Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 06.01.2023 13:35

ÇEVRE DUYARLILIĞI

Facebook Twitter Linked-in

Kurak bir kış geçiriyoruz. Bir hafta sonra karakış girecek, zemheri girecek ama çok kurak bir dönem yaşıyoruz. Karakışta, neredeyse bir damla yağmur, bir tane kar düşmedi… Bu hayra alamet değil. Bu nokta, “iklim değişikliği” sonucu mu? Bilemiyorum…

***

Tabii, kurak gidişten en fazla rezervuarlı su yapıları da etkileniyor. Haliyle iç ve kullanma suyunu; elektrik üretimini de… Mesela, sezonu açan Erciyes için kar nasıl temin ediliyor? Yapay karlanma ile bazı pistlerin karlandığını biliyoruz… Bu nereye kadar sürdürülebilir?

***

Konuyu şöyle açayım: Tekir’de 100 kilometrenin üzerinde pistten söz ediliyor, bir kısmı aktif olmayabilir ama hatırı sayılır uzunlukta pist var… 50 metre genişliğinde, 50 cm kalınlığında ve bir kilometre boyunda bir pisti karla doldurmak için ne kadar su lazım? Bir metre-mikap sudan yaklaşık 1,3 mikap kar elde edersiniz. İşte size, bir ortaokul sorusu. Hesaplayın bakalım, ne kadar su gider.

***

Tabii, kuraklık elektrik üretimini de etkiliyor. Eylül 2022 sonu itibarıyla Yamula HES’den140 milyon kWh kadar elektrik üretilmiş. Oysa proje öngörüsü, yılda, 420 milyon kWh kadar. Bu durumda, 300 milyon kWh elektrik üretimi beklenirken, bunun yarısında kalındı.

***

Tabii, içme ve kullanma suyu ihtiyacını büyük ölçüde barajlardan elde eden İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi şehirlerde rezervlerin yüzde 30’lara düştüğü bilgileri var…

***

Tabii, çevreyi koruyamayınca; sera gazı salınımları inanılmaz ölçüde artınca, bunlardan daha nemlisi suyu “etkin ve verimli” kullanamayınca, gelinen son da kaçınılmazdır. 

***

Her yıl yaklaşık iki kez Tekir yaylalarını gezerim… Pınarlar, içme ve kullanma suyu olarak tesisler tahsis edilince habitatkurumaya başladı. Bir de bakmışsınız birkaç on yıl sonra burası çöle dönmüş ne hayvan ve ne de bitki kalmış. 

***

Tabii, bunca para harcandı, “ne yapalım?” diyecekler… Bu pınarların binlerce yıldır, ne tür bir işlev üstlendiğini bilmeden bunu söylemek çok kolay... Bir kere, açıktan akan pınarlar doğal çevreyi besliyorlar... Otların yeşerip büyümelerine, hayvanların otlanma ve su içmelerine yarıyor... Siz bu kaynağı kestiniz mi, doğal çevreyi de “ölüme” terk edersiniz...

***

Nitekim öylede olmuş, Kıranardıyaylalarında... Güzelim otlaklar kurumuş... Hayvanların su içeceği mekânlar kalmamış... Dolayısıyla hayvancılık azalmış... Bir de bu Yaylalarında çok güzel patates yetişirmiş... Su yok olunca patatesler de sizlere ömür...

***

Bir gezim sırasındaKıranartlı yaşlı bir amcaya rastlamıştım… Acı gerçeği söylemişti…  “Yukarı Başpınar, Aşağı Başpınar, Çeşmelik ve Yukarı Avgının pınarlarını kapattılar; belediyelere ve Komando Tuğayı’naiçme suyu için...”, demişti.

***

Devam etmişti: “Bundan senelerce öncesi Kıranardı’nın bu yaylalarında bir aya yakın süre ot biçilirmiş... Ot yığınları göğe yükselirmiş... Bu nedenle burasına Alaçayır denirmiş... Ama çayırlık hali kalmamış... Kıraç bir arazi ortaya çıkmış... Ot o kadar azalmış ki, gelip biçmeye değmezmiş! 

***

Erciyes tesisleri ve çevresinin olacağı da bu; hem de ta bağlara kadar. Pınarların içme ve kullanma suyu için bir “kaptaj”da toplanıp kapalı borularla habitattan çıkartılması yani pınarların açıktan akmasına engel olunması, bunu tetikleyecek... Dediğim gibi bu olay, doğal bitki örtüsünü besleyen su kaynaklarının bir anlamda yok olması demektir... 

***

Bir art niyet olmadan yapılan bu yanlış uygulamanın nelere mal olduğunu bizzat gördüm... Bu nedenle konuyu özellikle ilgililerin bilgilerine defalarca sundum. Taştan ses geldi ama onlar kulaklarının üstüne yattı…

***

İkinci tehlike ya da susuzluğun sonucu ise; Tekir yöresinin doğal bitki örtüsü ve toprak erozyonuna engel olan, arıların çiçeğinden yararlandığı, “keven”inölüme terk edilmesi. Olmadığı için sökümü de azalmış. Tabii, bu azalışta gaz ve güneş enerjisi kullanılması da etkili…

***

Şimdiki yönetim alınmasın… Zira kucaklarında buldular… Açıkça söylüyorum bunda, hesapsız, kitapsız yapılan Erciyes Projesibaşta gelen neden… Çok sordum ve bir türlü cevap almadım; Proje çalışmalarında, burasının “içme ve kullanma suyunu” temin babında bir sayfa çalışma var mı? Asla yok… 

***

Mesela, yapılması düşünülen ve bir kısmı yapılan, yedi adet olduğu söylenen çim sahaların sulama suyu nasıl temin edilecek?Yaklaşık 5 dönüm… Yedisi eder 35 dönüm… Günde en az iki kez sulamak gerekir… Mesela, ben, 100 metrekareyi aşkın çayırım için, bir kez suladığımda 1-1,5 ton su kullanırım. -Ki, nisanda başlar ekim sonunda sonlanır-. 

***

Siz, bu sahalara ne kadar su gider hesabını yapın. Haliyle, bağ ve bahçe sulama amaçlı, TekirGöletive su tutarsa,Öküz Çukuru Göleti kullanılacak… Tabii, doğal karlama için de…

***

Son söz: Pınarlar koruyalım... Doğal amacı dışında tüm kullanımlara yasaklayalım... Hatta içmesuyu amacıyla kapatılanları da doğaya salalım...  “Keven”i de, “çaylakları”da yani fauna ve florayı koruyalım. Su kanallarını rehabilte edelim; kuyuları/mahzenleri aktif; yeni imarda sarnıç zorunluluğu getirelim. 

O nedenle; Çevreyi korumak, doğal dokuyu korumak hepimizin görevi...  Bu konuda toplumun her kesimi duyarlılık göstermeli...  Gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakmak “farz” olsa gerek...

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —