Şu anda mırıldandığım; “Bu kaçıncı faslı bahar solar gider emelim /Tadılmadan nice yıllar geçer budur halim”, merhum Cevdet Çağla’nın, sultâniyegâh şarkısı… Çağla, çok az bilinen ama çok güçlü ve çok güzel eserler bırakan bir bestekâr… Kemani Çağla’nın (1900-1988) eserleri çok okunur ama kendisi pek bilinmez… O nedenle, meraklıların, mutlaka,Çağla’yı tanımalarını, eserlerini geçmelerini tavsiye ederim… Bana da kadim dostum, arkadaşım Ahmet Doğan Işık anımsatmıştı, Çağla’yı…
***
Şairin dediği gibi, 2024’ün ilk günlerinde, ben de, “Bu kaçıncı faslı bahar” diyor, “Dayının bildiği kırk türkü var, kırkı da armut/ahlat” üzerine!”, plağını başa alıp, eski tekrarladıklarımı, çalmaya başlıyorum… Bu kaçıncı dinleyişim; haddi hesabı yok!..
***
Tabii ilk sırada, bir türlü gelmeyen, hızlı tren var… Kim bilir, belki geldi de, “Fakılı’da bekliyor!”. Bir de bakmışsınız, 31 Mart sandık öncesi düdüklerini çalarak Kayseri garına girmiş… Vagonlardan, başta Sayın Mehmet Özhaseki olmak üzere, büyüklerimiz el sallıyor Kayseri’nin muhterem ahalisine… Tabii, muhterem ahalimiz de, çiçeklerle karşılıyor, kurbanlar kesiyor; davul zırna eşliğinde halay çekiyor; mehter serhat havaları çalıyor…
***
Biliyorsunuz, Yerköy’de, 22 Temmuz 2023 tarihinde, tam bir buçuk yıl önce, (Gobels) vari propaganda yöntemleri ile temeli atılmış, butona da, Tayyip Bey, Cumhuriyet Meydanı’nda basmıştı, yine bir seçim öncesi, “Ya Bismillah!” nidaları ile…
***
Yukarıda Allah var, muhterem ahalimizin, hızlı tren diye bir sorunu olmadığından, gevezeliği, benim gibi, boşboğazlara, zırzoplara, düşüyor… Hiç unutmam, Mahmut Hiçyılmaz, KTO Başkanı iken, yönetim kurulu üyelerinden, hızlı AK Partili, ismi lazım değil, birisi, koluma girmiş, “abi başımıza hızlı treni bela ettiniz!”, demişti…
***
Tabii, ahalinin gündeminde olmayan hızlı tren,Ticaret Odası’nın, Sanayi Odası’nın, Esnaf ve Sanatkâr Odası’nın vd. gündeminde mi? Ne diye olsun ki? Olursa, başlarını belaya sokacaklar… O kadar, enayi değiller… En iyisi, “İktidar Çalgısına ayak uydurmak!”
***
Otoyol bağlantısına gelince… Daha ne istiyorsunuz, 120 kilometre ileriden, Kırşehir-Kaman arasından Niğde-Ankara Otoyolu’na giriyorsunuz… Bakan Özhaseki, bizlere bunu mahal görmüş, 120 kilometrekaymak gibi yoldan gidip, otoyola giriyorsunuz, türünden laflar etmişti…
***
Sayın Bakanımız; “Şunun şurasında bir saatlik yol. Yerköy’e kadar, kaymak gibi yoldan gidip, oradan hızlı trene binersiniz!” derse hiç şaşmam…
***
Gelelim, havaalanı hizmet binalarının genişlemesine, tutmasak, geçtiğimiz Kasım ayı sonunda açılacaktı. Başkan Büyükkılıç da; “Cumhuriyetin 100. yılında hizmete açılan Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nin tanıtımını yapmak için düzenlenen basın toplantısında yeni havaalanı terminal binasının açılışının 24 Kasım’da yapılacağını söyleyerek, ‘Millet bahçemizin ve terminal binamızın resmi açılışına Cumhurbaşkanımızın da gelmesi yönünde talebimiz var’” demişti (11 Kasım2023).
***
Anlaşılan, o da hızlı trenin düdük çalarakKayseri’ye gireceği, 31 Mart sandığını bekliyor… Ne diyelim, buna da şükür… Yoksa2028 sandığını beklersiniz…
***
Gelelim, yılan hikâyesine dönen, bizim Öküz Çukuru (Kıranardı) Göleti’ne… Bittiği günden beri bir türlü su tutmayan, avuç içi kadar bir gölet, ölüme terk edildi… DSİ’nin bu denli acz içine düştüğünü hiç görmemiştim. DSİ 12. Bölge, biz halledemiyoruz, diye topu Genel Müdürlüğe atmış… Onlar da ne yapsın, gözden ırak olsun diye hem inşa ve hem de işletme halindeki tesisler listesinden çıkartmışlar… Neden çıkartınız? O kadar paraya, emeğe, geçen zamana yazık değil mi?
***
Duyduk ki, Bölge Müdürünü Ankara’ya almışlar, nedenini bilmiyoruz. Yerine bir yenisi gelmiş. Gidene güle güle, gelen hoş geldiniz diyelim ve soralım yenisine Müdür Bey, böyle bir göletten haberiniz var mı? Ya da Konuya hakim ama Ankara havasına çabuk ayak uyduran, milletvekili Murat Cahit Cıngı, şimdiye kadar duyup duymazlıktan gelen Mehmet Özhaseki ile Memduh Büyükkılıç hatırlattı mı?
***
Murat Beyi, epey oldu haberdar edeli… O da, durumu öğrenip, hemen bana döneceğiniz söylemişti… Ama nezaketen de olsa dönmedi. Anlaşılan, o da Fakılı’da trende bekliyor, tren Kayseri’ye girince arayacak beni… Kolay değil, ülkenin devasa sorunları ile uğraşmak, yani küçücük bir göletle mi uğraşacak.
***
Sanmıyorum… Umurlarında olduğunu da… İktidarın umurunda da muhalefetin umurunda mı? Tabii, “yırtılan tüfekçi Bekir’in yakası”… Sıkıntıyı çeken ama umurlarında olmayan sulama yapanHisarcık, Kıranardı’nın muhterem ahalisi veyöre bağcıları… Arklar kurduğunda, yöre “Kerbela’ya döndüğünde!”, “eyvah!” diyecekler ama iş işten çoktan geçmiş olacak…
***
Ellerine sağlık, Erciyes Projesi için Tekir Pınarlarına ve Tekir Göleti’ne el koydular… İşin başında, bu tesislerin içme, kullanma ve sulama suyu nasıl temin edilecek, diye sormadılar… Ne de olsa, “saldım çayıra mevlam kayıra!”.
***
Dostlar, bir de, baktık, sekiz tane çim futbol sahası yapıyorlar, Erciyes’e… Bu sahaların sulama suyu nereden gelecek bunun yanıtı da yok? Nasıl olsa, habitatı besleyen, temmuz ortasında neredeyse, hiç kalmayan pınarlar var… Umurlarında mı bölge habitatı;bölge fauna ve florası;bağ ve bahçe sulamaları…
***
Habitatın, ruhuna bir Fatiha okuyalım… “Rızaenlillahi el Fatiha!” diyen de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Mehmet Özhaseki’ye düşer… Öyle ya adı üstünde, “Çevre Bakanı!”
***
Ha. Bu eleştirilerimizin bir yararı olacak mı? Asla… Yine, kopup kopup oyunu AK Parti’ye verecek… Benimkisi zevzevklik; işsiz güçsüz ayak takımının yazacağı türden…