Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 30.12.2022 14:10

DEĞİŞİM ve UYUM

Facebook Twitter Linked-in

Darwin'in; “en iyi uyum gösterenin yaşamını sürdürmesi” (survival of thefittest) diye özetlediği “Evrim Yasası”, sadece biyolojide değil, her alanda ve özellikle iktisatta geçerlidir. 

***

Böyle olduğu için dünyada refah hep artıyor. Çünkü zayıflar elenince, ortaya daha uyumlulardan kurulu bir iktisadi, ekonomik sistem çıkıyor. 

***

Bu sebeple ben de “yaşam kötüye gitmez, hep daha iyiye gider” diyorum. Bunu, merhum ustamız Çetin Altan; “Enseyi karartmayın, insanlık geriye gitmez!” diye özetlemişti.

***

Dünyada, “siyasal İslam’ın” çöküşü de buna güzel bir örnek… 1400 küsur öncesinin“örf” ve “adetlerini”, toplumsal hayatını günümüze taşımak isteyenler maçı kaybetti… Bunu fark edenler, çağa uyum sağlayanlar ayakta kalacak, sağlayamayanlar tarih sahnesinden silinip gidecek.

***

Tarihin hiçbir döneminde insanlar bugünkü kadar yüksek bir hayat seviyesinde yaşamamıştır. Bundan sonra gelecek nesiller de bizden daha müreffeh yaşayacaktır, kuşkusuz.

***

Tabii, değişime ayak uyduranlar için geçerlidir bu öngörüm. Ayak uyduramayanlar ya tamamen elimine olacak ya da yerlerde sürünecek. Bu, ticarette de böyle… Mesela, pandemi, kargo ile satışı gündemimize taşıdı… 

***

Bazı tanıdıklar, az çok kargo ile satış yapıyor. Yıllar öncesi, Darwin’in “uyum sağlayanlar hayatta kalacak!” sözünü bir pastırmacı dostuma söylediğimde, hayret etmiş, beni onaylamıştı… Her karşılaştığımda; “Abi, şu sözü bir daha tekrar et!”, der… O da, hatırı sayılır biçimde, kargo ile pastırma sucuk satıyor.

***

Mesela; “Home Office” denilen “evden çalışma” da bu cümleden. Lisanın ve bilgin yetiyor, bir de bilgisayarın varsa ABD ya da Avusturalya’da bir firmaya, Türkiye’de ki evinden hizmet verip para kazanabilirsin… Şahsen benim bunu yapan çok tanıdığım var… 

***

Tabii, bu satışın anahtar kelimesi, “güven”. Öyle ya, alıcı Kayseri’de değil ki, kötü malını getirip kafana çalsın… Bu sefer, yeni sisteme uyum sağlayamayanlar, “güvenilir” olanlar tarafından elemine ediliyor. Tabii, bu tür “dolandırıcıları” dikkate alan aracılar, “müşteri memnuniyeti” bilgisini almadan, satıcıya bedeli ödemiyor. Yani, sistem, tüketiciyi de garanti altına alabiliyor; otokontrol sağlıyor. 

***

Öyle ya; birisini bir ya da bilemedin iki kez kandırabilirsin. Sonunda aldanan, sen olursun, doğal olarak. Yani, “aynı suda iki kez yıkanamazsınız”. Zira durgun suda bile su aynı su değildir… Mesela, “Babamız!” merhum Süleyman Demirel; “Dünün güneşinde bugünün çamaşırı kurutulamaz!” derdi… O nedenle; Diyalektik süreç, günümüzde de geçerli; gelecekte de geçerli olacak. 

***

Hemen bir bilgi notu düşmek istiyorum: CharlesDarwin’i (1809-1882) kötülemek, evrimi tu kaka göstermek için söyledikleri; “güçlü olan ayakta kalır” sözü tamamen uydurmaymış. Böyle bir sözü yokmuş. Yani; “en güçlü”(thestrongest) demiyor, “en uyumlu” (thefittest) diyormuş.

***

Bir de Nazizm’e ilham veren, HerbertSpencer (1820-1903) tarafından kuramsallaştırılan, “Sosyal Darwinizm” olarak adlandırılan, felsefi akımla Darwin’in bir ilgisi yok. Zira Darwin, evrimin “biyolojik” yanı ile ilgilendi... Spencer bunu, toplumsal hayata uyguladı. Önemli bir filozof olduğu muhakkak. İkisi de İngiliz

***

Evrim, bir doğa yasası… Hayatın bir gerçeği. Nasıl yerçekimi varsa, nasıl normal şartlar altında bir mol gazın hacmi nasıl 22,4 litre ise, evrim de bunlar gibi gerçek… 

***

Bu konuda; Çağrı Mert Bakırcı’nın;“50 Soruda Evrim” kitabını hararetle tavsiye ederim. “Evrim Ağacı” adını taşıyan sitesinin adresi ise şu: evrimagaci.org/

***

Hatırlar mısınız merhum Çetin Altan da, sürekli; “Enseyi karatmayın. İnsanlık geriye gitmez!”, derdi. Deyince de; “Vurun Allahsız komüniste!” der, hücum ederdik. Oysa“Allah’tan umut kesilmez!”, “Yarın bugünden daha güzel olacak!” sözleri de bu cümledenmiş. 

***

İsterseniz, yine Cansen, Üstadımızdan mülhem bir doğruyu daha vereyim. Bunu yönetenler, işadamları, üreticiler, tüketiciler kafalarının bir yerine yazsınlar, şayet ayakta kalmak istiyorlarsa: İş hayatında ayrıcalık tanınanlar, çürükler, zayıflar “genel verimi” düşürür. Düşünce de fiyatlar genel seviyesi artar yani “enflasyona” neden olur. Haliyle, “piyasa”, “kalite”, “fiyat” falan da kalmaz.

***

Bakınız, “bir şey öyle olacak olduğu için öyle oluyor!” Dikkat edin Kayseri’de, batan, bugün esamisi dahi okunmayan firmaların çoğu dönemin iktidarlarına çok yakın olanlardı. Bunlar aynı zamanda, siyaseti “finanse” ettiler. Sonucu önceden belli ihaleler aldılar. Çoğu yok olup gittiler…

***

Üstadımız yazısını ünlü “Son söz”ü ile bitiriyorum: “Yarının sorunlarını, yarının teknolojisi çözer’”

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —