bilip de bilmezlikten geldiği” bir şey var: Bu coğrafya da “denge” bin yılda oluştu. Sözgelimi PKK ve dış güçlerin bu denli tahrikine rağmen insanlar kardeşçe yaşıyor, “bin yılda” oluşan “denge” yüzünden.

***

Şimdi siz, milyonlarca yabancının bu ülkede iskanına izin verirseniz, “denge” bozulur ve bir “kaos” ortamı doğar. Böyle bir şeyi arzu ettiğinizi de, edeceğinizi de hiç sanmıyorum. Geçenlerde Devlet Beyin, defalarca Ümit Özdağ’ın, Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener’in uyarılarını bu bağlamda ele alır, akl-ı selimle hareket ederseniz, iyi olur. “İnanç düzleminde”, hiç olmamış ve bundan sonrada olmayacak “Ümmet ortak paydasında” yaklaşırsanız olaya, yanlış yaparsınız.

***

Bir başka bağlamda, “kaosa/entropiye” değinmiş, hemşerimiz, Prof. Dr. Ünal Çamdalı Hocamız, Karar’da ki bir yazısında…  Makalenin başlığı da; “Sığınmacı olgusunun doğa yasaları açısından yorumu”. İç ve dış göçlerle toplumsal dengelerin bozulduğunda nasıl bir “kaos/entropi” oluşacağını, Termodinamik açısından açıklamış. Makaleyi tavsiye ederim.  

(https://www.karar.com/gorusler/siginmaci-olgusunun-doga-yasalari-acisindan-yorumu-1627817)


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —