KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 09.08.2024 11:51

ÇAĞIN NERESİNDEYİZ?

Facebook Twitter Linked-in

İster kamuda, ister özelde; isterse kamusal nitelikli kurum ve kuruluşlarda olsun, örgütlenme yapımız; hiyerarşiktir, yani dikeydir...

***

Emir almayı ve vermeyi pek severiz. Oysa çağımızın örgütlenme biçimi "ağ” biçiminde olup, yatay ve düşey ilişkileri ve bunların kombinezonlarını içerir, Bunun özünde de katılımcılık ve saydamlık vardır.

***

Bu konu ile ilgili Mustafa Tınaz Titiz’in bir yazısında okumuştum, yıllar öncesi... Ondan alıntılar yapmıştım yine bir yazımda.

***

Çağı iyi okumak, çağın nereye gittiğini iyi görmek gerekir. Hamaset güzel şey. Ama önemli olan, evrensel bilim, sanat havuza ne bıraktığın. 

***

Titiz şahsen referans aldığım ender kişilerdendir. Birinci sınıf; “değerli”, sayılarıaz olanlardan... Yeri geldiği zaman da köşemde misafir ederim. Bu sefer de öyle yaptım...

***

İzninizle Sayın Titiz’i biraz tanıtmak istiyorum... Elektrik Mühendisi... 1960’lar da Türkiye İşçi Partisi’nde görev almış...1980 sonrası Özal’ın ANAP’ında görüyoruz... Ve birkaç dönem Bakanlık da yaptı... Daha sonra DYP'ye geçti... Şimdi ise; siyaset üstü bir konumda... Danışmanlık yapar; Beyaz Nokta Vakfı, Merkez Vakfı, Türkiye Bilişim Vakfı gibi, oldukça nitelikli, örgütlerde de görevli...

***

Kulakları çınlasın, vaktiyle Şükrü Karatepe Hocamız bana; “Siyasete atılmasaydım, Beyaz Nokta Hareketine katılacaktım!” gibisinden bir söz sarf etmişti.

***

Gelelim, sadede...

***

Yazı biraz uzun... Yerimin elverdiği ölçüde, bir bölümünü aktaracağım. AB üyeliğimizin tekrar tartışıldığı şu günlerde, aslında bildiğimiz, “Kaynaktaki Sorunlarımızdan birisi ile tanışmamızda yarar var, diye düşünüyorum...

***

Bakınız ne diyor, Titiz: “Platform ya da ağ örgütlenmesi bir kere gönüllü bir birlikteliktir. Hiç kimseyi zorla sokamazsınız. İkinci olarak platformda ilişkiler bir protokolle düzenlenir,”

***

“Geleneksel örgütlenme yapımız hiyerarşik örgütlenme biçimine dayanıyor. Türk toplumu ne kadar demokrat görünürse görünsün, emir almaya ve vermeye çok teşnedir. Tepemizde mutlaka birisinin bulunmasını isteriz.”

***

“En demokrat kişiler bile ağ tipi örgütten ziyade patronu olan, emir verecek birisi bulunan, örgütlenme isterler. Dağıtık sistem dediğimiz sistemler bizim kültürümüze yeni yeni giriyor.”

***

Ağ yönetimi de denilen platform, Türkiye’de pek ciddiye alınmadı ama bu enstrüman önümüzdeki elli yılda bütün dünyanın özellikle de Türkiye’nin bir numaralı örgütlenme enstrümanı olacaktır.”

***

“Bakın, girmeye bu kadar istekli olduğumuz AB’nin bütün sektörlerinde ağ yönetimi vardır. Mesela eğitim konusunda Sokrates, Erasmus gibi çeşitli ağlar vardır. Daha da önemlisi AB ile herhangi bir şekilde temas ederken, AB Karşısında devlet, dernek değil bir ağ istiyor. Çünkü dernek ufak bir kesimi temsil ediyor; devlet dediğimiz ayrı bir çıkarı temsil ediyor. Halbuki platform, sistemin bütününü temsil ediyor.”

***

“Türkiye’nin ağ yönetimini kendisine uydurması, o hiyerarşik örgütlenme biçiminden kendisini kurtarması gerekiyor. Bir sorunu tartışmak için bir araya gelen taraflar; birbirlerinin yetkilerini tartmaktan, kendilerini en iyi yerlere yerleştirecek yaklaşımlardan vazgeçerlerse, iyi bir çözüm atmosferi yaratırlar.”

***

“Bu ağ yöntemi işini benimsemekten başka çaremiz yok Çünkü onun dışında kalmakta ısrar eden toplumlara dünyada yer kalmadı.Bugün insanlık ailesinin ortak mirasına katkıda bulunmayı kabul edenlere yaşama hakkı tanınıyor. Bunu reddedenleri, kendini sürekli alacaklı veya mağdur olarak iddia eden toplumları, dünya ailesi tasfiye ediyor.” 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —