Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 25.10.2023 11:00

CUMHURİYETİMİZ 100 YAŞINDA...

Facebook Twitter Linked-in

İktidarı ile muhalefeti ile“İktidar çalgısına ayak uyduranlarla”, “Cumhuriyet’in 100. Yılını” kutlama gibi gayreti, cehdi göremesek de biz kutlamaya devam edeceğiz… Yok öyle, biz Cumhuriyeti, “ıspanak fiyatına” pazardan almadık. “Kanla irfanla kurduk!”

***

Cumhuriyet’in kıymetini bilmeyenlerin “Zeytindağı”nı okumalarının tam zamanı.“Zeytindağı”, Birinci Dünya Savaşı’nda Arabistan Cephesinin son yıllarını anlatan ilginç bir anı kitabı... Yazarı, Falih Rıfkı Atay... Atay’ın eşsiz bir üslupla anlattıklarını anılan, içinize sindire sindire defalarca okumanızı tavsiye ederim…

***

93 Harbi diye bilinen 1878 Osmanlı- Rus Harbi’nin Rumeli cephe gerisini anlatan “Zağra Müftiisü’nün Hatıraları” ile Kafkas cepheni anlatanMehmet Arif Bey’in , “Başımıza Gelenler” isimli anılarını da... Biliyorsunuz, ilkinin başkomutanı Gazi Osman Paşa, diğerinin ki Gazi Ahmet Muhtar Paşa.

***

Bu ve benzeri eserleri okudukça, Cumhuriyetin kıymetini ve kazandırdıklarını daha iyi anlarız.

Cumhuriyet’e sahip çıkmanın ve onu korumanın ne kadar gerekli olduğunu da...

***

Mukaddes Toprakları, “Gavura” karşı korumaktan başka bir amacı olmayan Anadolu çocukları, İngilizlerle işbirliği yapan ‘Arap Egemenleri’ninsayısız ihanetine uğramış.. Ve bu çocukları çöle ve iskorpite yedirmişiz... Ama buraları, “Türk gibi terketmişiz”...

***

Artık Birinci Harp bitmiş, harap ve bitap düşmüş Ordu geri çekilmeye başlamış... Tren her uğradığı istasyonda acı, gözyaşı ve umudun bitişini bırakıyor Gerisini Falih Rıfkı’dan dinleyelim:

İstasyonda bir kadın durmuş, gelen geçene; “Benim Ahmed’i gördünüz mü?” diyor Hangi Ahmed’i? Yüzbin Ahmed’in hangisini?

Yırtık basmasının altından kolunu çıkararak, İstanbul yolunun aksini göstererek; “Bu tarafa gitmişti!” diyor. O tarafa, Aden’e mi, Medine’ye mi, Kanal’a mı, Sarıkamış’a mı, Bağdat’a mı?

Ahmed’inibuz mu, kum mu, su mu, iskorpit yarası mı, tifüs biti mi yedi? Eğer hepsinden kurtulmuşsa, Ahmed’ini görsen ona da soracaksın, “Ahmed’imi gördün mü?”

Hayır... Hiç birimiz Ahmed’ini görmedik. Fakat Ahmed’in her şeyi gördü. Allah’ın Muhammed’e (Hz) bile anlatamadığı cehennemi gördü!..(...)

***

Cemal Paşa artık ordu komutanı değildir. Mütareke yakındır. Artık harbe niçin girdiğimiz tartışılabilir… Arkadaşım Y.K.[Yakup Kadri] bahriye çatanası içinde Büyükada’ya giderken sordu, Paşanı, söyler misiniz, bu harbe niçin girdik'?” Ve üç dürt yıl, İçinde bunalttığı nefesi boşaltmış gibi oflayarak bekledi. İşte cevap; “Aylık verebilmek için!”

Ve ilave etti;” Hazine tamtakırdı. Para bulabilmek için ya bir tarafa boyun eğmeli, ya öbür tarafla birleşmeli idik.”

***

Eveeet... Hikaye işte böyle... Nasıl, beğendiniz mi?

Hikayenin devamını Çetin Altan’dan dinleyelim:Sonuçta, İttihatçılar Almanları tercih etti... Ve bunlarla birlikte Birinci Dünya Harbi’ne girdik... Alman İmparatoru 2. Wilhelm’in verdiği beş milyon altın karşılığı...

***

Bizde hikayeyi noktalayalım:

Beş milyon altını Almanya, babasının hayrına vermedi... 1917 Bolşevik yani Komünist İhtilali’nin destekleyicisi ve finansörü Almanya, Boğazlar’dan Çarlık Rusyası’na, İngiliz ve Fransız yardımının gitmesini istemiyordu... Bunun için Osmanlı’nın, başında istemeseler bile, harbe girmesi şart olmuştu. Bilindiği gibi İngiltere ve Fransa, Çarlık Rusyası’nınayakta kalmasından yanaydı vs...

***

İlginç bir hikâye değil mi? 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —