AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, "Hani şehirlere isim veriyoruz; Kilis'e de bir unvan verilecekse, adının 'ensar şehir' olması gerektiğini düşünüyorum" dedi. Şahsen ben, laik bir devlette, dini figürlerin, dini sembollerin vs. siyasete menü yapılmasını doğru bulmam. Numan Beyin yaklaşımı da bu cümleden.
***
Zulümden şu ya da bu nedenle kaçanlara asla “inanç” ya da “Ensar-Muhacir” düzleminde değil de, “insan” olduğu için sahip çıkarım. İnancı, beni hiç ilgilendirmez. Ortalık sulh ve sükuna erince, geri dönmelerini arzu ederim. Zira, ülkemizin bir asırda oluşan “demografik dengesinin” bozulmasına asla gönlüm razı olmaz. Bu bozulmaya teşne olanları da tarih affetmez.
***
“Ensar” ve “muhacir” kimdir? Bakalım kitaplar ne yazıyor: “Mekke’de Müslümanlığın yayılmasıyla birlikte buradaki putperestler ve Arap soyluları Müslümanlara karşı işkenceye başladı. Bunun artmasıyla birlikte Medine’den Mekke’deki Müslümanlara davet geldi. Bu davet ile birlikte evlerini, yerlerini bırakan Mekkeliler Medine’ye göç ettiler. Bunlara “muhacir”; Yardım eden Medinelilere ise Ensar denir.
***
Peki, Müslümanlara eziyet eden işkence yapanlar kim? Ağırlıklı olarak, Mekke’nin en zengin ailesi, Süfyaniler… Ya da Ümeyyeoğulları… Daha açıkçası Muaviye ve oğlu Yezid’in soyu… Biliyorsunuz bunlar, “Hazret” sıfatı ile anılırlar bizim “ecmain” arasında… Tabii, Numan Kurtulmuş anar mı? Bilmiyorum. Ama Numan Beyin, tarihsel süreci çok iyi bildiğinden emim.
***
Burada bir sıkıntı var; bir yanda putperest Süfyaniler diğer yanda Resulü Ekrem’e inanmaya başlayan, azınlık da olsa Müslümanlar… Peki, olayı günümüze taşırsak, Suriyelilerin ülkemize göçünü zorlayan “putperestler” kimler ve bunları davet edenler Kilisliler mi?
***
“Ensar-muhacir” denklemi kurabilmek için şunu bilmekte yarar var. Bir kere, Esad ve ailesi putperest değil; Nusayri… Arap Alevisi… İkincisi Suriye, bir inanç mozaiği… “Suriye'de din, inanç ve mezhep çeşitliliğinden oluşur. Yapılan bir araştırmaya göre, Suriyelilerin %60'ı Sünni Müslüman, %11'i Nusayri, %16'sı Hristiyan, %3'ü Dürzi ve %2'si İsmaili...
Sünnilerin hepsi Arap değildir; Sünni Araplar veya Araplaşmış kesim nüfusun yaklaşık %60-65'ini oluşturuyor. … Ayrıca çok az sayıda Yahudi, Yezidi, Çerkez, Balkan kökenli ve Rum vatandaşlar da var. Esad ailesi, Suriye'nin Lazkiye bölgesinin Kardaha şehrinden Nusayri bir aile. …
…Genellikle Arap Alevilerine izafe edilen bir kavram Nusayrilik… , “Alawi veya Nusayri Şii inancının bir kolu olarak kabul edilirler. Alaviler, On iki İmamcı okulun ilk İmamı olarak kabul edilen İmam Ali'ye saygı duyarlar. İbn Nusayr tarafından 9. yüzyılda kurulduğuna inanılır.”
***
Aklımda bir şey daha kalmıştı… 1980’lerde, Hüseyin Perviz Hatemi tarafından tercüme edilen, yayınlanır yayınlanmaz yasaklanan, İmam Hümeyni’nin; “İslam Fıkıhında Devlet” kitabından… İmam diyor ki; “Bizler, ehli sünnetin ta kendisiyiz!” Böyle diyorlar, böyle inanıyorlar… Bana ne?
***
Hal böyle olunca, Suriyelileri hicrete zorlayan putperestler kimler? Numan Beyin, bu konuya bir açıklama getirmesi gerekir. Unutmasınlar; Şia’sı, Alevi’si, Nusayri’si; “el hamdülillah bizler Müslüman’ız!”, diyor… Yine unutmayın, ülkemizde; 500 ila bir milyon arasında Nusayri vatandaşımızın olduğu söyleniyor.
***
Sonuçta; Suriye’de yaşanan elim ve feci olayları, “Ensar-muhacir” ekseninde değerlendirmek, doğru değil, tarihen de yanlıştır, siyasidir; tehlikeli sulara kulaç atmaktır. AK Parti de maalesef, fırsat buldukça, bu oyunu oynamaya devam ediyor.
***
İnanın, Numan Bey, Suriyeliler için; “ülkesinden bize sığınanlar!” dese, bir itirazım olamazdı. Ama “olaya” dini jargon ile yaklaşınca kafam karıştı. “Eski ezberleri yine depreşmeye başladı!”, dedim… Onun üzerine bir şeyler karalamak istedim.
***
Ha, bunları Kurtulmuş bilmez mi? Bilir ama çocukluğunda ailesinden, gençliğinde çevresinden kulaklarına söylenenlerin doğru olduğuna hâlâ inanıyor ve din, dini semboller üzeriden ama kapalı bir biçimde siyaset yapıyor. “Gözlerimin içine bakarsanız ne dediğimi anlarsınız!”, diyor…
***
Dini ve dini değerleri kullana kullana yirmi yıl iktidarda kaldılar… Artık, “barutları” da kalmadı. Bakalım, bu sandıktan da çıkabilecekler mi?
***
Evet. Bu ülkede “ensar” yok, hicret eden yani “muhacir” yok ama ülkesinden kaçıp gelen “sığınmacılar” ve bunlardan memnun olan ya da olmayan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları var.
***
Kilislilere de dahil sorun bakalım, “Ensarlığı” kabul eden var mı? Ama “insani” olarak olaya yaklaşan çoktur. Tabii, bu insanlara “ucuz işgücü” gözü ile bakanlara diyecek bir şeyim yoktur.
***
Tekrar ediyorum… Yüzyılda oluşan demografik dengemizin bozulmasını kabul etmemiz mümkün değil… Misafirlerimizin, bir an önce ülkelerine geri dönmesi en büyük arzumuzdur. O nedenle “Ensar”, “muhacir” mottosu ile “de facto” bir durum oluşturmanın yarardan çok zarar getirir.