“Araba sevdası, otomobil sevdası” derken şimdi de “elektrikli otomobil sevdası” gündemimize girdi. İklim krizini önleyecek, (Godo) gözü ile bakılıyor. Acaba, kazın ayağı öyle mi?
***
Peki, sözgelimi, gökyüzünde uçan, binlerce litre benzin tüketen, binlerce uçağı ne yapacaksınız? Mesela, hâlâ kullanılan elektriğin yüzde 90’ının “yenilenebilir olmayan” kaynaklardan üretildiğini unutmayalım! Neyse…
***
Tabii, her tür enerjinin bir lobisi olduğundan, bunlarla ilgili yazılan ve çizilenleri ihtiyatlı karşılamak lazım. Hepsi, “algı” oluşturma,“pazarpayını” artırmapeşinde.Elektrikli araçlar da bu cümleden.
***
Unutmayın, elektrik de, enerji dönüşümleri ile elde edilen nihai bir ürün. Gökten inmiyor, “Huda’yı nâbit”yani ot gibi yerden fışkırmıyor.
***
Bilinmesi gereken gerçek şu: Kabaca, aracın türü ne olursa olsun, aynı araç aynı iş için, aynı enerjiyi tüketir. Demem o ki, emisyon nedeniyle, “hidro karbonlardan” kurtulalım derken, elektrikli araçların pil/akü/bataryalarınıbaşka bir kaynaktan üretilen elektrikten şarj edeceğinizi unutmamak gerekir.
***
Yani, “elektrikli araçlar” da öyle masum değil. Bunların kullanıldığı yerlerde hava kalitesi artabilir ama unutmayın, kalitesizlik, dünyanın bir başka yerine taşınır. Taşınan yerlerde genellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler.
***
Vereceğim bilgileri bir dostum göndermiş. Tabii, bu bilgilere de şüphe ile yaklaşın. Mutlaka tahkik edin. Ama bir gerçek payı olduğunu da unutmayın.
***
Bu pil, arabanın altındaki tüm alanı kaplar. O nedenle araba ağırlaşır. Araç cinslerine bağlı 300 ila 1500 kilogram arasında değişiyor. Daha güçlü araçlarda, doğal olarak daha fazladır.
***
Arttı mı aracın ağırlığı. Haliyle, enerji ya da elektrik tüketimi artacak. Peki, bu elektriği hangi kaynaktan karşılayacaksınız. Öyle ya, devasa aküler şarj olacak.
***
Şimdi gelelim, dostumuzun gönderdiği bilgilere. Bakınız, bir pil deyip geçmeyin. Bu pili üretmek için neler kullanılıyormuş:Çoğu ağır metal lityumun, kobalt nikel, bakır, grafit… Çelik ve plastiği de unutmayın. Bunların üretilmesi için binlerce ton toprak, kaya vs. taşınıp işlenecek.
***
Peki, ömrü dolunca, ağır metal ihtiva eden bataryaları nerede ve nasıl kontrol altına alacaksınız?
***
Mesela; Bir iş makinesi temel minerallerin çıkarılması amacıyla hafriyat işlerinde 12 saatte 264 litre mazot tüketir.
***
Sonuçta sıfır CO2 emisyonlu ortalama 10 sene ömürlü bir otomobil pili üretilir.Sadece bir adet elektrikli aracı üretirken 22 ile 24 ton CO2 doğaya salınır.
***
Eğer 2000cc benzinli yada dizel bir otomobiliniz olsaydı normal bir kullanımda bir elektrikli aracı üretirken salınan CO2yi, ancak 35 senede doğaya ancak salabilecektiniz.
***
Şimdi gelelim hüküm cümlesine. Katılıp katılmamakta serbestsiniz. “Elektrikli otomobiller, dünyaya dayatılmaya çalışılan ‘Karbon Ayak İzi’ sömürgeciliğinde tamamen bir aldatmacadır. Küreselciler, çevreyi koruma maskesi altında, bizim gibi gelişmemiş, tam bağımsız olmayan ülkeleri sömürmek için ‘Karbon Ayak İzi’ tezgahını kurmuşlardır.”
***
Sonuç; ne tür enerji tüketirseniz tüketin, doğanın kirlenmesini önleyemezsiniz. İnsanoğlu, ne zaman enerji tüketmeye başladı, doğa da kirlenmeye… Enerji kullanmaya devam ettikçe engel olamazsınız.
***
O taktirde bize düşen görev türü ne olursa olsun enerjiyi etkin ve verimli kullanmak. Unutmayın, bir araştırmaya göre, bir buçuk milyar insan elektrikle tanışmış değil. Yine unutmayın, büyük bir pazar. Haliyle, “enerji lobilerinin” çıkar kavgası bitmeyecek.
(Yazarımızın bu yazısı daha önce bu köşede yayınlanmıştır)