Ne çok yazılıp çiziliyor, emekliler ve sorunları hakkında;
Bende dilim döndüğünce, gücümün yettiğince yazmaya devam edeceğim, ha başka konular yok mu? Elbette var ama son zamanların gündeminde ilk sırada emeklilerin zam beklentisi…Bitmek bilmeyen çilesi.
Hem de ne çile…
Emekli aşağı, emekli yukarı
Emekli aç, emekli muhtaç,
Emekli gezmesin, yemesin, içmesin,
Emekli sokağa çıkmasın, emekli evinde otursun,
Emekli köyüne dönsün,
Emekli sürünsün, emekli ölsün…
Bir ülkeden kovmadıkları kaldı…
Yakında o da olur şaşırmamak lazım burası Türkiye her an her şey olabilir.
EMEKLİYE YANLIŞ FORMÜL!
Yıllardır dişini tırnağına takıp ülkesi için çalışıp primini ödeyen emekli vatandaşa yapılan bu zulüm ne adalete sığar nede insanlığa, insanların nerede yaşayacağına nasıl yaşadığına kimsenin karar verme yetkisi yoktur, hakkı yoktur, bu ülkenin vatandaşı istediği yerde, istediği koşullarda yaşamaya hakkı vardır.
Yıllardır çalışmış primini ödemiş vatandaşına emeğinin karşılığını, haklarını vermek devlet olarak görevinizdir, kimse sadaka beklemiyor…
İki yıl milletvekilliği yapanlara süper emeklilik hak görülüyor, sonsuza kadar maaş alıp, tüm haklardan faydalanacaklar ve devlete yük olmayacaklar, ömrünü devleti için harcamış, çalışmış, primini ödemiş kişilere mi hak değil?
Bunlar mı devlete yük oluyor, adalet bunun neresinde?
Bunun kriteri ne acaba?
Emekliyi nasıl sınıflandırabilirsiniz?
73 bin TL ile geçinemediklerini söyleyen bir milletvekili diğer tarafta 7500 TL maaş alan emekli o parayla geçinecek yiyecek, içecek, gezecek, kirasını ödeyecek, çocuk okutacak bumu hak sizce…
73 bin TL maaş alan hatta başka kurumlardan huzur hakkı adında birkaç maaş alanlar yük değil de emekli mi yük oluyor,
Bir kalemde vergi borçları silinenler yük değil de emekli mi yük oluyor,
Yıllardır sırtımızda kambur olan Suriyeliler yük değil de emekli mi yük oluyor, neyin yük olduğunu kavrayamayanlara yükün ne olduğunu anlatamazsınız.
Ondan sonra “emekli 7500 lirayla idare etsin”, formül olarak da emekli yaz kış köyünde kalsın, köyü olmayanlar nereye gidecek acaba onlara da bir formül bulsalarmış iyi olurdu.
Sanki gidecek köy bıraktınız da…
Bu ülkenin sırtına kambur yükü olan mülteciler, Suriyelileri göndermek yerine emeklilere “köyünüze dönün” çağrısı da hangi akla hizmet çözemedim doğrusu, bulursa gidecek bir köy gider bekleyin… Gidecek köyü olmayanlar ne yapacak acaba nereye gidecek, sınır dışımı edeceksiniz?
Bu ülkede tarımı, hayvancılığı siz bitirmediniz mi?
Köyünde yaşayan vatandaşa ne yaptınız ki; tarlasını ekemez duruma getirdiniz, geçimini sağladığı sütünü bitirdiniz yemini, gübresini elinden aldınız sonra kalkıp emekliye köyünüze dönün diyorsunuz yaşayacak köy mü bıraktınız ki.
VE… KARAR ÇIKTI
Her seçim döneminde esip gürlüyorlar, sözler vaatler havada uçuşuyor, seçim bittikten sonra bir rahatlama geliyor verdikleri sözler vaatler kulak ardı ediliyor bu artık iktidarın seçim politikası haline geldi.
Emekliler ve emekli olacak için verdikleri sözler, Bağ-kur çalışanları için 9000’den 7200 prime indirilip SGK’lılarla eşit duruma gelecekti bu da sözde kaldı ve şimdilik staj hakları ile birlikte rafta. Tüm emekliler 7500 TL maaş alacaktı 7500 TL’nin altında maaş alan emekliler hiçe sayıldı, çifte standart ve ayırımcılık her alanlarında devam ettirdiler…
Aylardır emeklinin durumu ile ilgili zor bir süreç geçirdi iktidar.
Öyle zordu ki kıvrandılar adeta, yapacakları zammı düşündükçe içlerine dert oldu…
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek emekliler için ellerinden geldiği kadar bütçeyi zorladıklarını dile getirdi. Üç beş yerden maaş alanlar hiç bütçeyi zorlamıyor değil mi?
Velhasıl sallaya sallaya iki gün önce kabine toplantısında içleri acıyarak kararı verdiler.
Verdiler vermesine de gel gör ki; ağlanacak hallerine güldürdüler. İnsanları, ikinci sınıf muamelesi gören emekli için çıkan karar, 7.500 TL maaşı alan milyonlarca emekliyi büyük hayal kırıklığına uğrattı.
Şaşkınlık içerisindeyiz çünkü 5000 TL verilen ikramiye sadece çalışmayan emekliler için geçerliydi.
Eşitlik nedir? Bir türlü öğrenemediler doğrusu…
Ayırımcılık politikası yürüttükleri için burada da aynı tavrı sergilemeye devam ediyorlar.
Her zaman çifte standart uyguladıkları için verdikleri karar da bunu gösteriyor.
Ne bu şimdi; Çalışan emekliyi saltanat içinde mi zannettiler acaba?
İyilik mi yapıldı, yoksa çalışan emekliye ikramiye vermeyip kazanç sağladıklarını mı düşünüyorlar acaba?
Bu nasıl bir idarecilik, nasıl bir ülke yönetim anlayışı çözülür gibi değil vallahi. Aldıkları aylıkların çok düşük olmasından dolayı çalışmak zorunda olanlar, bu ağır ekonomik koşulların altında ezilmezse, emekli ikinci kez neden çalışsın, enflasyon ve kira olayına hiç değinmiyorum en düşük kira Kayseri genelinde 3500 ile 5000 arasında bunları kalem kalem sıralamaya gerek var mı sizce?
Kötü oyuncuların elinde Türkiye bir tiyatro sahnesine döndü maalesef… Alınan yanlış kararlar neticesinde bedelini vatandaşa ödeten tek ülke olmanın utancı içinde yaşamaya devam edeceğiz.
Bu bedeli ne kadar taşıyabiliriz bilmiyorum ama sonuç çokta hayırlı görünmüyor gibi.