Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 02.07.2021 11:24

CEVDET ÇAĞLA

Facebook Twitter Linked-in

Bu hafta besteci, kemani Ahmet Cevdet Çağla’yı konuk edeceğim. Çağla; 1900 yılında İstanbul’da doğdu. Yüz kadar eseri bilinen bestecimiz, 22 Şubat 1988 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

Babası Eşref Bey topçu yarbayı, ressam... Çok küçük yaştan itibaren musikişinas aile topluluğu içinde büyüdü, gerekli musiki zevk ve terbiyesini anne ve babasından aldı. Baba keman; anne Nazime Hanım piyano ve kız kardeşi ud çalarmış. Selma Hanımla evli olan Çağla’nın iki çocuğu var.

İlk musiki dersini komşuları olan Musullu Âma Hâfız Osman’dan aldı. Henüz yedi yaşlarında iken, zamanın alafranga keman üstatlarından Antonyadis’den de batı musikisi dersleri almaya başladı ve keman tekniğini ilerletti. Orta öğrenimini Bebek Frerler Okulu’nda yaparken okul orkestrasına girerek keman bilgisini ilerletti. 1916 yılında Maarif Nezareti tarafından musiki eğitimi yapması için Almanya’ya gönderildi.

Şed yollarını iyi bildiğinden, alışılmamış perdeleri kullanarak yaptığı sürprizli geçkileri ile tanındı. Yirminci yüzyıl Türk musikisinin en dikkate değer bestekârlarındandır. Geleneğe bağlı şarkı bestekârları arasında kendisine sağlam bir yer edinmiş, ustalıklı, başarılı, ifâdeli eserler besteledi. Klâsik geleneklere bağlı olmakla beraber, eserlerinde zevkli, yadırganmayan bazı yenilikler de uyguladı. (https://www.salihbora.com/)

***

Nazmi Özalp’in ifadesi ile; “Temiz icrâsı, klâsik uslûbu, eşlik etmedeki ustalığı, yaptığı taksimlerdeki üstün geçki tekniği ile “ geçen dönemin usta kemânilerinden ve usta bestecilerinden Çağla; “Klasik geleneğe bağlı olmakla beraber eserlerinde zevkli, yadırganmayan bazı yenilikler de uygulamış”. Aşağı yukarı her makamda orijinal eser veren merhumun, çok sevilen şarkılarından oluşan ufak bir güfte demeti sunmak istiyorum.

***

Güftelerden önce küçük bir parantez açmak istiyorum… Çağla’nın otuza yakın eserini defalarca dinledim; gerek Mustafa Bozyel ve gerekse de Ahmet Doğan Işık ile geçtik. Hatta Ahmet, bana Çağla’yı hatırlatan kişi... Önemini ilk defa ondan duymuştum.

Yine Ahmet, tamburi-besteci Tevfik Soyata Hocamızdan naklen; “Son dakikada gol atar!” değerlendirmesi yapmıştı. Hemen belirteyim, Talas Musiki Cemiyeti, Soyata Üstadımızın nezaretinde, “2021-2022” dönemi çalışmalarına, bu ay başlıyor. İlgilenenlere ve kayıt olmak isteyenlere duyururum.

***

Çağla’nın eserlerinde, melodi tekrarı ve “prozodi hatası” göremezsiniz. Tabii, konunun uzmanı olmadığım için yanılabilirim. Ustaların, affına sığınırım. Peki, nedir “prozodi hatası”? “Sözün cümleleriyle müziğin cümlelerinin uyuşmaması, prozodi hatası oluşturur”. Mesela: "Korkma sönmez bu şafak/ larda yüzen al sancak/ Sönmeden yurdumun üstünde/ tüten en son ocak/ o be nim milletimin…”

***

İlki, sözleri Behçet Kemal Çağlar’a ait Karcığar şarkı;

Gül açar bülbül öter yaz geçer/ Yâr güler gönül ahdan vazgeçer/ Dil susar fasl-ı aşkı saz geçer/

Mey akar, mehveşteki naz geçer. Nevbahar her yer neş’e sert eser/ Dert imiş, keder imiş tez geçer/ Gam yeter elbette bir bâd eser/ Mey akar mehveşte ki naz geçer.

***

Sıra bir Kurdilihicazkâr’da;

Seni coşkun suların koynuna mehtâp alamaz/ Bana yaklaş deli gönlüm yine sensiz olamaz/ Yüreğim her seferinde daha sevdalı bu yaz/ Ne çıkar saçlarımın kırları artmışsa biraz

***

Çok sevilen bir Nihavent;

Bana bir zalimi Leylâ diye sevdirdi felek/ Görmek isterdim onu tâ mahşere dek/ Tapmıştım hüsnüne yıllarca onu bilmeyerek/ Geçti bir taze ömür işte bakın aldanarak

***

Bir eser de Nişaburek’ten;

İftirâkınla efendim bende tâkat kalmadı/ Pâre pâre oldu dil aşkta muhabbet kalmadı/ Ol kadar ağlattı ben biçâreyi hükm-ü kazâ/ Giryede hiç sevdiğim Yâkuba nöbet kalmadı

***

Sırada bir Nihavent, bir Sûzinâk var;

Bir dert gibi akşam suların koynuna indi/ Gönlümde siyah gözlerinin rengi gezindi/ Göklerde sönen yıldıza mâtem ne derindi/ Gönlümde siyah gözlerinin rengi gezindi

Sâzın gibi al sineme vur kalbimi inlet/ Mehtapta bu akşam bana son şarkını dinlet/ Her nağmede mâzideki hicranları yâdet/ Mehtâbda bu akşam bana son şarkını dinlet.

***

Son olarak bir Hüzzam;

Şu göğsüm yırtılıp baksam, dikenler aynı güldendir/Şikayet bilmeyen kalbim kanar, hep aynı eldendir/ Bu dertten kurtulan yokmuş, dûalar hangi dildendir/ Şikayet bilmeyen kalbim kanar, hep aynı eldendir.

***

Hemen hemen her makamdan beste yapan aynı zamanda güfte yazarı bestekarımızın bazı eserleri:

Gül açar bülbül öter yaz geçer (Karcığar);Gelmiyorsun yakıyor bağrımı hicrânın eli (Kürdîlihicazkâr); Nur salkımısın gül ki bahar bahtıma yansın (Kürdîlihicazkâr);Seni coşkun suların koynuna mehtab alamaz (Kürdîlihicazkâr); Şimdi hâtırda mıdır âşık-ı nâlân acaba (Kürdîlihicazkâr); Bana bir zâlimi Leylâ diye sevdirdi felek (Nihavent); Süzdükçe güzel gözlerini kalbimi yaktın (Sabâ); Kaçıncı fasl-ı bahar bu solar gider emelim (Sultânî Yegâh); Sâzın gibi al sînene vur kalbimi inlet (Sûznâk); Hicrân gibi âlemde elim derd-i ser olmaz (Şevkefzâ).   

  

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —