Ülkemizde eğitim sistemi farklı boyutlara gelse de ana ilke “Ülkeye faydalı bireyler” yetiştirmektir.
Aileler çocuklarının daha iyi koşullarda eğitim alabilmesi için bu uğurda varını, yoğunu seferber ediyor.
Eğitime önem verip, durumu iyi olanlar özel okullar, kolejlerden ve eğitim oranı yüksek okullardan yana tercihini kullanıyor, orta gelirli aileler ise devlet okullarına yazdırıyor, günümüz koşullarında Türkiye’nin yüzde 75’ine yakın kısmının orta gelir düzeyinde olduğunu düşünecek olursak tercihleri bu yönde oluyor.
Bu arada Eğitimin paralı olması şüphesiz çocuklarımız ve aileler arasında bir başka adaletsizlik.
Kim istemez ki çocuğunun geleceği için daha iyi şartlarda eğitim almasını;
Peki, her okul, her bir öğrencisine yeterli eğitimi verebiliyor mu?
Eğitmenler bu konuda ne kadar hassas, bilinçli ders veriyor acaba?
Eğitimin öneminin ve ana temelinin ülkeye faydalı bireyler yetiştirmek olduğunu belirtmiştim, peki bu ana temelde neler var dersiniz?
Öğrenme, öğrenci ve öğretmen bu üç ana temel karşısında öğretmenin sorumluluğu oldukça büyük önem taşıyor; Çünkü bilgiyi ve öğrenciye sorumluluğu aileden sonra öğretmen verir.
Bunun bilincinde olan öğretmenin eğitimi hem kendisine, hem de öğrenciye başarı getirir.
EĞİTİMİN AMACI BU MU?
Eğitimin amacı nedir sizce? Ülkesine, sorumluluk sahibi, milletine faydalı, dürüst bilgili, sevgi ve saygılı, ahlaklı bireyler yetiştirmek mi? Yoksa bilgiden yoksun, ahlaki değerlerimizi hiçe sayacak kadar saygısız, bilgisiz, eğitimsiz içi boş beyinler mi yetiştirmek? Geçtiğimiz günlerde bir öğrencinin Ülkemizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜR’e karşı yaptığı büyük saygısızlık ve ahlaksız hareketleri sosyal medyada çalkalandı.
Bu öğrencinin ne kadar iyi ve düzgün eğitim aldığını ve eğitmenin ne kadar sorumluluk sahibi, ne kadar düzgün ve eğitimli olduğunu sorgulama gereği doğdu bende haklı olarak.
Öğrenci bunu sosyal medyada yayınlayacak kadar dolduruşa mı geldi, yoksa kendi iradesiyle mi yaptı bunu da ayrıca sorgulamak lazım. Gelişmeler neticesinde bu öğrenci ifadesinde Mustafa Kemal ATATÜR’ün resmi olduğunu bilmediğini söylese de yaptığı bu büyük terbiyesizliğin, ahlaksızlığın affedilir bir yanı yoktur, hatasının telafisi varmıdır bilmiyorum ama ailesi ve öğretmenleri böylesine hassas bir konu üzerine sorumluluklarının bilinciyle hareket etmeleri kanaatindeyim.
HAREKETİNİN SONUÇLARINI KESTİREBİLİYOR MU?
Bu öğrencinin Ahlaksız tavrının altında yatan gerçek sebep neydi acaba?
Okulların müfredatında Mustafa Kemal ATATÜR’e hakaret dersi olmadığına göre acaba bu düşünceler nasıl hortlayabiliyor?
Birilerinin çıkıp ballandıra ballandıra söz ettikleri bu okulların ne koşullarda, öğretmenlerin eğitimini sorgulamayanlar ise bu ahlaksız ve içi boş bir beyinli bireylerin artacağını bilmeleri gerek.
Çocuk eğitimi önce ailede başlar sonra okullarda devam eder bunun bilincinde olarak aile fertleri lütfen çocuklarınıza önce ahlaklı olmayı öğretin, ahlak öğretin ki çocuk ne kendisini, nede sizleri yüz kızartıcı ve mahcup edecek hareketler yapmasın.
Bu ülke kolaylıklarla kazanılmadı Kurtuluş Savaşı’nda bu ahlaksız öğrencinin yaşıtları cephede ülkesi için şehit düşen çocuklardı. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜR’e ve şehitlerimizin kanına dokunacak bu davranış ne affedilir, nede cezasız kalır.
Son olarak velilerimize seslenmek istiyorum.
Bu ülkenin milli ve manevi dinamikleri var.
Herkes herkesi sevmek zorunda değil.
Ama saygı göstermek mecburiyetimiz var.
Bu nedenle ailelerin çocuklarını gelişimlerine daha büyük özen göstermeleri ve eğitim camiasının da bu konuda daha da duyarlı olması şart.
Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz. Mustafa Kemal ATATÜR