Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 18.01.2024 11:13

DEDEMAN PARKI

Facebook Twitter Linked-in

Geçenlerde bir nebze söz etmiştim… “50 Yıl Dedeman Orta Okulu” yıkılmış, oturduğu yaklaşık 6 dönüm alan parka çevrilmiş; aynı alanda bulunan “Nazmi Toker Orta Okulu” korunmuştu… Restore edilen okul da kültür ve sanat merkezi olarak kullanılacak.Peşinen söyleyeyim, peyzaj çalışması devam eden park ve okul güzel olmuş. Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu’nu kutluyorum… 

***

Çok önce, “katlı otopark” yapılacağı söylenen alana; “bunu yapmayın, zaten beton yığınına dönmüş bölgeye güzel bir park yapın!” uyarısı yapmıştım birkaç kez bu köşede… Düzenlemede, şayet bunun da etkisi olduysa çok mutlu olurum. Neyse, konumuz bu değil.

***

Neredeyse her gün geçtiğim ama sağlık nedeniyle altı aydır uğramadığım bu bölgeden geçenlerden ilk defa geçtim… İnanamadım gözlerime, güzel bir mekan çıkmış ortaya… Sanki, çöl ortasında bir vahaOrta Okul da biblo gibi oturmuş… Keşke, aynı alanda bulunan, çok önceleri yıkılan “kömürlük mektebi” ya da “Ticaret Lisesi” de korunsaymış… O okul da biblo gibi, taş işçiliğinin güzel örneklerindendi.

***

İç Kale surlarının Sivas Kapısı (Atatürk Evi girişi) girişinin sol yanında bulunan Mimarsinan İlk Okulu, Meydan Düvenönü arası sur dibinde bulunan Cumhuriyet İlk Okulu, Etiler İlk Okulu ve Vilayet binası katlettiklerimiz binalar arasında… Biblo gibi taş binaydı bunlar. 

***

Keşke bunları da koruyabilseydik. Allah’tan, Gazi Paşa Okulu korundu… Onu da, okuduğu okul olması nedeniyle, Hacı Boydak restore ettirmişti. Ama toplumda “koruma bilinci” oluşmayınca, sonuç böyle oluyor… Önüne gelen isim ve yapıyı yıkıp geçiyoruz. Artık, geri gelmez bunlar… Neyse…

***

Bir kez yazmıştım, bir defa daha yazıyorum… Bu parka, “Mehmet Kemal Dedeman Parkı” ismi verilmesi, bir yere de bir plakete, merhum Kemal Bey’in özgeçmişinin yazılması doğru olur… 

***

İkincisi, “Kültür ve Sanat Merkezi”ne dönüşecek ortaokulun da “Nazmi Toker Kültür ve Sanat Merkezi” denmesi, yakışandır. Zira bu okul, rahmetlinin vasiyeti üzerine, kendi parası ile varislerince yaptırtılmıştı. 1958 ya da 1959 olacak… İsimleri korursak“ahde vefa duygusunu” köreltmemiş ve örnek oluruz. Aksi taktirde isminin baki kalmasından endişe edecek birisi, ne diye hayır yapsın ki?Mesela, böyle bir zihniyetin egemen olduğu bir yerde, kendi ve ceddim adına hiçbir hayır ve hasenatta bulunmam… Öyle ya, nasıl güveneceğim ki?

***

Kemal Dedeman(1903-1988), yakın zamanda vefat ettiği için bilinen birisi… Nazmi Toker’e (1875-1956) gelince, MilliMücadele’ye katılmış asker ve idareci. Kayseri Vali ve Belediye Başkanlığı yapmış (1933-1936). Bizim sağcılar merhumu çok küçümser, “bastonunu dokundurduğu” yeri yıkarlardı, derler. Örnek olarak da, Kapalı Çarşı’nın sokaklarının üstünü açtırdığını söylerler. Doğrudur. Ama neden?

***

Çarşı’nın bazı yerleri yıkılmış. Yıkılınca, “maili inhidam” nedeniyle, diğer yerleri de belediyece yıktırtılmış… Acaba sağlam olan yerler, yıkılamaz mıydı? Olabilir… İtirazım yok…

***

Ama Nazmi Bey, bir şey daha yapmıştı… Hem de çok önemli… Ülkemizde, Ankara gibi birkaç il dışında“imarın”“i”si bilinmezken, merhum,Kayseri’ye, bilinen ilk “İmar Planı”nı yaptırtmış; bu plan da literatüre“Çaylak Planı” olarak da geçmişti…

***

“Çaylak” ismi, müellifin soyadına izafeten verilmiş. Müellifi de hemşerimiz, Tavlusunlu, “şehircilik uzman”Burhanettin Çaylak… Bununla ilgili Prof. Dr. Suat Çabuk’un çok güzel bir makalesi var. İnternetten PDF formatına erişebilirsiniz. Özellikle belediyemizim imar dairesinde çalışanlara tavsiye ederim… Bunu da bana, ilk defa Hüseyin Cömert Hocamız anımsatmış ve sanırım Kayseri’de ilk defa ben, konuyu köşeme taşımıştım… 

***

Tavlusun, deyip gelip geçmeyin. Çok önemli bir yerleşim yeri… Sanatkârı ve bilimcisi bol bir yöremiz… İkinci Belediye Başkanımız Tavlusunlu Mehmet Ali Efendi(1881-1901), onun kardeşi ikinci Belediye Başkanımız Doktor Mustafa Hilmi Bey(1901-1906) ve Mehmet Efendi’nin kızı tarafından torunu, Prof. Dr. Y. Mimar CevadLeman Tomsu(1913-1988) buralı…

***

MerhumeLeman Hocamız, ülkemizin “ilk iki” kadın mimarından birisi… Mimarsinan Üniversitesi Mezunu (Devlet Güzel Sanatlar Akademisi, 1934),İTÜ’den emekli… Mezuniyet tarihi, 1934…Ünlü mimar Emin Onat’ın asistanı… 

***

Leman Hanım, ailesinin geldiği yere bağlılığını, “Tomsu”soyadı ile perçinlemiş. Bu, Tavlusun meydanının halk arasında adıymış. Bunu da bana yine Hüseyin Cömert Hocamız anımsatmıştı…

***

Mimarlar Odası çok güzel bir biyografi hazırlamış Tomsu ile ilgili… Yıllar öncesi, Kayseri Mimarlar Odası’na başvurdum kitap için. Bırakınız kitabı, Leman Hocamızdan bile haberleri yoktu… Bunun üzerine Şükrü Karatepe Hocamızı aradım, Ankara’dan. Sağ olsun, o da temin edip bana göndermişti. 

***

TomsuHocamızın, Kayseri’de önemli bir eseri var… Eski Halkevi… Şimdiki Büyükşehir Şehir Tiyatrosu1930’lu yıllarda proje yarışması ile ortaya çıkmış bu eser… Gel zaman, git zaman, Sahabiye Dönüşüm Projesi kapsamında bu adayı yok etmek istedi,Büyükşehir... Başkan da Özhaseki

***

Sık sık“Ben!” diyorum, bağışlayın… Karşı çıktım; hikayeyi anlattım, birkaç kez… Buna rağmen; Büyükşehrin bir üst düzey yetkilisi, telefonda bana; “Yıkalım da gör!” demişti. Ben de; “Yık da görelim!”diye karşılık vermiştim. Bunun tanıkları var… İşin garibi bu arkadaş “Çevre Bakanlığı”nda, Özhaseki bakanken,“Koruma Genel Müdürü” olmuştu… 

***

Mustafa Çelik Başkan oldu… Birkaç kez konuyu değindim, “yapmayın etmeyin, tarihe, kent hafızasına saygılı olun!”, dedim. Nihayet yeni Başkan,Vali Konağı, eski Kız Orta Okulu ve eski Kız Enstitüsünün bulunduğu adanın korunacağı müjdesi verdi… Umarım, bir mühendis, bir akademisyen olan Palancıoğlu Başkanımız da Kemal Dedeman ve Nazmi Toker isimlerini yaşatır. Güzel eserlere de bu yakışır.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —