İnanın çok sıkılıyorum… Hangi TV’yi açsan konu siyaset… Tabii, öznesi de CHP ve onun lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu… Garibime gelen vuruyor, giden vuruyor… Bir “günah keçisi buldular!” insaf falan hak getire. Sanki ülkenin içinde bulunduğu durumun müsebbibi. Sanki her kötülüğün evveli de o ahiri de o…
***
İnsaf ya hû, Sayın Kılıçdaroğlu yüzde 48 oy aldı. Nereden bilsin, altılı masa bileşenlerin, ne kadarsa bilmem, oylarının fire vereceğini. Buna rağmen, “edepli adammış!”, “edep ya hû bu da geçer ya hû!” kelamı kibarını özümsemiş bir insan da hiç yanıt vermiyor.
***
Gelen vuruyor giden vuruyor. Hele hele, İYİ Parti ve onun Sayın Başkanı, Meral Akşener’in vuruşlarına ne demeli? Anlaşılır gibi değil. Haliyle şu soru akla geliyor: “Meral Hanım nereye koşuyor?”Yerel seçimlere ne kaldı ki? “İşte hendek, işte deve!” Meral Hanım girsin tek başına, özgül ağırlıkları neymiş görelim. Sanki teşbihte hata olmazmış, hepsi; “piri pak, sütten çıkmış ak kaşık!”
***
Ya, kendi içlerindeki hizip odaklarına ne demeli? Yani bir dönem; Ali Topuz için söylenen; “Okus, pokus, Ali Topuz!” denecek türden tümen tümen partili varmış da, haberimiz yokmuş. Derler ya; “huylu huyundan vazgeçmez”. CHPde bu hali yaşamaya devam ediyor.
***
Neyse, müntesipleri yanıt arar dursun ben sizleri bir başka dünyaya götüreceğim; sanat…İsterseniz merhum Sadi Hoşses’in çok az okunan ve çok az bilinen, Nikrîz makamından bir eseri ile başlayalım, faslımıza;
“Meyhanede kaldık bu gece ah mestiz efendim / Bir şeyle mukayyet değiliz serbestiz efendim/ Tân etme bizi sofu gibi gel hoş gör efendim / Bir şeyle mukayyet değiliz serbestiz efendim”
***
Şimdi de merhum Refik Fersan’ın kürdilihicazkar şarkısı… Söz, Orhan Seyfi Orhon’a
ait… Mesela merhume Radife Erten’den dinlemeye ne dersiniz?
”Gözlerin mavi mine / vuruldum perçemine / aşkın beni çevirdi Aslı'nın Kerem'ine /Köyün dilberi, dilberi /çok sevdim seni. Aç şu perçemlerini / böyle istemem seni /sevdiğime kızdınsa /geriye al buseni / Köyün dilberi, dilberi /çok sevdim seni.
***
Merhum Rakım Elkutlu Hoca’nın uşak şarkısı… “Bahçem yine sayende serap olmuş efendim,/ Çoktan gönül aşkınla harap olmuş efendim, / Cevrin sitemin gayrı kitap olmuş efendim, / Çoktan gönül aşkınlaharap olmuş efendim.”
***
Özellikle fasıllarda baş tacı edilen bestekârı BimenŞen’in nefis hicazı… Düşünebiliyor musunuz, güneş batarken, vakti kerahet girdiğinde bir hane Hicaz peşrevini takiben terennüm ediliyor… Kavunu, beyaz peyniri ve bir duble de “aslan sütünü” unutmayın ha…
***
Yine Bimen Efendi’den bir hicaz daha; “Ömrüm artar sana baktıkça perestişle benim / Canımın canı mısın ruhum musun şuh-i şenim / Seni gördükçe şifa yâb oluyor hasta tenim / Canımın canı mısın ruhum musun şuh-i şenim”
***
Yıllar önce, Namdar Rahmi şöyle yazmış… Bir daire müdürü dahi olmadın diye kocasının başına sık sık vuran kadın için Kartay’ın sözü, sanırım günümüzde de geçerli… ”Sende cevher var imiş bunu alem ne bilsin, / Süslü bir dairede müdür bile değilsin...”
***
Biliyorsunuz, ünlü tıp hocası, Canan Karatay, Namdar Rahmi’nin gelini olur. Müthiş bir hiciv ustası.
Hani demiş ya kadın oğluna: “Şair olacağına adam olsaydın!” Bu da Namdar Rahmi’ninkine benzemiyor mu?
***
İsterseniz faslımız, Salah Birsel’in “Hacivat’ın Karısı” ile bitirelim…
“Hacivat’ın karısı/ İncecikten yeldirmeli/ Göz kaş oynatmalı/ Gerdan kırmalı/ Belden sarmalı
Gülmeli güldürmeli/ Rakı süzmeli/ Âşık üzmeli/ Şiir düzmeli / Hacivat’ın karısı/ Beyoğlu’nda gezmeli”