KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 20.02.2025 11:17

CEMRELER VE ANAKRONİK YAŞAMAK

Facebook Twitter Linked-in

Baharın müjdecisi “cemreler” düşmeye başladı. Mesela, bu günlerde Ege’de bademler çiçek açar. Ama bizim buraları soğuk, kar, tipi esir alır. Tabii, gerçekte “cemre” falan diye bir şey yok ama “pagan” dönemlerden kalma bir inancın günümüze kadar gelmesi. 

***

Türk ve Altay halk kültüründe ve mitolojisinde İmre (İmere veya Emire) adı verilen cinin neden olduğuna inanılır. İlkbaharda görünüp titrek ışıklar saçarak göğe yükselir. Sonra buzların üzerine düşerek onları eritir. Oradan da yere girer. Bundan sonra ısınmış topraktan buhar yükselir.”

***

Hangi dönemden kalma olursa olsun, “cemrelerin düşmesi” güzel şey. Cemrenin birer hafta aralıkla havaya, suya ve toprağa düştüğüne inanılıyor. Birincisi havaya (19-20 Şubat), ikincisi suya (26-27 Şubat) ve üçüncüsü de (5-6 Mart) toprağa düşer.

***

Cemreler düşedursun, ben bir yanlışlığa değineceğim. “Anakronik yaşamak!”. Bunu çok yaparız; zamanları birbirine karıştırırız. Anakronik, zamanları, dönemleri karıştırma; bir olayı farklı bir dönemde değerlendirme anlamına geliyor... Ya da “Anakronizm, kişi, nesne veya olayların kendi gerçek zaman ve mekânlarından kopartılıp farklı bir çerçeveye oturtulması olarak değerlendirilmektedir.”

***

AK Parti ileri gelenlerinden şu sözü sık sık duyarız; “eskiler yapamadılar ama biz zoru başardık, sorunu çözdük ve yaptık!” 

***

Tabii, oynadığımız oyunun adı siyaset. Elbette AK Partililer de siyaset yapacaklar; haklarıdır da... Helal olsun, güzel de yapıyorlar. Tam bu noktada, konuşması gerekenler, dönemleri “yok sayılanlar” suspus oturursa, bazı şeyleri hatırlatmak görevi de ben gibilere düşüyor...

***

Mesela, eski Bünyan garajı, daha önceleri Melikgazi Belediyesi’nin bulunduğu yerdeydi. Etrafında da enkazcılar vardı. Başkan Çetinbulut döneminde bunlar kaldırıldı, garaj Tuna LİFE’ın olduğu yere, enkazcılar da Alpaslan Mahallesi’nin ilerisine kaldırıldı. Demek ki, otuz küsur yıl olmuş, nakillere. Vakti saati dolmuş olacak ki, enkazcıları da Memduh Başkan, Germir tarafına götürdü; sonra enkazcılar, çok uzaklara gitti.

***

O gün yapılan iş, doğru ve güzeldi; tıpkı bugün yapılan gibi... Şehrin göbeğindeki bir görüntü kirliliği ortadan kaldırıldı ama Çetinbulut’un,  övündüğüne, nutuk irat ettiğine tanık olmadık... Zaten, bu nedenle de, hem de çok güzel işler yapmasına rağmen, seçimi kaybetti ya! 

***

Haa, ondan önce Bünyan garajını ve enkazcıları Gültepe bölgesine toplayanlar yanlış mı yapmıştı? Yoo... O günlerde de bu bölge şehrin dışı idi... Şimdi, içi olduğuna bakmayın... Onun için diyorum ki; anakronik yaşamayın... Her dönemi, kendi nesnel koşulları içerisinde değerlendirin...

***

O tarihlerde, Tuna Parkı’nın yapıldığı bölge yeni yeni oluşuyordu, sağda solda tek tük bina vardı... Dolayısıyla, burasına, o tarihlerde, park yaptıracak bir gerekçe de yoktu, orta yerde...  Kısa bir süre sonra, Çetinbulut gitti, Niyazi Bey geldi, arkasından Karatepe, Özhaseki, Çelik ve Büyükkılıç göreve geldi... Yani, bu olayın, yani yarım asırlık sürenin otuz yılında varlar; bu olay bağlamında söylüyorum, sevaplı ve günahlı bir dönemin yarısına ortaklar... 

***

Unutmayın, Kayseri Belediyesi bağlamında söylüyorum; her dönem döneminin gereği, güzel ve büyük işler yapılmış, büyük projelere imzalar atılmıştır. Haliyle, güzel olmayan, çirkinliklerle dolu işler de… Bunları, tek tek bu sütunda çok saydım, tekrarlamaya gerek yok... 

***

Ama bir örnek vermeden geçemeyeceğim. Pergelin bir ayağını Meydan’a koyun, bir kilometre yarıçapında bir daire çizin. Ulaşım adına yapılan yatırımların kenti ne kadar çirkinleştirdiğini, hayatı zorlaştırdığını rahat söyleyebilirsiniz. Ulaşım sorununu çözecek denilen uygulamaların sorunu nasıl düğümlediğini rahat görürsünüz. Kent içinde, bir birinden izole adacıklar oluştu. Bu tür bir çirkin yapılanmaya, Kayseri ölçeğindeki hiçbir kentte rastlayamazsınız. 

***

Sözgelimi; bugün, “eskiden boruları pislik dolu idi” dediğiniz su şebekesinin yapımı, büyük çapta Kavuncu dönemine rastlar ve bir “devrimdir!”. Sonra, Çalık devam etti… Esaslı su projesini Niyazi Bey yaptırdı; şebeke büyük ölçüde Başkan Çetinbulut döneminde tamamlandı... Tabi sonrada, daha kapsamlı, daha nitelikli bir biçimde projeye devam edildi...

***

Hatırlarsanız, Refahlı Belediye, içi dolmuş boruları, Meydan’da teşhir etmişti. Bir anlamda; “Bundan su içiyorsunuz!” demişti.

***

İzinleri olursa, bir gerçeği daha hatırlatacağım: Otuz yıldır, özellikle son çeyrek yüz yıl görev yapanlar; miladı kendileri ile başlatanlar, geçmişten günümüze aktarılan “kent rantlarını” kullanarak, övündükleri icraatları yaptıklarını unutmasınlar. Şüphesiz, eskilerde aynı süreçten geçmişti... 

***

Sayıyorum; Fuar, stat, Sümerbank arazisi, eski terminal, YSE arazisi, Osman Fidanlığı, Beştepeler, Kıranardı Kent Ormanı, Huzurevi, Fidanlık; Tekir... Bakalım, gelecek yönetimlere ne devredecekler...


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —