Mehmet Özhaseki, Karadeniz’de bulunan doğalgaza değinerek; "Doğalgaz geldiği zaman bu milletin sadece gelirinin vergiden olduğu bir ortamda doğalgaz gibi de yerin altından Allah’ın verdiği nimetle bizim bütçemiz gelişecek" dedi.
***
Bunlar çok güzel şeyler, güzel haberler... Memnun olmayanın olabileceğini sanmıyorum. Ama bir de işin amması var… Yani, bunlar; “terzilik dediğin ne ki; önü ile arkası, kolu ile yakası!” denecek türden işler cümlesinden değil.
***
Eğer yerküre 4,5 milyar yıldır varsa, en küçüğünden en büyüğüne kadar “bio varlıklar” kitlesel halde toprağın/suyun altında kalıp, bir de basınç ve ısıya maruz kalmışsa, -ki, böyle olduğunu bilim bize söylüyor-, dünyanın her yerinde çok miktarda “hidrokarbon” ya da “fosil” yakıt vardır…
Amma lakin bu oluşum için yine bilime ve ekonomi bize şunu söyler; Görünen (zahiri) bir rezerv vardı… Mesela bizim 13-14 milyar ton ile ifade edilen linyit yataklarımız; 400 milyar kWh hidroelektrik potansiyelimiz olduğu söyleniyor. Var ama bunların ne kadarını hayata geçirebiliriz ve ne kadarı ekonomiktir? Bu, doğalgaz için de, petrol için de doğru? Mesela, Arabistan’da kazmayı vurunca petrol çıkıyor; fakat bizde birkaç bin metre derine inmek gerekiyor.
***
Mesela, şayet Erciyes geçmişten lav fışkırtmışsa yani sönmüş yanardağ ise, mutlaka civarında sıcak su ve gaz vardır. Bunu bilim bize söylüyor... Ki, doğrudur…
***
Mehmet Özhaseki mutlaka hatırlayacaktır… Tekir’e sıcak su getirmek, “termal turizme” burasını açmak için iki sondaj yapıldı, 2.200 metre kadar derine inildi, bir şey çıkmadı. Kim bilir, belki de 500 metre daha inselerdi amaca ulaşılabilirdi…
***
Sayın Başkanımız müjdeler vermişti sıcak su için ama fiyasko ile sonuçlandı. Olabilir ama bunun için ne kadar para harcandığından hiç söz etmedi… Unutmayın, aklı erenler, böyle bir çalışmanın “fizibil” olmayacağını söylediler ama Mehmet Bey, ısrar etti… Bir ara, KASKİ, sondajla Tekir’de içme ve kullanma suyu çıkartacaktı. Ne oldu bilemiyorum?
***
Yine hatırlanırsa; Kayseri hızlı treni için defalarca müjde verildi. Tutmasak bu gün trenle, “telli beyin türküsünü” söyleye söyleye İstanbul’a gidecektik. Hafızanızı yoklayın… Bir iki ay önce kredi bulunduğunu, ihalesinin yapıldığını, falan-filan konsorsiyumun kazandığını müjdelemişlerdi… Yine ses ve seda kesildi?
***
Anlaşılan, sandık gediğinde, Tayyip Bey, meydanda, “toplu temel atma” ve “toplu açılış yapma” kapsamında bunun da açıklayacak… Kim bilir belki de, “kazma vuruldu” bile…
***
Peki, buradan çıkacak sıcak su ne kadar ekonomik olur? “İktisadi aklı” olan toplumlar hep bu soruyu sorarlar. Biz mühendisler de buna “mühendislik ekonomisi” deriz.
***
Öyle ya, sanayide, elektrik üretiminde, kaloriferlerde, kombide, mutfaklarda bu gazı ne zaman ve kaça kullanacağız? Yüzü astarından pahalı olabilir mi? Değerli Başkanımız Özhaseki, bir de bu konuda bilgi verebilse iyi olurmuş!..
***
Bir ay kadar önce iktidar yanlısı Yeni Şafak ve Türkiye gazetelerinde çıkan bir haberi paylaşacağım. Bakalım süreç nasıl çalışacakmış?
“Karadeniz gazını taşıyacak borular, 464 günde deniz tabanına döşenecek. Sisteme ilk etapta günlük 10 milyon, ardından da 40 milyon metreküp gaz verilecek.Türkiye'nin en büyük doğalgaz keşfi olan Sakarya Gaz Sahası'ndaki deniz altı borularının ilk etabı geçtiğimiz günlerde Zonguldak'taki Filyos Limanı'na getirilirken, ‘Sakarya Gaz Sahası Geliştirme Projesi’ kapsamında yapılacak çalışmaların takvimi de netleşti.
Doğalgaz rezervlerinin çıkarılması, karaya iletilmesi ve işlenerek ulusal şebekeye verilmesi amacıyla yapılacak çalışmalar 21 Şubat 2022'de başlayacak. Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, 464 gün sürmesi planlanan deniz tabanı boru inşa projesi, hava muhalefeti ve gemilerin teknik arıza yaşaması gibi durumlar yaşanmazsa 30 Mayıs 2023'te bitecek.”
Demek ki, yapılan planlamaya göre 30 Mayıs 2023’ten önce ürettiğimiz doğal gaz sisteme giremeyecek. Yine haberden anladığımıza göre; birincisi tüm hazırlıklar olası Haziran/2023 seçimlerine yatırım; ikincisi ilk etapta 3,6 milyar metreküp kadar kendi gazımızı kullanacağız. Bu da bugünkü kullandığımızın yüzde 9’ü kadar…
***
Ne zaman çıkar bilemeyiz, ileride günlük arz 40 bin metreküp olacakmış. Yıllık 12 milyar metreküpe karşılık gelir ki bu da bugünkü tüketimimizin dörtte bir kadar. Peş peşe müjdelerle Karadeniz’de, kendi deniz sahamızda keşfedilen doğal gaz rezervinin 540 milyar metreküp olduğu ifade ediliyor.
***
Gerçekten sevindirici. Tabii, bu doğal gazı kim çıkartacak, kim pazarlayacak. Bu konu da bir netlik var mı? Bilemiyorum. Tabii, bunun “fizibil” olup olmadığını da… Konuyu uzmanlarına bırakalım.