Pınarbaşı seçimlerine dair yaşananları iyi kötü sanırım herkes biliyordur.
Yaklaşık 20 günlük süreçte ne kadar “Olmaz bu kadarı da“ dediğimiz ne varsa oldu ne yazık ki.
MHP Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin yıllardan bu yana süren ve Kemal Kılıçradoğlu’nun genel başkanlığı döneminde de zirve yapan ve halende Özgür Özel’in genel başkanlığı döneminde de süregelen söz düelloları devam ediyor.
Bunun doğal olarak tabana yansımaları da maalesef olumsuz.
DEDİ Kİ… DEMİŞ Kİ…
Süreci herkes biliyor.
Bu nedenle 31 Mart Yerel seçimleri öncesinde, sonrasında ve geldiğimiz nokta itibarı ile karşılıklı “Dedi ki… Demiş ki” bölümüne girmeden son silahlı saldırı olayı akabinde yaşananlar ve bu süreçten sonra ki söylemlere bir bakmak lazım.
İki partinin vekili de karşı karşıya geldi bu süreçte.
İl başkanları, İlçe yönetimleri, belediye başkan adayları, meclis adayları ve genel manada da Pınarbaşı ilçe halkı bölündü.
Çok sayıda spekülasyon yaşandı ve halen de yaşanmaya devam ediyor.
HERKES AYAĞINI DENK ALSIN…
Hafta sonunda Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri İl Başkanlığı İl Danışma Kurulu Toplantısını İl Kültür Müdürlüğü toplantı salonunda yaptı.
Toplantıya uğradığı saldırı sonucu Kayseri Şehir Hastanesi’nde tedavisi devam eden Şerafettin Bahadır’ın oğlu Bahtiyar Bahadır ve kızı Gülseren Bahadır’ın katıldı.
Cumhuriyet Halk Partisinin geçtiğimiz hafta sonu yapılan İl Danışma Kurulu Toplantısına Pınarbaşı'nda yaşanan olaylar damga vurdu.
CHP İl Başkanı Feyzullah Kesin, Cumhur İttifakı ortaklarının konuyla ilgili açıklamalarına tepki göstererek, 'Vicdansızlık yapmayın. Bu olayı bir kere kınayın, yazıklar olsun' dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ise, “Herkes ayağını denk alsın…”dedi.
“12 Eylül’ün kalıntıları hala Kayseri'de mevcuttur” diyen Milletvekili Aşkın Genç, “Kayseri'nin huzurunu bozmasınlar. Bir kere işler raydan çıktığı zaman kimse bunun altından kalkamaz” ifadelerini kullandı.
Gelinen gerilim dolu günler sonrasındaki nokta bu.
Son derece düşündürücü.
Kelimeler daha özenle seçilmeli…
KESKİN SÖZLER…
İl Başkanı Feyzullah Keskin, hep sağduyu çağrısı yaptıklarını ancak yetmediğini belirterek, ‘Biz bize düşenin fazlasını yaptık.
Yetmedi.
Çakallar, kendilerini delikanlı gibi görenler, maalesef kızının yanında Şerafettin kardeşimizi öldüresiye kadar dövüp, kurşunladılar.
Söylenecek o kadar çok şey var ki.
Sağduyulu davranıyoruz, sevincimizi yaşamıyoruz.
Huzur bozulmasın diye uğraşıyoruz.
İtler gidiyorlar, arkadaşımıza saldırıyorlar.
Basın açıklamasında acımıza rağmen sağduyulu davranırken, maalesef Cumhur İttifakı ortaklarındaki yapılan açıklamalar o kadar acı ki yaramızı kanatmaya çalışıyorlar.
Derinleştirmeye çalışıyorlar.
Basın açıklaması yapıyorum.
Açımızı içimize atıp, sağduyu çağrısı yapıyorum, Cumhur İttifakı'nın küçük ortağı benim ne açıklama yaptığımın farkında değil, açıklama yapıyor.
Ne dediğimin farkında da değil.
O yetmiyor.
Büyük ortağı da küçük ortaktan daha çok bunu savunuyor.
Vicdansızlık yapmayın.
Bu olayı bir kere önce kınayın, kınayın, yazıklar olsun.
Orada ölümle mücadele eden bir insan var.
Önce kınayın ondan sonra ne diyecekseniz, siyasetinizi yapacaksanız yapın.’ dedi.
Evet… Kantarın topuzu biraz kaçmış.
Başkanın son dönemde yaşadığı üzüntü ve sıkıntılar malum.
ACIMIZI HAFİFLETİYOR MU?
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç’te konuşmasında genel manada şu ifadelere yer verdi: “Türkiye'nin 412 tane belediyesini kazandık.
Ama ne yazık ki Kayseri'de Pınarbaşı seçimleri bitmedi.
İkinci kez yine kazandık. Yine bize o mutluluğu yaşatmadılar.
Canımız, kardeşimiz, kıymetlimiz, Şerafettin Bahadır'a, hunharca bir saldırı gerçekleştirildi.
Biz zannediyorduk ki bu saldırılar, bu pusular 12 Eylül'le beraber bitmişti. Kayseri'de bir daha yaralılarımız, şehitlerimiz olmaz demiştik.
Ama ne yazık ki 12 Eylül’ün kalıntıları hala Kayseri'de mevcuttur. Canlarım burada.
Onlara karşı sorumluluklarımız var.
Bu olayın, bu tehditlerin olduğu aşikarken keşke emniyet güçlerimiz, Kayseri'yi yönetenler bunun tedbirlerini keşke daha önceden alabilmiş olsalardı.
Bize dedikleri, ‘Bir başvuru yok. Bir dilekçe yok.’ Ama bu dedikodular sahada konuşuluyorsa, alanda konuşuluyorsa keşke tedbirlerini alabilmiş olsalardı. Ama bu saldırıyı gerçekleştiren canilerin aynı gece yakalanmış olmasından da mutluyuz.
Acımızı hafifletiyor mu? Hafifletmiyor.
Üzüntümüzü hafifletiyor mu? Hafifletmiyor.
Ama en azından yakalandılar.
Adalete hesap verecekler. Ve biz de o adalet sürecinin takipçisi olacağız.”
SEVİNCİMİZ KURSAĞIMIZDA KALDI…
Duyduğu üzüntüyü ısrarla dile getiren Genç, “Bir daha Şerafettinlerin burnu kanamasın. Bir başkasının burnu kanamasın diye elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Ama bunu yaparken de bizleri uysal koyun zannetmesinler. Biz yeri geldiğinde ne yapacağımızı, geçmişte onlar biliyor. Herkes ayağını denk alsın. Kayseri'nin huzurunu bozmasınlar. Türkiye'nin huzurunu bozmasınlar. Bir kere işler raydan çıktığı zaman kimse bunun altından kalkamaz. Ben buradan tekrar en üst perdeden, bunu dikkate alması gereken herkesi uyarıyorum: Herkes ayağını denk alsın. Diyorum ya konuşacak o kadar çok şey var. Ama ne konuşma arzusu bırakıyorlar, ne o mutluluğu bırakıyorlar. Biraz önce sevgili İl Başkanımız ifade etti. Sevincimizi yaşayamadık, yaşatmadılar. Keşke o gece konvoyumuzu yapsaymışız, havai fişeklerimizi atsaymışız, davullarımızı, zurnalarımızı hep beraber çalsaymışız. Ben onun pişmanlığını yaşıyorum.” şeklinde sözlerini noktaladı.
Ne kadar kırgın olduğu ortada.
MHP’DEN CEVAP GECİKMEDİ…
Malumunuz bu açıklamalar akabinde MHP’den cevap gecikmedi.
Kalın: “Bu Leke Ülkücü-Milliyetçi hareketin üzerinde tutmaz!” dedi.
MHP Melikgazi İlçe Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, CHP Kayseri İl Başkanı Feyzullah Keskin'e tepki gösterdi.
Keskin'in Pınarbaşı'nda yaşanan adli bir olayı çarpıtarak algı yaptığını söyleyen Kalın, "Ne kadar zorlarsanız zorlayın, ne kadar çarptırırsanız çarptırın bu leke Ülkücü-Milliyetçi hareketin üzerinde tutmaz!" dedi.
Devamı da gelecektir.
Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu iki parti olan CHP ve MHP’nin böylesine karşılıklı söz düelloları ve Soğuk savaş manevraları ile hem kayıpları, hem de kaybettirdikleri zaman Türkiye için çok ama çok önemli.
Bu nedenle geleceğin Türkiye’nin iki önemli siyasi partisinin bir an önce yaşananları “Kan Davası”na döndürmek yerine aklı selim de uzlaşması ve bir an önce sağduyunun sesi olmaları şart.
Türkiye kan kaybediyor.
CHP ve MHP’nin uzlaşmaz tutumları nedeni ile de Türkiye ile ilgili Karanlık emelleri olanlar ülkemizde maalesef istedikleri “At Koşturuyorlar”
Kayseri’de önceki akşam yaşanan olaylar ve ülkeyi sığınmacılar sayesinde getirdikleri tablo ortada.
Cumhuriyeti kuran parti ve Milliyetçi kesimin ocağı bir an önce kırgınlıkları, küskünlükleri unutup daha önce 57. Hükümette olduğu gibi bir araya gelmeliler.
Aksi halde vatan-millet-bayrak edebiyatı ile bu işler olmuyor…