MUSTAFA CENGİZ

Tarih: 20.02.2026 14:06

DERDİNİ ANLATMAYAN DERMAN BULAMAZ!...

Facebook Twitter Linked-in

Eğer hasta olmak istemiyorsan...

Duygularını anlat....

Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular gastrit, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar.

Zamanla, duyguların bastırılması kansere dönüşür. Öyleyse, sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız!

Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel birer terapidir!

Eğer hasta olmak istemiyorsan...

Karar Vermelisin....

Kararsız kişi güvensiz, endişe ve ıstırap içinde olur.

Kararsızlık, sorunları, endişeleri ve çatışmaları çoğaltır.

İnsanlık tarihi kararlardan oluşur.

Karar vermek, diğerlerinin kazanması için

Vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir.

Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanıdırlar.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...

Olduğundan Farklı Yaşama....

Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir.

Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir. 

Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur. Kaderleri ilaç, hastane ve acıdır.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...

Kabullen...

Reddecilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır.

Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır.

Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar.

Eleştirileri kabullen. Bu bilgelik, akıllılık ve terapidir.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...

Çözümler Bul...

Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler.

Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler.

Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı.

Arı ufacıktır fakat varolan en tatlı şeylerden birisini üretir.

Biz ne düşünüyorsak oyuz.

Olumsuz düşünce, hastalığa dönüşen negatif enerji üretir.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...

Güven.....

Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz, açık değildir, derin ve sağlam ilişkiler geliştiremez, gerçek arkadaşlıkları nasıl kurabileceğini bilemez.

Güven olmadan, bir ilişki de olamaz.

Güvensizlik sendeki inancın azlığıdır.

Eğer hasta olmak istemiyorsan...

Hayatı Üzgün Yaşama....

Mizah. Kahkaha. Huzur. Mutluluk.

Bunlar sağlığı güç verir ve daha uzun bir yaşam getirir.

Mutlu kişi yaşadığı çevresini geliştirir.

“İyi mizah bizi doktorun elinden korur”.

Mutluluk sağlık ve terapidir

A.Ş.İZGÖREN

**

"ÇOK YAZIYORSUN" DİYORLAR…

Bana "Çok yazıyorsun" diyorlar.

Bir insana "Sen çok yaşıyorsun, artık öl" denir mi? 

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

**

HER İNSAN ÖLECEK YAŞTA

Bir şey yap. Güzel olsun. Çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle. Dilin mi dönmüyor? Güzel bir şey gör. Veya güzel bir şey yaz. Beceremez misin? Öyleyse güzel bir şeye başla, ama hep güzel olsun. Çünkü "Her insan ölecek yaşta" geç kalmayasın. 

ŞEMS-İ TEBRİZ-İ

**

EN ACIMASIZ...

Suskunluğun en acımasız olduğu zamanlardayım... 

ATTİLA İLHAN

**

HAVAYI BAHANE ETME!

İnsanların birbirine yaşattığı soğukluğu

Ne Aralık, Ne Ocak

Ne Şubat yaşattı insanoğluna..

Soğuksa günler, İnsanlar soğuktur 

Havayı bahane etmeyin boşuna..

MURAT BOZOĞLU

**

NİTELİKSİZ İNSANLAR!

İki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış şöyle ki; "Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."

Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:

· Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.

· Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.

· Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.

· Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.

Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...

Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin “kendilerine güvenleri” müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.

Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayanlar ise “en alçakgönüllü” deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.

Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı: “İşinde çok iyi olduğuna” yürekten inanan ‘yetersiz’ kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!

Ancak bu ‘cahillik ve haddini bilmeme’ karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.

‘Eksiler’ kariyer açısından ‘artıya’ dönüşür. Sonuçta, ‘kifayetsiz muhterisler’ her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler…

Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında ‘fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler... Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da ‘ihtiras eksikliği’ ile suçlanırlar..."

N'olur fazla mütevazi olmayın!...

"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...

Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".

Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum: “Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.” *Beceriksizlerden alıntıdır*

**

UZAKLARDA...

"Ben uzaklarda olmalıyım, çok uzaklarda..

Acılar unutulduktan sonra dönmeliyim..."

BEHÇET NECATİGİL

**

KULAĞA KÜPE...

Tanışmak başkadır, tanımak başka.

Anlamak başkadır, anlaşmak bambaşka.

Birine sahip olmak istiyorsan, ona kelepçe değil, kanat takacaksın... Uçabildiği halde hâlâ senin yanındaysa senindir...

**

İNAT ETMEYİN...

Hayat ile çok da inatlaşmamak gerekir. 

Varolan ile mutlu olmayı becerebiliyorsan, 

işte o zaman hayat da sana gülümser...

**

SON DİLEĞİM...

''Dünyaya bir daha gelirsen nasıl bir hayat isterdin 

sorusuna kim ne derdi bilmiyorum ama, 

ben aynı ananın evladı olmak isterdim.'' 

ATAOL BEHRAMOĞLU

**

BİR KUŞ KADAR...

Bir kuş kadar olamadım,

iki kanat bulamadım...

HAYDAR ERGÜLEN

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —