Bir “şeyin” nasıl görüleceği, bakılan yere bağlı...
Bir bardağa, “yarısı boş!” demek de mümkün “yarısı dolu!” demek de...
İlkine “pesimist”, diğerine “optimist” deniyor…
Kötümser ve iyimser de bu cümleden…
***
Kuzuyu yemeye karar verdiyseniz; bunun su içtiği yer önemli değildir... Sizin alt tarafınızda su içen kuzuya da, “Suyumu bulandırdın, seni yiyeceğim!” diyebilirsiniz...
***
Buna, “cadı avı” ya da “McCarthyizm” de deniyor… Biliyorsunuz; Senatör JosephRaymondMcCarthy ABD’de, her taşın altında “komünist” aramıştı… Komünist avı başlatmıştı.
***
“McCarthy'nin 205 kişilik sözde komünistler listesi yeni değildi. 1946 yılında üç bin federal memurun taranması sonunda elde edilmişti. Listede komünistlik yanında faşistlik, alkoliklik ve eşcinsellik iddiaları ile karşı karşıya olan kişiler de vardı” (Emre Kongar).
***
Kuzuyu yemeye karar verince, kendince bir düşman ya da hain üretirsin, başlarsın avlamaya… Tabii, bu nereye kadar sürer, bilemem ama tarihte çok örnekleri var…
***
Mesela, Çetin Altan ustanın ifadesiyle; “soğuk savaş” döneminde, tırnak içinde “cami” ile “kışla” işbirliği yapıp, sürekli “komünist” aradı.
***
Gel zaman git zaman, “Allahsız Komünizm” sizlere “ömür olunca”, bu sefer “kışla”, “camiyi” halletmek istedi ama başarılı olamadı… Zira;“atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmişti!”
***
Kanımca, son on iki yıl, “iktidar” ile “cemaat” işbirliği yaptı, vakti gelince, birbirlerini “yemeye” başladılar… Bakalım bu kavga, “nereye” kadar gidecek…
***
Bir olayı nasıl görmek istiyorsanız öyle görürüsünüz...
Bu nedenle; “Ameller niyete göre!” demiş, Peygamber efendimiz.
Hadisin; okunuşu da şöyle; “İnnemelâmâlübinniyat!”
Yine bu nedenle; “Sap ile samanı” birbirine karıştırmak isteyenler için “türlü çeşitli” yol bulunur...
***
Sözgelimi, kendisini ördek olarak görmek isteyene, “hava bulutlu!” demeniz yeterli...
Bulut ile ördek arasında ki ilişkiyi, Aristo Mantığı ile kolay kurabilirsiniz!
Nasıl mı?
Bakınız nasıl:
Havanın bulutlu olması yağmurun yağacağına bir delildir...
Ama yağmaya da bilir…
Yağmur yağınca da yerde suyun birikeceği ve bir müddet sonra gölcüklerin oluşacağına da hepimizin malumu... Gölcükler oluşunca burada ördeklerin yüzeceği de...
***
Bu nedenle; yanılıp da, “hava bulutlu!” dediğiniz anda kendisini “ördek” zannedenlerin “vay bana ördek dedin!” hitabına maruz kalmanız ve arkasından da tokadını yemeniz, ihtimal dahilindedir...
Bu nedenle siz siz olun ve “hava bulutlu mulutlu” gibi tehlikeli sözleri söylemeye kalkmayın...
Nenize, gerek!..
***
Bunu bilen büyüklerimiz:
“Yapma, kaçma karışma!”,
“Görmedim, duymadım, bilmiyorum”,
“Neme gerek!”,
“Gelen ağam giden paşam!”,
“Köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyeceksin!”,
“Etek öpmekle ağız pislenmez!”,
“İt ile dalaşmaktansa, çalıyı dolaşmak daha iyidir!”
Türünden veciz sözler söylemişlerdir...
Buna, “üç maymunları oynama” da denir…
***
Sözgelimi siz siz olun da; “iki kere iki kaç eder?” sorusuna hödükçe hemen , “dört eder demeyin!” Mukabilinde; “Alırken mi, satarken mi?” diye mutlaka sorun... Bu sayede hem zaman kazanmış ve hem de muhatabınızın gerçek niyetini öğrenmiş olursunuz... “Cadı avlı günlerin”, hayırlara vesile olması dileğiyle…