Menü Kayseri Gerçek Haber
MUSTAFA CENGİZ

MUSTAFA CENGİZ

Tarih: 06.07.2022 13:52

BU GÜRSES’E KULAK VERMEK GEREK!

Facebook Twitter Linked-in

Ekonomi yazarı Uğur Gürses'in Türkiye ekonomisine dair önemli tespitleri var.

Takip edenler bilir, son dönemlerde ciddi yalpalama yapan ekonomi ile ilgili tespitlerinin uzun bir süreden bu yana kötü gidişata dikkat çekerek sürdürüyor.

Peki ne diyor Gürses?

Önce güncel bir konu hakkındaki görüşlerinden bir paragraf.

BUNDAN GÜZEL ANLATILABİR Mİ?

Tedavüldeki kağıt paralar içinde 200'lüklerin payı haziran sonunda yüzde 48'e vurmuş.

Geçen sene yüzde 36 idi. Enflasyonun yıkıcılığı burada çok net.

Yakında 500 ve 1000'lik kaçınılmaz olacak.

Hiç geciktirmeyin; bu yıkıcı politikaların nişanesi olarak imzalayıp piyasaya sürün.

ASGARİ ÜCRETE DAİR

Asgari ücretliler enflasyon karşısında alacaklı kaldı.

İşçilerden alınan avans işverenlere verildi.

Hükümet, seçime kadar 'çarkları çevirmekte zorlanmasınlar' diye olacak ki işveren kesimine siyasi bir rüşvet vermiş oldu.

Son derece keskin bir tespit.

Üzerinde düşünülmesi gereken bir konu başlığı ve çağrı aslında.

SEÇİM AVANSI…

Ve... Devamla diyor ki Gürses;

Asgari ücret ve enflasyon, işçilerden alınan avans.

İşçilerden 6 aylık 'enflasyon avansı' alarak...

Gürses’in Enflasyonla ilgili tespiti de son derece önemli.

Diyor ki; “Bakan ne demişti? “Enflasyon kontrol altında”

TÜİK’in kontrol altında olduğu biliniyor.

Kontrollü enflasyon buymuş:

Enflasyon haziranda aylık bazda yüzde 4,95 artarken yıllık bazda yüzde 78,62 oldu.

ZENGİNİN YANINDALAR…

“Bankaların karını patlatan politikanın sahibi söylüyor; “eskisi gibi rant ekonomisi olmadığı için…” Vatandaş karamsar zira TL tutan, TL geliri olan, politikalarıyla patlayan enflasyonla yoksullaştı. “Yoksulsun sen yoksul kal” diyen Gürses,  5 aylık TÜİK enflasyonu yüzde 35, İTO İstanbul geçinme endeksi 6 aylık artış yüzde 54, asgari ücret artışı yüzde 29…

Faizleri enflasyonun yaklaşık 60 puan altında tutunca  kim kazançlı çıkmış böyle?  Bankaların son 12 aylık net karı 50-60 milyardan 200 milyar TL'ye vurdu. "Faiz lobisi" edebiyatına meraklılar iyi bakmalı... İktisat politikası siyasi bir tercih içerir.

Tüccar kurnazlığı “kapağı”; istihdamın pandemi nedeniyle en dip noktasında olduğu ayı seçip 5 milyon arttı edebiyatı. 2019 nisanında 28 milyon, 2020 nisanında 25 milyon ve 2022 nisanında 30 milyon rakamları ile hükümetin çizdiği farklı tabloya atıfta bulunuyor ve can evinden vuruyor rakamlarla.

KAPIDAKİ TEHLİKE...

Bireyler/şirketler bir tercih yapıp döviz tutuyor.

Faizi enflasyonun 5'te 1'inde tutan Merkez Bankası bankalara diyor ki "bu dövizleri sattır, KKM'ye geçirt, yoksa % 5 ceza keserim" Mudinin portföy tercihine bankalar mı karar veriyor da ceza kesiliyor?

Sıra vatandaşa mı geliyor?

BDDK başkanı iyice berbat etmiş; hem bu makro

ihtiyati tedbirdir demiş hem de ihtiyacı olmayan da döviz alıyor demiş.

Bunun meali, döviz almanızı engelledim, zira İhtiyacın ne olduğuna ben karar veririm.

Şimdi buna makro ihtiyati tedbir mi yoksa kambiyo kısıtı mı denir?

EĞİTİME GÖNDERME...

Bir Gönderme de MEB’e yapan Gürses’in  “Şunu dert edinen eğitim bakanları olsaydı bir başka olurdu.

1 milyonu aşkın öğrenci, 20 soruda ortalama 4.7 matematik sorusu (ortanca değer 3) yanıtlayabilmiş.

Kendi dilindeki okuma, anlama ve değerlendirme ortalaması da soruların yarısı kadar.” tespiti de ekonomiden sonra eğitimdeki bir başka iflası da gözler önüne sermiyor mu?

Türkiye’de şu anda 2E iflas etmiş durumda.

Ekonomi ve Eğitim birbirlerini tetikliyor ve gelecekle ilgili ciddi manada da hem güvensiz hem de umutsuz bir tablo hortlamaya devam ediyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —