Son dönemde Dinde bazı şeylerin güncellenmesine dair bazı tartışmalar ortaya atılmıştı.
Halen de devam ediyor.
Bu konudaki tavrımız net.
Bize göre Dinin değil, müslümanların kendini güncellemesi şart.
Öncelik yüce kitabımız Kura’ın ın rehberliği.
Sonrasında Peygamber efendimizin sünnetleri ve doğru Hadisi şerifleri.
Diğer kısımlar örf, ödet, anane, araplardan alıntılar ve insanların uydurmaları ile belli kitlelere tahakkümleri şeklinde.
Özellikle din inancı Emeviler döneminde müthiş zarara uğratıldı.
Atatürk'ün (Konya gençleriyle konuşma, 20 Mart 1923)Konya konuşmasında Muaviye hakkında söyledikleri:
“Vaktaki Muaviye ile Hz. Ali karşı karşıya geldiler.
Sıffin vakasında Muaviye’nin askerleri Kur’an-ı Kerim’i mızraklarına diktiler ve Hz. Ali’nin ordusunda bu suretle tereddüt ve zaaf husule getirdiler.
İşte o zaman dine mefsedet (bozgunculuk), İslamlar arasında münaferet (birbirine nefret) girdi.
Ve o zaman hak olan Kur’an haksızlığı kabule vasıta yapıldı...
Prof. Dr. Güner Akça'nın Altaylı yayınlarından çıkmış Sıratı Müstakim adlı bir eseri var. Kapağında diyor ki; Türkler, dinini diliyle yaşamayan tek millettir!
Gördünüz mü?
Size Arapçanın kutsal bir dil olduğunu dayatanların yaptıkları en büyük oyunu. Prof. Dr. Güner Akça'nın bir başka ses getiren eseri de Bir Gün Vatansız Kalırsan Ağlama...
**
KUR’AN’DA NELER YOK?
İlahiyatçı Prof. Dr. Güner Akça “Acaba Kur’an’da neler yok?” diyerek araştırmış, bilinmesini istemiş ve yayınlamıştır.
Çok enteresan ve çok ezber bozan tespitler vardır:
1. Tüm şefaat sadece Allah’a aittir. Şefaat; Resulullah, Ali, Geylani, Gavs vb. yoktur.
2. Mehdi’nin geleceği yoktur.
3. Kabir hayatı, kabir azabı yoktur.
4. Miraç yoktur.
5. Kadercilik yoktur.
6. Recm cezası yoktur.
7. Hac ayları 4 aydır. Dileyen 2 günde, dileyen daha fazla günde işini bitirir ve döner. 10 günlük hac süresi yoktur.
8. Hac’da şeytan taşlama, Hacerü’l-Esved taşına el yüz sürme yoktur.
9. Mezhepler yoktur.
10. Altın ve ipeğin erkeğe haram olduğu yoktur.
11. Bir şeyhe veya tarikata bağlanma yoktur.
12. Kıyamet alametleri yoktur.
13. Erkek/kadın sünnet olma zorunluluğu yoktur.
14. Hayızlı/lohusa kadınlara ibadet yasağı yoktur.
15. Kur’an’ı anlamadan sadece sevap için okumak yoktur.
16. Ölüye Kur’an okumak, sevap transferi yapmak yoktur.
17. Bir insandan tövbe almak/vermek, rabıta yapmak, dönmek, kafa sallamak yoktur.
18. İnfakta/zekâtta kırkta bir oranı yoktur. Mal biriktikçe, ihtiyacından fazlasını imanın/samimiyetin/takvan oranında verirsin.
19. Erkeğin kişisel üstünlüğü, kadının erkeğe itaati yoktur.
Sorgusuz itaat yalnızca Allah’adır.
20. Evliya (Allah dostu) ve keramet sahibi anlayışı yoktur.
21. Mevlit yoktur.
22. Salavat yoktur.
23. Sünnet namazların zorunluluğu yoktur.
24. Arapça dua etmek ve Arapça namaz kılma zorunluluğu yoktur.
25. Muska, büyü, nazar yoktur.
26. Cuma namazı sadece erkeklere farzdır diye bir şey yoktur.
İman eden her erkek ve kadına farzdır.
27. Köleliği ve cariyeliği teşvik yoktur.
28. Kadının uğursuzluğu, cenazeden uzak tutulması, sadece erkeğin cenaze namazı (duası) kılması yoktur. Cenaze namazı, cenaze duasıdır.
29. Kaza namazı yoktur.
30. Haremlik/selamlık şartı yoktur.
31. Kadının sesi haramdır anlayışı yoktur.
32. Kutsal günler ve kandiller yoktur. Sadece Kadir Gecesi özeldir.
33. Bazı ayetleri veya duaları belli sayılarda okuyup üflemek ve bundan murat beklemek yoktur.
34. Sırat Köprüsü yoktur.
35. Kur’an’ın saydığı haram yiyecekler dışında kalanlar kültürel tercihler ve alışkanlıklarla ilgilidir. Kafaya göre haram koymak yoktur.
36. Erkeğin kadını dövme yetkisi yoktur.
37. Dua ederken el açmak ve “âmin” demek zorunluluğu yoktur.
38. Teravih namazı yoktur.
39. Sağ el / sağ ayak gibi batıl ayrımlar yoktur.
40. Askerde veya savaşta ölen herkesin şehit olması anlayışı yoktur.
41. Boşanma yetkisinin yalnızca erkeğe ait olması yoktur.
42. Ölüye telkin ve ıskat yoktur.
43. Takva kıyafeti (sakal, cübbe, sarık vb.) yoktur.
44. Sorgulamadan bir fikre veya bir şahsa tabi olmak yoktur.
45. Kur’an’ın tüm emir ve yasakları farzdır. Sadece 32 ya da 52 farz anlayışı yoktur.
46. Kur’an’da 6236 ayet vardır; 6666 ayet yoktur.
47. Çocuk yaşta evlilik yoktur.
48. Namus ve zinada kadın–erkek ayrımı yoktur.
49. 61 gün oruç tutma cezası yoktur.
50.Türbede dilek dilemek yoktur.
51. Tasavvuf, gavs, kutup, şeyhlik ve seyitlik anlayışlarının İslam’da yeri yoktur.
52. Kur’an anlaşılması zor bir kitap değildir.
53. Deve idrarı içen veya içilmesini söyleyen bir resul yoktur.
54. Resul ve Nebi kavramları vardır; “peygamber” kelimesi Kur’an’da yoktur.
55. Kur’an okumak için abdest şartı yoktur.
56. Sakala jilet vurmak haramdır diye bir hüküm yoktur.
57. Cehennemde yanıp sonra çıkma anlayışı yoktur.
58. Din değiştirenin (mürtedin), namaz kılmayanın, içki içenin, zina yapanın öldürülmesi yoktur.
59. Sakal-ı şerif, nal-ı şerif, hırka-i şerif; kabak, hurma, zemzem, tesbih, seccade vb. kutsaldır anlayışı yoktur.
60. Sevap kazanmak için kertenkele, kara köpek vb. hayvanları öldürmek yoktur. Uğursuz hayvan yoktur.
61. İslami bir isim koymadan ve sünnet olmadan Müslüman olunamaz diye bir şey yoktur.
62. Hadisler kesin peygamber sözüdür anlayışı yoktur.
63. Hadis ve fıkıh kitaplarında, Kur’an dışında bağlayıcı hükümler vardır anlayışı yoktur.
Prof.Dr.Güner Akça'nın Ezber Bozan Kuran Tespitleri bunlar.
Herkes istediğine inanmakta serbest tabi ki de.
Ancak Kur’an ın emirleri açık, net ve kesin. Herkesin dini kendi çıkarları için alet etmesine izin verilmemeli.
Tekke ve zaviyeler bunun için kapatılmıştı.
Diğer dinlerde olduğu gibi bir ruhban sınıfı da oluşturulmamalı, her şeyden muaf ve dinle köşeyi dönenler gibi.
**
HADİSLERİ KUR’AN IN
ÖNÜNE GEÇİRENLER!
Bu arada Kutsal kitabınım Kur’anı Kerim’i baş ucu eser olarak referans alması gereken birçok hoca takımı hadisleri öne çıkararak bir başka tartışma konusu daha yaramış durumdalar.
Evet… Bazı konularda kesinlikle Hadisi Şerif’le de en önemli referanstır peygamber efendimizin sünnetleri ile birlikte.
Ancak hangi Hadisi şerifin gerçek olup olmadığına nasıl karar veriyorsunuz?
Emeviler döneminde uydurulan ve sayıların 600 bine ulaştığı konuşulan bu kadar hurafeden hangi dini kapasite ile gerçeği ile yalanı, uydurulmuş olanı ayırabileceğiz.
**
İŞİN ÖZETİ Mİ?
Ece Üner çok güzel özetlemiş!
"Dindar nesil yetiştireceğiz' deniyor, dindarlık azalıyor. Aile Yılı deniyor, aileler dağılıyor.
Emekli Yılı deniyor, emekliler sürünüyor.
'Biz nerede yanlış yaptık' deniyor mu?
Bence denmiyor."
Levent Gültekin de ekliyor: “O din adamı müslümansa ben değilim.
Çünkü o din; Yolsuzluğu konuşmaz, Haksızlığı konuşmaz, Torpili konuşmaz, Mülakat zulmünü konuşmaz.
Kadın, huriler ve savaş dışında her şeye kör.”
**
İNDİRİLER DİN İLE
UYDURULAN DİN!
Ne büyük bir karmaşa değil mi?
Allah’ın indirdiği Kur’an ile amel etmek yerine hem dünyevi, hem de ahiretle ilgili işlerini uydurulmuş, işine ve kolayına geldiği gibi yaşamak ve Hz Ömer (RA)’ın sözü ile de “İnandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınızı din zannedersiniz” e gelen bir gündeyiz.
Başka türlü saltanatlar sürmüyor zira.
Din en önemli afyon milyonları uyutmak için.
Herkes her yaptığını nasıl oluyorsa oluyor, Allah adına yapıyor.
Ama birilerinin yanlış yaptığı kesin.
Daha suni, şii, alevi tartışmalarına bile girmiyorum.
Ateist, deist, satanist, aklınıza gelebilecek ne kadar farklı son dönemin fanatik inanç kavramlarını tartışmaya bile açmıyorum.
Zira kantarın topuzu epey kaçtı.
Türkiye’de son dönemde caddelerde, sokaklarda haç pazarlayan, dün tacirliğini bir başka boyuta taşıyan, Türkiye’de kilise açmakla övünen bir güruh var zira.
72 fırkaya bölünmüş durumdayız.
Kimin gittiği yol doğru bile değil.
Zira belli insanlara angaje olan herkes kendi inancını öne koyuyor ve diğerlerini de kafir ilan ediyor.
Ne kadar garip ve üzücü değil mi?
Okumuyoruz.
Araştırmıyoruz.
Bilmiyoruz…
Örf, adet, gelenek, ne kadar arap uydurması var ise onu da din zannediyoruz.
Kur'an'ı açıp okumamış çevresinden duyduğu dini din zanneden dinciler bu maddelerin hepsini Kuran'da var zannediyor iyi mi.
Din nerede ise Diyanet’in elinden bile çıkartılmış, belli zümrelerin saltanat sürdüğü, oy deposu olarak kullandığı bir alana dönüşmüş durumda. Sanırım en tehlikelisi de bu.
Zira Orta Doğu kan gölüne dönerken insanlar “Allahuekber” nidaları ile din kardeşini öldürürken, kendisinin inandığı dinin islam olduğunu iddiası ile karşılarındakilerin kafir olduğu inancı ile ve Cennet hayali ile kan akıtıyordu ve halen de akıtmaya da devam ediyorlar.
İslam, Kur’an, Sünnet ve Hadisler bu işi yalan yanlış kullananlardan kurtarılmalı. Zira dinimiz islamiyet bu alemdeki en temiz ve en güzel şey, insan ise Allah’ın yarattığı en yüce varlık.
Kur’anı Kerim buyuruyor ki “Oku” ve “Aklınızı kullanın!”