Menü Kayseri Gerçek Haber
İBRAHİM PEKBAY

İBRAHİM PEKBAY

Tarih: 05.11.2020 13:21

CİN OLMADAN ŞEYTAN ÇARPMAK…

Facebook Twitter Linked-in

Bir işi yapmak değil…
Bir işi yönetmek esastır…
Seri üretimlerde çalışanlar, üretimin ancak bir aşamasında görev alır ve o aşamanın
inceliklerini bilir ve yaparlar. Ancak tamamını yapmak, yönetmektir…
Yönetmek için önce bilgi almak, öğrenmek ve sonrasında da deneyim sahibi olmak
gerekir ki, yönettiğin işi başarı ile yerine getirebilesin…
Bugün Türkiye’nin içinde bulunduğu en büyük sorun, ekonominin yönetilememesidir.
Ekonomi çökmüştür, yönetilememektedir ve gittikçe de çöküş devam etmektedir.
Çöküntüyü “Tek adam” ve etrafındakiler daha da berbat etmektedir.
Neden?
Çünkü bilgi yok…
Deneyim yok…
Bir kör dövüşü içinde ekonomi yönetilmeye çalışılıyor ve işin acı tarafı, iktidarı
kaybetmemek için milletin gözünden kaçırılmak istenen uygulamalar ile günü gün ederek
geçirmeye çalışıyorlar…
Elbette bu böyle sürüp gitmez ve ekonominin tekeri bir yerde gümler, yolda kalır…
XXX
Bir deyişimiz vardır, bilirsiniz…
“Cin olmadan şeytan çarpmaya kalkışmak” diye…
Anlamı, beceremeyeceği işleri, beceririm diye ortaya düşmek ve yapmaya kalkışmaktır…
Tüm ekonomi bilimcilerin de dediği gibi, ekonomi emir-komuta zinciri içinde
yönetilemez.
Piyasanın gereği neyse, o gereğin yerine getirilmesi ve bu arada piyasanın güvenli olması
zorunludur. Birçok şart içinde hukuk kurallarına uygun davranmak da işin başıdır.
Cin kim derseniz, hemen cevap vereyim…
Bağımsız davranması ve yönetilmesi gereken TCMB’nı avucunun içine alıp yönetmeye
kalkışan beceriksiz, deneyimsiz ve de bilgisiz damat bakan…
Bakın ne oldu…
TCMB’sı 2 Kasım 2020 tarihinde 2020-65 sayılı basın bülteni yayınladı…

Bildiride aynen şöyle diyordu…
“Likidite yönetimi kapsamında atılan sıkılaştırma adımları çerçevesinde, 3 Kasım 2020
tarihinden geçerli olmak üzere Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bünyesinde
faaliyette bulunan Bankalararası Para Piyasası’nda bankaların borç alabilme limitleri
(BAL) sıfırlanmış, Açık Piyasa İşlemleri kapsamında Türk lirası cinsi kira sertifikaları
karşılığında kotasyon yöntemiyle gerçekleştirilen gecelik vadeli repo işlemleri
durdurulmuştur.
Fiyat istikrarı ve finansal istikrar hedefleri doğrultusunda para politikası ve likidite
yönetimi çerçevesinde gerekli tüm araçlar kararlı bir şekilde kullanılmaya devam
edilecektir.”
İşte bu karar, “Cin olmadan şeytan çarpmaya kalkışmak” ile eş anlamlıdır…
Vatandaş bu kararı okusa bile, ekonomik deyimler ile yoğrulmuş açıklamanın ne anlama
geldiğini anlaması mümkün değildir. Ancak sektörün içindekiler anlayabilir.
Ancak halkın bilinmesi gerekken önemli bir karardır, sonucu kendi cebine
yansıyacaktır…
Şimdi biz bu kararın Türkçe açıklamasını verelim…
TCMB’sı, bankalar arası piyasa yoluyla çeşitli kanallardan bankalara TL likidite (Para
akışı, diğer bir deyişle kredi) sağlar…
Bu kararla TCMB’sı TL fon borçlanma limitlerini sıfırlayarak, bankaların daha yüksek
maliyet ile borç almaya zorlamasıdır.
Şimdi gelelim “Şeytan çarpma” noktasına…
Bu uygulama ile TCMB’sı gerçek politika fazini yükseltmeden gayrı resmi ve arkayı
dolanıp üç puan alma çabası içinde piyasadaki faiz oranlarını yükseltmesidir. Bir başka
deyişle, TCMB’sını devre dışı bırakarak faizleri yukarı çekmektir.
Yarın bir gün çıkıp diyecek ki cin olmaya heveslenen ve şeytan çarpmaya kalkışan damat
bey…
“Faiz yükseldi, enflasyon da yükseldi ama ben yapmadım, bankalar yaptı…”
Bankalar faizi artırırsa ne olur? Çok mu önemli?
Ekonomi açısından elbette önemli var. Faiz arttığında parası olan, bankaya parasını
yatırır. Bu şekilde nakit para toplayan bankanın, parayı bir şekilde satması gerekir ki,
faizini ödeyebilsin.
Diğer yandan paraya ihtiyacı olan yatırımcı para arıyordur, o da bu paraya talip olur.
Ancak bankanın para toplarken yüksek faiz uyguladığı için, satarken de elbette faizi daha
yüksek olacak ki bankacılık faaliyetinden dolayı ticaret yapabilsin, para kazansın.
Bu şekilde para talep edenin satın aldığı (Kredi) paranın da maliyeti yüksek olacaktır.
Yani “Faiz” paranın fiyatıdır bir anlamda…
Sonucunda üretici bir süre mal satmayı ve mal almayı durdurur ki, bu da piyasanın
durması, üretimin azalması, ardından kârlılığın düşmesi, masrafların olası kâr miktarı

içinde karşılanamaması durumunda, işsizliğe giden yolun açılmasıdır. Çükü üretimdeki
maliyet girdilerinde işgören giderleri önemli bir yer tutar.
Konuyu banka açısından bakarsak, banka piyasadan stın aldığı parayı satamazsa, paranın
bedelini, yani faizini ödemekte sorun olacaktır ki, bankanın faaliyetini, geleceğini
olumsuz yönde etkiler.
TCMB’sının söz konusu kararı, elbette siyasi bir karar ama…
Ben yapmadım başkası yaptı diyerek suçu birilerine yönlendirmesidir…
Yani?
Hem bilmiyorsun…
Hem en ufak bir deneyimin yok…
Hem de cin olmadan şeytan çarpmaya kalkışıyorsun…
Maşallah…
Dipnot: Elbette ekonomide faizin önemi bu kadar kısa anlatılamaz. Ancak ben burada
alınan kararın piyasaya etkisinin ne olacağını vurgulamaya çalıştım en basit ve anlaşılır
olarak.”


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —