Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 07.06.2022 12:37

“BEKİR ABİ”

Facebook Twitter Linked-in

İlginç bir beyanat vermişti Bekir Yıldız nam-ı diğer “Bekir Abimiz” birkaç ay öncesi… Çoklarının gözünden kaçtı.  Hatırlatmak istedim. Kocasinan Belediyesi eski Başkanı Yıldız katıldığı bir televizyon programında; “1994 yerel seçimlerinde Memduh Büyükkılıç'ın Refah Partisi İl Başkanı olarak görev yaptığını ve aday belirleme çalışmaları sırasında yaptığı tercih ile Kayseri şehrine 30 yıllık mühür vurulduğunu, ifade etti.

***

Halen KEPSAŞ ve Yamula İşleticisi Elektrik Üretim AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapan Başkan Bekir Yıldız yaptığı açıklamada; "Memduh Büyükkılıç 1994 seçimleri döneminde Refah Partisi Kayseri İl Başkanı olarak görev yapıyordu. O dönemde yaptığı bir tercih var. Bu tercih olmasa ne Şükrü Karatepe ne Mehmet Özhaseki ne de Bekir Yıldız olurdu” dedi ve devam etti: “Bu üçlü isim siyaseti zerre kadar aklından geçirmeyenlerdik. Bu alanda ne ben, ne Şükrü bey ne de Mehmet Özhaseki Bey'in düşünmediği bir alan. Girmek istemediğimiz hesap etmediğimiz bir alan. Ama Memduh Bey ısrar etti ve üçümüzü de çok zorluk çekerek ikna etti" dedi.

***

Yıldız, Büyükkılıç’ın; “Yapılan araştırmalarda Parti olarak yüzde 10-12 civarında oy oranlarının bulunduğunu ve “yeni yüzlerle” bu oranın aşılabileceği” yönündeki konuşmaların kendilerini iknada etkili olduğunun altını çizdi. Büyükkılıç bize başarılı olabilmek için yüzde 30'ların yakalanması gerektiğini ve bununda ancak yeni yüzlerle olabileceğini söyledi. Sizler de yeni simalarsınız. Kayseri'de rencide olmamış sevilen insanlarsınız. Biz ne kadar hayır dediysek de kader olunca kaçmak yetmiyor. “

***

Vallahi o yılları çok iyi anımsarım… Özhaseki’yi Kayseri’de özellikle sağ kesimde, hemen hemen herkes tanırdı. Yıldız’ı MTTB’li ve bir kısım MÜSİAD üyeleri dışında tanıyan pek yok gibiydi. Hatta rivayet olur ki, Yıldız, MÜSİAD kontenjanından aday oldu. Karatepe Hocamız’ı, bırakınız tanıyanı, ismini bilen kişi bile çok azdı. Yine rivayet onu da “Abdullah Abi” önermişti...

***

Gerçekten siyaset; “Yıldız, Özhaseki ve Karatepe” için “düşünülemeyen, girilmek istenmeyen, hesap edilemeyen” bir alan mı idi? Kızmazsanız bir şey diyeceğim: “Güldürmeyin adamı?” Neredeyse tüm ömürleri siyasette geçmiş, “ülkücü”, “Milli Görüşçü”, MTTB’li olmakla övünen kişilerin, siyasete isteksizliği düşünülebilir mi?

***

Sanmıyorum ama bence, “yok” demekte ki ısrar, “yüzde 10-12” bandındaki bir oy potansiyeli ve “kazanamama” korkusu… Nitekim buna da bir parantez açmış, “Bekir Abi”.

***

Devam etmiş: (Üçlüyü kazandırdığı için olsa gerek),Memduh Bey'e bu şehir borçlu diye düşünüyorum. Bir dua borcu, bir sena borcu bir anma borcu var en azından. İşte belediyecilik bundan sonra değişti. Bu üç isim birbiriyle el ele vererek başladı. Bakın 1994 şimdilerde ise 2024'e geliyoruz. Yaklaşık 30 yıl. Memduh Bey’in azmi ve gayreti ile 30 yıl Kayseri'nin mührü vuruldu."(Basından, 29 Mart 2022)

***

Sayın Başkan… Elbette dua ederiz, bu kente hizmet edenlere… Hele hele “taş üstüne doğru taş koyanlara” duamız hiç eksik olmaz. Ama otuz yıldır konan taşların “doğruluğu” konusu her zaman tartışmaya açık.

***

Peki, “teşekkürü” anlarım da, “borç” neyin nesi? Ne yaptılar yani? Kayseri’yi bir dünya kenti mi yaptılar? İlçelerimizden hangisi, mesela gelişmişlik endeksinde “ilk 10”a girebiliyor? Uluslararası müsabakalara mı ev sahipliği yapıyoruz? Bırakınız uluslararasını, ulusal sanat, kültür, edebiyat etkinliklerine mi tanık oluyoruz? Bunların havuzuna katkımız nedir? Dört üniversitemiz var, bir üniversite kenti mi olabildik? Sorun bakalım; üniversitelerimizde okuyanların kaçı bu kentte kalmak istiyor?

***

Tabii, ‘Bekir Abi’nin değerlendirmesine Karatepe ve Özhaseki katılırlar mı? Bilemiyorum. Unutmasınlar, Karatepe’nin milletvekili listesine girmesine herhalde ben engel olmadım? Temayül yoklamasında, en yüksek oyu almasına rağmen, hocamız listeye giremeyince, hiç biriniz yoktu yanında… Hatta liste başı olduğu haberi bile geldi. Son saniyede ne oldu? Bilemiyorum… Herhalde, görülmez bir el karıştı işe… Netice belli olunca, yaptığı teşekkür toplantısında yapayalnızdı? “Bu ne haldir!” diye kimse ağzını açamadı. Mesela, Memduh Bey ne dedi? Merak ediyorum. Hocamızın, Sayın Gül’e ne dediğini de…

***

Sayın Yıldız, anımsar mısınız? Bilemem… Hiç unutmam, Sümer tesislerinizde düzenlediğiniz bir toplantıda (kitap tanıtımı olacak)  Karatepe’nin en önde en uç sandalyeye oturduğunu, bazı büyüklerimizin bırakınız selam vermeyi, “kıçını dönüğü!” gözlerimin önünde…“Şükrü abi, Şükrü abi!” diye pervane gibi etrafında dönenler, toz olup gitmişti.

***

Tabii, Refah ve AK Parti döneminde “hayatı” değişenlerin, inanılmaz ölçüde maddi varlıkları artanların ayrıca minnet ve şükran borcu olmasını da yadırgamam… Mesela; “18 Madde” uygulaması ile “ıspanak fiyatına” satılan “yüzük kaşı” gibi parsellere sahip olanlar; Erciyes manzaralı “ballı villa” parseli alanlar; “mücahitken müteahhit olanlar”ın da…

***

Sayın Yıldız, sadece sizin döneminiz için söylemiyorum; umumidir… Kamu da özellikle belediyelerde başkan ve üst düzey yönetimlerde bulunanların ve birinci derecede yakınlarını, “başlangıç” noktasındaki “varlığı” neydi, şimdi ya da görevden ayrıldıkları anda varlıkları ne? “Şükran borcu” için bunu bilmem lazım.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —