Menü Kayseri Gerçek Haber
İBRAHİM PEKBAY

İBRAHİM PEKBAY

Tarih: 27.01.2021 13:23

DİN ve SİYASET KARIŞINCA…

Facebook Twitter Linked-in

Ya da siyaset, din’e burnunu sokunca…

 

Cahil toplumlarda, siyasetin en çok kullandığı çıkışlardan birisi, dini siyaset ile ilişkilendirmek ve insanların inançlarını kendi çıkarlarına uydurmaya çalışmaktır.

 

Geri kalmış ülkeleri dikkatle incelediğimizde gördüğümüz net sonuç, bunun kanıtıdır.

 

Kendi çıkar ve düşüncelerine ulaşabilmek için insanların inançlarına yönelik söylemlerde bulunarak, toplumu etkilemeye ve saman altından su yürütür gibi, çıkarlarına, davalarına veya varmak istedikleri hedeflere doğru ilerlemek isterler.

 

İnanç açısından yaptıklarının doğru olup olmadığı, hiç mi hiç umurlarında değildir. Yeterki toplum, kendi çıkarları ve varmak istedikleri hedefe ulaşmaları bakımından kendilerinin yanında olsun…

 

Peygamber efendimizin vefatından sonra İslam dini içinde ve Müslümanlar arasında başlayan iktidar savaşı ta o günden bu günlere kadar gelmiştir.

 

Toplumu yanlış dini bilgilerle uyutmak, bilgisiz kalmalarını sağlamak ve çıkarlarını gerçekleştirmek adeta bir meslek haline getirilmiştir.

 

Bunu yaparken de Allah, Peygamber ve kutsal kitap onları hiç ilgilendirmemiştir.

 

İslam dininin ilime bakışı ile çıkarlarını daha ön planda tutanların amaçları hiçbir zaman örtüşmemiştir.

 

İstemişlerdir ki kendi anlattıkları “Din” olsun, ona inansınlar ve dolayısıyla da kendilerine inansınlar ve bu suretle de inançları kullanarak amaçlarına ulaşsınlar.

 

Bugüne kadar da ne yazık ki başarılı olmuşlardır.

 

Peygamber efendimizin tebliğ ettiği din, çıkarlar uğruna çarpıtılmıştır. Kuran, kendi emellerine uydurulmak istenmiştir.

 

XXX

 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili Mehmet Özhaseki’nin, partisinin Denizli 7. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmayı, dün gazetemiz sütunlarında okudunuz umarım…

 

Bir kongre konuşmasıdır, tabanına hitap ediyordur ve istediği kadar onlara istediği şekilde sözler söylemek elbette hakkıdır.

 

Ben baktığımda konuşmasının tamamına, yukarıdaki tarife uyduğunun dışında, arada öyle bir sözü var ki Allah kendisini affetsin…

 

Şöyle diyor…

 

"Partimiz sıradan bir parti değil, liderimiz de sıradan bir lider değil. Genel Başkan olayım, Başbakan olayım, Cumhurbaşkanı olayım derdinde olan bir insan değil. Onu tanıdığım ilk günden itibaren faaliyetlerine, gayretine, gençliğinden itibaren gece gündüz demeden davası uğruna fedakârca koşan tavrına Allah için şahidim. O aslında ellerimizi açtığımızda duamızdır. Secdeye vardığımızda gözyaşlarımızdır, Allah'a şükürler olsun ki, biz de onun yol arkadaşlarıyız. Ne kadar şükretsek azdır. İdareci olup da eğer 'bu milletin derdi' diyerek, 'bayrak, vatan' diyerek, 'bu milletin bölünmez bütünlüğü ve kalkınması' diyerek bir insan ortaya çıkmıyorsa Allah onu başarılı etmesin. Bizler dertli insanlarız. Bir derdimiz var. Bu dert de milletimizin derdi, başımızın üstünedir.”

 

Konuşmasının bu bölümündeki “Övgü” dolu sözler kendilerini ilgilendirir ancak…

 

“O aslında ellerimizi açtığımızda duamızdır. Secdeye vardığımızda gözyaşlarımızdır, Allah'a şükürler olsun ki, biz de onun yol arkadaşlarıyız.”

 

Sözleri?...

 

Dua, ellerinizi açtığınızda sadece Yüce Yaratana karşı yapılır…

 

Gözyaşı, secdeye varılınca sadece Yüce Yaratana karşı akıtılır.

 

Eğer bu sözleri bir kişi, Allah tarafından yaratılmış bir kişi için yapıyorsanız, bunun adı apaçık Allah’a şirk koşmaktır.

 

Peki Özhaseki bunu bilmez mi?

 

Bilmesi gerekir çünkü kendisi İHL mezundur ve din eğitimi almıştır. Sözünün “Şirk’e” varan bir söylem olduğunu bilmez mi?

 

Pek ala da bilir ama partisinin ve Erdoğan’ın çıkarlarına hizmet etmek için söylemesinde O’na göre bir sakınca yoktur.

 

Ancak şunu da ifade edeyim…

 

Eğer gözünüzde her hangi bir rahatsızlık varsa, sürekli akıntı yapıyorsa, göz yaşı yerine koyup da “Hadi bu da Erdoğan’a gitsin” diyorsanız, zaten o duyguların yoğunluğu ile gelen gerçek gözyaşı olmadığından varsın istediği yere gitsin, sorun değil.

 

Ancak Allah’a yöneltip edilen duada…

 

Allah için varılan secdede…

 

Kişilerin yeri yoktur.

 

Şirk koşmaktır, kandırmacadır, cahil kesimi uyutmaya yöneliktir…

 

XXX

 

TEŞEKKÜR EDERİM SAYIN BAŞKAN…

 

Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç açıkladı…

 

Ban yazdığım için değil belli ki…

 

İhale sonucunda, ihaleyi kazananın şartları yerine getirmediğinden, Erciyes’deki 18 dükkanın tek kişiye kiralanması ihalesi iptal edilmiş…

 

O kadar yerinde bir karar ki, inanın Erciyes’e gelecek misafirler açısından son derece olumlu bir gelişme.

 

Yeniden ihale yapılacaktır elbette.

 

Bu kez her dükkân için ve kullanım amacı da apaçık, net bir şekilde belirtilmek suretiye ihale gerçekleştirilmeli.

 

Dükkân kiralarının belirlenmesinde, maliyet artırıcı sonuçlar doğuracak rakamlara vardırılmamalı…

 

İhale şartnamesinde eğer mümkün olabiliyor ise (Burasını çok iyi bilmiyorum) işyerlerinde fahiş fiyat uygulaması hakkının belediyede bulunduğu şartı konulmalıdır.

 

XXX

 

SORUYA DEVAM…

 

OSB Başkanı Tahir Nursaçan Bey’e…

 

Neden “Cumhuriyet Odası” değil de “Osmanlı odası”?

 

Merak etmeyiniz, her yazımın sonunda bu soruyu sorabilecek kadar yerim var…

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —