Menü Kayseri Gerçek Haber
İBRAHİM PEKBAY

İBRAHİM PEKBAY

Tarih: 22.03.2021 10:07

ÇANAKKALE ASLA VE HİÇBİR ZAMAN GEÇİLEMEZ

Facebook Twitter Linked-in

 

Bazı kavramlar ve söylemler vardır ki, tarihe malolmuştur, üzerine şaka da yapılmaz, imalı, inceden,
 söz de edilmez. Bu sözlerden birisi de tarihimizdeki çok önemli olan, devletimizin miladı sayabileceğimiz Çanakkale savaşı ve bunun üzerine söylenmiş “Çanakkale geçilmez” sözündeki derin anlamdır. Eğer anlamını kavrayamamışsanız, zaten denecek bir şey yoktur…

XXX

Yapılmakta olan Çanakkale Boğaz köprüsü ile ilgili her hangi bir törende idi yanlış hatırlamıyorsam…

Dönemim Başbakanı Binali Yıldırım, “"Çanakkale geçilmez, tarihte kaldı artık. Çanakkale geçilir, her türlü geçilir hale geliyor. Denizden geçiliyor, havadan geçiliyor, şimdi karadan da geçilmiş olacak" dedi…

Bir insan tarihi bilmez, üstelik ruhunu da hissetmez ise, böyle bir sözü, ardının neyeye varacağını düşünmeden söyler.

XXX

Çanakkale, asla geçilmez ve hiçbir zaman da geçilmeyecektir…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, izin vermedikçe, Çanakkale boğazı düşman güçlerine daima kapalı olacaktır. Toplarıyla tüfekleriyle, gemileriyle, uçaklarıyla de gelseler de…

Evet, bugün Çanakkale, bir yakasından öteki yakasına, yani enine deniz yoluyla geçiliyor…

Evet bugün, dün geçilmesine izin vermediğimiz Çanakkale boğazı, bugün “Devlet” izni ile boyuna da geçiliyor.

Ama her halde hâkimiyeti Türk Milleti’ne aittir, “Geçilmez, geçilemez, geçemezsiniz…” denildiğinde hiç kimse geçemez, aklından bile geçiremez. Bütün dünya bu gerçeği böyle biliyor.

XXX

Vatan evlatları, canlarını feda ederek, Yarbay Mustafa Kemal’in komutasında Çanakkale Boğazını düşman için “Geçilmez” kıldılar ve geçmelerine asla izin vermediler.

Düşman güçleri, boğazın derinliklerine gömüldü…

O savaş ki en kanlı savaşlardan biridir, boğazın boydan boya geçilmesine izin vermemek üzere, vatan evlatlarının gövdelerini set yaptıkları savaştır.

O nedenle “Çanakkale geçilmez” sloganı ile anılmaktadır…

O nedenle vatan evlatları “Çanakkale içinde aynalı çarşı/ Ana ben gidiyom düşmana karşı offf, gençliğim eyvah” diyerek seve seve koşmuşlardır…

O nedenle vatan evlatları, komutanları Yarbay Mustafa Kemal'in "Ben size taarruz emretmiyorum ölmeyi emrediyorum" sözleri ile ölüme giderken…

Şöyle türkü söylüyorlardı…

“Çanakkale içinde vurdular beni/Ölmeden mezara koydular beni, off, gençliğim eyvah!/Çanakkale içinde sıra söğütler/Altında yatıyor aslan yiğitler, off, gençliğim eyvah!”

Onların “Gençliğim eyvah” dediği, pişmanlık değildi… Geride kalanlara selamdı sadece…

XXX

Çanakkale Boğazını “Geçilmez” kılanlardan bir gurup da Kayseri Lisesinin son sınıf öğrencileridir. Gittiler, vatan uğruna şehit oldular, ama geçit vermediler…

Kayseri’den birçok şehidimiz var Çanakkale’de…

Bunlardan birisi de Anneannemin tek erkek kardeşi ve bizim “Hamdi Dayı”mız idi. Ruhu şâdolsun.

XXX

Bunların hepsi de elbette yüreğimizi yaktı ancak, Türk Milleti olarak özelliklerimizden birisi, vatan için can verirken, yanan yüreğimizin alevini de dumanını da düşmana belli etmeyiz.

Kendi içimizde yaşar, kendi içimizde anarız ve anarken de Çanakkale şehitlerinin, gazilerinin hiç birini dışarıda bırakmayız…

Ta ki AKP iktidara gelene kadar…

XXX

Her yıl, 18 Mart Çanakkale Şehitleri gününde Çanakkale’de tören düzenlenir. Değişmez yüzler, elbette siyasilerdir.

Ve geçtiğimiz yıllarda yapılan birçok anma törenlerinde, bu destanın mimarı, komutanı Yarbay Mustafa Kemal’in adını ağızlarına almaktan da korktular.

Oysa…

“Çanakkale geçilmez”in, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun bir anlamda miladı olduğunu ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk sayesinde bugün ülkede siyasi söz sahibi olduklarını anlamadılar, bilmek istemediler…

Tarihin en parlak, yaldızlı sayfaları, kahramanların, kahraman şehitlerin anıları ve  adları ile dolu olurken, tozlu sayfaları tarih bilmeyen, unutanların adları ile doludur, zaten anıları da yoktur….

XXX

Çanakkale savaşı ve zaferi, sıradan bir savaş ve zafer değildir…

Başlamadan öncesini, başladığında ve sürecinde ve bitirilişindeki gelişmeleri çok iyi bilmek gerekir. Örneğin Yarbay Mustafa Kemal’in öncesindeki hazırlık sürecini, incelemelerini, tarihi derinliklerde buralarda neler yaşanmış, Truva Savaşı sırasındaki gelişmeleri araştırmasını bilmeden olmaz.…

Bunları bilmeden değerlendirme yapamazsınız.

O halde ilk yapılacak şey, tarihi iyi bilmekten geçmektedir. Benim sürekli savunmam da budur.

Çanakkale Savaşı sırasında Alman komutanların hatalarını görerek, savunmayı ona göre yapan ve “Geçemezsiniz” diyen Komutanı unutmak…

Ben bu tavıra bir türlü ad koyamıyorum doğrusu…

Sonuç olarak Çanakkale Zaferi bir Türk destanındır, mimarı da o topraklarda yatan şehitlerimiz, ve Yarbay Mustafa Kemal’dir…

Allah hepsinden razı olsun, ruhları şâdolsun…

Bugün topraklarımızda her şeye rağmen yaşayabiliyorsak, onların sayesinde yaşıyoruz, bizler de bizden sonrakilere bu emaneti teslim edeceğiz, eksiksiz…

Gün gelecek, Yunanistan’a bırakılan adalarımızı da alacağız.

XXX

Atasözümüzü hatırlayın; “Âlim ile eyle sohbet, bulursun mertebe, cahil ile eyleme sohbet dönersin merkebe” demişler…

Cehaletin tek bir ilacı vardır, okumak ve bilgi edinmek. İnananların inançlarına karışmak gibi bir niyetim asla yok, ancak “Ben Müslüman’ım” diyen bir kişinin,cahil kalması, cehalet içinde hareket etmesi kabul edilemez.

Çünkü bilgi sahibi, ilim sahibi olmak, İslam inancının ilk ilkesidir ve Peygamberimize indirilen ilk ayettir.

Alak Suresi 1. Ayet: “Yaratan Rabbinin adıyla oku/çağır!”

Eğer cahil kalmakta, bilgi sahibi olmamakta ve körü körüne birilerinin peşine takılıp gitmekte direnirsek, gelecek zorlukları ve hatta felaketleri kendi davranışlarımızla çağırmış oluruz.

Eğer inanç sahibi iseniz, bunun adı da bir çeşit isyandır…

XXX

Yarınki yazımızın konusu, milleti uyandırmaya yönelik, eğer sansür heyetinden(!) de geçerse, yakında çıkması kuvvetle muhtemel cumhurbaşkanlığı kararı ile ilgili olacak. Para politikası ekonomi, ondan sonra başka acil konu girmezse yazılacak…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —