Menü Kayseri Gerçek Haber
RECEP BULUT

RECEP BULUT

Tarih: 03.04.2022 17:21

BAKİ ERSOY, “BU İŞ BURADA BİTMEZ!”

Facebook Twitter Linked-in

 “BİRAZ DAHA ZORLASALARDI

 KULÜPTEN PARA BİLE ALACAKLARDI!”

Kulüp eski başkanlarından Erol Bedir ve bazı yönetim kurulu üyeleri hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na yapılan suç duyurusunun uzlaşmaya varılması yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Milletvekili Baki Ersoy, kulübü zarara uğrattığı gerekçesiyle 397 bin lira para cezasına çarptırılması ile ilgili olarak, “Biraz daha zorlasalardı kulüpten para bile alacaklarmış. Yani süreci o kadar iyi yönetmişler ki! Ha bu iş burada biter mi? Bana göre bitmez!” dedi.

 “BAZI SAVCI VE HÂKİMLERİN DURUMUNU

GÜNÜ GELDİĞİNDE DEKLARE EDECEĞİM!”

Ersoy, kendisinin bu şehirde başı dik gezdiğini hatırlatarak, “Onlar da gezmek istiyorlarsa gene bu kulübe gidip gereğini yapsınlar, vicdanlarını rahatlatsınlar en azından. Öyle adliye de şöyle oldu, böyle oldu, diye dolaşmasınlar.  Ben burada bulunmuş olduğum konum gereği bazı cümleleri kurmuyorum. Bazı Savcı ve Hâkimlerle alakalı konuşmuyorum… Ama Şimdilik konuşmuyorum! Ama yarınlar da Ama yarınlar da neyin ne olduğunu tek tek kamuoyuna deklare edeceğim” dedi.

 

Cumartesi akşamı, yani iftar saati öncesi OLAYTÜRK Televizyonu’nun KUMSMALL Alış Veriş Merkezi’nden canlı yayını vardı…

Osman Çiftçi ile Cem Atakan’ın canlı yayın konuğu MHP Milletvekili Baki Ersoy’du…

Sohbet konusu güncel olduğu için Kayserispor Kulübü ile eski Başkan Erol Bedir ve bazı eski yönetim Kurulu üyeleri hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na yapılan suç duyurusu sonucu “Görev esnasında kulübü zarara uğrattığı gerekçesiyle” 397 bin lira civarında bir para cezasıyla uzlaşmaya varılması konusu açıldı…

Cem Atakan, “Sayın vekilim ne oldu, sizin Kayserispor ile ilgili bir müracaatınız olmuştu?” diye söze girince Milletvekili Baki Ersoy’da önce “El sıkıştılar!” ya da ”Anlaşmaya vardılar!” türü laflardan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Sonra da yaklaşık 1,5 yıl önce eski Bakan ve aynı zaman da kulübün onursal Başkanı Mehmet Özhaseki’nin de katıldığı toplantı da ne talep ettiğini ve daha sonra cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı suç duyurusu öncesi ve sonrası yaşananları anlattı:

İşte Osman Çiftçi, Cem Atakan ve Milletvekili Baki Ersoy arasında cumartesi akşamı OLAYTÜRK Televizyonu’nda ki o programda konuşulanlar:

MHP Milletvekili Baki Ersoy söze, Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı şikayetin niye reddedildiğine açıklık getirerek başladı:

“Ben biliyorsunuz bundan 1,5-2 yıl evvel dönemin kulüp başkanı ve bazı yöneticileri hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundum, savcılığa dilekçe verdim.  Tabii bu beni teknik dille söyleyecek olursak müşteki olarak kabul etmediler. Sen bu işten mağdur değilsin ama şikâyetçisin, ihbarcı konumundasın, burada ki müşteki Kayserispor kulübü dediler. İşte bundan sonra İçişleri Bakanlığı müfettişleri bir araştırma, bir soruşturma başlattılar. Ben uzlaşma sonucu çıkan bedeli 400 bin TL falan yazmıştım ama 300 bin küsur TL falanmış.  Bir takım incelemeler yapılmış, müfettişler geldi, incelemelerini yaptılar… Bir usulsüzlük tespit etmişler. Konaklama giderleri gibi falan. İnanın Adliye de hiç müdahil olmadım Adliyeyi arayıp da bir Allah’ın kuluna bu dosya ne oldu demedim.  Benim verdiğim şikâyet ne oldu demedim. Çünkü niye, ben zaten gerekli şeyi yapmışım.  Bu Kayserispor’u ilgilendiren bir durum. Berna Başkan bana derse ki önceki dönemle başkanla ilgili bir sıkıntım yok, biz aramızda anlaştık, bir usulsüzlük yok derse, ben şikâyetimi geri alırım dedim. Ama ben olduğuna inanıyorum dedim. Olduğuna inanıyorum dememde ki sebepte bir önceki başkanın bana söyledikleri. Yoksa ben ne hiç kimseye bir iftira ederim ne de bir itham da bulunurum. Kaldı ki bu insanlar bizim geçmişte hukukumuz olan insanlardı yani. Benim kişisel bir hasımlığım olsa başka mecralarda sürdürürüm. Öyle bir şeyim yok. Ama diyorum ki mevzu Kayserispor ise ve mevzu bana söylenen hadise ve rakamların dışındaysa diye gittim bende Savcılığa şikayet ettim.  Hukukta buna hükmetti.

Osman Çiftçi: “Sizin iddia ettiğiniz konulardan pas geçilenler var mı, sade konaklama değil birçok şey iddia ettiniz… “

Milletvekili Baki Ersoy: “Bence var… Bana sorarsanız var… Ama ben hani şunu söylemek istemiyorum, yani adli makamlarımızı belli bir töhmet altında bırakmayı istememek adına bir şey söylemek istemiyorum. Ama dün şöyle biraz daha zorlasalar kulüpten para bile alacaklarmış yani! O kadar iyi yönetmişler ki! Ha ama burada bu iş biter mi? Benim nazarım da söylüyorum,  bu burada bitmez! Ha Bura da bitmez de ki kastım şu; Kimse yanlış anlamasın beni, bu benim şahsi meselem falan değil bu şehrin meselesi… Bazı gazeteciler yazıyor, el sıkışmışlar bir araya gelmişler! Kim el sıkışmış, kim uzlaşmış?  Böyle bir şey yok!

Osman Çiftçi: “Cumhur İttifakı perde arkasında …

Milletvekili Baki Ersoy: “Hiç alakası yok, eğer bir kişi ispatlasın bunu ne diyorsanız onu kabul ederim. Bana dilekçeni geri al diyen çok kişi ricacı oldu… Ama ben geri almadım, almam da! Attığım adımdan geri dönmem. Ha bir şey yapıyorsam onu da kamuoyunda açıklarım böyle oldu, böyle oldu diye…

Osman Çiftçi: “Yargı yolunda itiraz hakkınız var mı?

Milletvekili Baki Ersoy: “Şöyle! Şu ramazan ayı bitsin, şu ramazan ayında da kimseyi germek istemiyorum, kimseyi huzursuz etmek istemiyorum… Bir bitsin sonra arkadaşlarımızla oturup bu istişare edip durumu değerlendireceğiz. Ama bu kulüp şu anda zor durumda mı, zor durumda. Ama bu kulübü zor duruma düşüren bu arkadaşlar. O zaman Özhaseki bakanın olduğu bir ortam da dedim ki, Sayın Bakan az önceki başkan da vardı, mevcut başkanda vardı. Zannederim bir sene evvel kulüpte bir toplantı oldu. O arkadaş da gelmiş. Dedim ki söyleyin gereğini yapsın, o da o pankartlar, şunlar, bunlar falan dedi. Bak dedim,  ben yaptığım her şeyin arkasındayım. Ben Baki Ersoy’um. Ben yaparım dersem yaparım. Bugün de söylüyorum… Berna başkan da burada, gereğini yapsın kulübe… Berna Başkan da dönsün bana desin ki… 

Osman Çiftçi: “Gereğini yapsın derken kastınız neydi bir rakam mı?”

Milletvekili Baki Ersoy: “En azından yardımcı olsunlar… Bu kadar kötü yönetip, bu kadar futbolcularla alakalı sözleşmelerle alakalı ayyuka çıkan şeyler olup da!  Bunu 7 yaşında ki çocuk da 70 yaşındaki insanlarda biliyor. Ama şimdi o arkadaş sağı solu arayıp ben aklandım, benim bir şeyim yok! Diyor ki 300 bin lira, onu da gazetecileri götürmüştüm falan filan diye, öyle söylemler de bulunuyor. Başka söylemler de söylüyor. Ama dediğim gibi ben Baki Ersoy’um… Yarın öbür gün ortaya çok başka şeyler koyarım. Şu ramazan günü pek fazla germek istemiyorum…

Osman Çiftçi: “Biz ramazanın bitişini bekleyip bu konu da tekrar bir program yapalım!”

Milletvekili Baki Ersoy: “Gerçekten germek istemiyorum… Ancak söylediğim şu; Diyorum ki insanlar da birazcık merhamet, vicdan olacak… İnsanı olarak kafanızı yastığa koyduğunuz zaman herkesi kandırabilirsiniz. Cenabı Allah’ı kandırmazsınız. Bu işler bu kadar basit olmaz! Öbür tarafa da kalmaz bunların hesabı, benim bildiğim şeyler var, öbür tarafa da kalmaz bunların hesabı… Onun için öyle biz aklandık, biz şöyleyiz biz böyleyiz… Ha başka bir şey söylüyorum, bak ben ne güzel söylüyorum, konuşuyorum… Canlı yayına alın konuşturun. Konuşabiliyorlarsa!

Osman Çiftçi: “Ekranımız açık yani!”

Milletvekili Baki Ersoy:  “Konuşabiliyorlarsa!  Ben bu şehir de başım dik, anlım ak, bu şehirde geziyorum,  Yarınlarda da gezeceğim. Onlar da gezmek istiyorlarsa gene bu kulübe gidip gereğini yapsınlar, vicdanlarını rahatlatsınlar en azından. Öyle adliye de şöyle oldu, böyle oldu! Ben burada bulunmuş olduğum konum gereği bazı cümleleri kurmuyorum. Bazı Savcı ve Hâkimlerle alakalı konuşmuyorum… Ama yarınlar da …

Osman Çiftçi: “Şimdilik kaydıyla konuşmuyorum…”

Milletvekili Baki Ersoy: “Şimdilik konuşmuyorum! Ama yarınlar da neyin ne olduğunu tek tek kamuoyuna deklare edeceğim!”

Osman Çiftçi:  “İyi ki konuşmuyorsun Sayın Vekilim…”

Cem Atakan: “Konuşulmayanı buysa! “

Milletvekili Baki Ersoy: “Yok edeceğim! Ben bu işleri böyle bırakmayacağım… Siz bu işleri bir bayana teslim edip, sonra o bayanın çoluğunun çocuğunun rızkını, işyerinin geleceğini, hayatını ipotek altına aldırıp,  sonra bu şehir de ağa gibi paşa gibi kral gibi gezemezsiniz… Zaten Gezemiyorlar Allah’a şükür de! O yarınlar da nasıl olacak hep beraber göreceğiz! Hep beraber göreceğiz! Varsa söyleyecekleri bir şey varsa söyleyecekler! Yalnız sağı solu arayıp biz aklandık, zaten bir şey yoktu, öyle değildi, böyle değildi demeyecekler. Burada ne anlaşma vardır ne uzlaşma vardır. Devletin adaletin belirlediği adliyenin belirlediği bir rakam vardır, şimdilik ona da saygı duyuyorum…”

Osman Çiftçi: “Burada yasal bir itiraz hakkınız var mı?”

Milletvekili Baki Ersoy: “Arkadaşlarımız onu da araştırıyorlar… Şunu isterdim adil bir yargılama olsun isterdim, olmadı! Olmayınca kapılar kapanır mı, kapanmaz! Başka yöntemler deneriz! Yani hukuki anlam da yanlış anlaşılmasın!”

MHP Milletvekili Baki Ersoy, 11 Mart 2020 tarihinde Kayserispor Kulübü eski Başkanı Erol Bedir ve bazı yönetim kurulu üyeleri hakkında, “kulübü zarara uğratma, dernekler kanununa muhalefet, zimmet ve görevi kötüye kullanma” suçu iddiasıyla Kayseri Cumhuriyet Savcılığı’na Avukatı Müjdat Yılmaz aracılığıyla 10 maddelik suç duyurusunda bulunmuştu…

2020/11551 Hazırlık Dosyasıyla Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarına giren ve 10 ayrı suç iddiası ileri sürülen dilekçede, futbolcu alım ve satımından tutun da menajerlik ödemelerine kadar birçok konu da ciddi iddialar sıralanmıştı…

2020/11551 Hazırlık Dosyası ile Kulüp’ten önceki gün “Kamuoyuna Duyuru” diye yapılan açıklamada yer alan aynı hazırlık dosya numarasıyla örtüşüyor…

Yani deme o ki bugün herke kadar Baki Ersoy, zarar gören “müşteki” konumunda değil diye şikayeti muhataba alınmadı deniliyor ise de Baki Ersoy’un şikayeti üzerine açılan hazırlık dosyası üzerinden “uzlaşmaya” gidilmiş…

Peki o nasıl oluyor?

Hem Baki Ersoy, “zarar gören kişi değil” ve de “müşteki” olamaz diyeceksiniz Baki Ersoy’un şikâyet dilekçesi üzerinden işlem tesis edeceksiniz?

Bunun adı “görev kusuru” tanımına da girse!

Suç suçtur!

Sonuçta iddiaları soruşturan savcı olarak Baki Ersoy’un şikâyeti üzerine bu kararı tesis etmişsiniz!

Bunu nerden çıkarıyorum?

Dedim ya hafta içinde Kayserispor Kulübü’nden “Kamuoyuna Duyuru” diye yapılan açıklamadan…

Varsa iddiaları soruşturan Cumhuriyet Savcısı’nın açmış olduğu bir başka “hazırlık dosyası” onu verin… Ya da bir başka suç duyurusu ile birleştirdiyseniz onu da açıklayın!

Yani demem o ki bir taraftan Baki Ersoy’un şikâyetini muhatap kabul etmeyeceksiniz, diğer taraftan da Baki Ersoy’un Avukatı aracılığıyla yaptığı suç duyurusuna verdiğiniz hazırlık dosyası üzerinde her ne kadar “uzlaşmaya tabii” bir ceza öngörseniz de işlem tesis edeceksiniz?

Bu nasıl iş Sayın Savcı?

Bizim bilmediğimiz, aklımızın ermediği ya da atladığımız bu nokta mı var?

Bu işin bir boyutu…

Şimdi gelelim diğer bir boyutuna…

Bir an olsun MHP Milletvekili Baki Ersoy’un 11 Mart 2020 tarihinde avukatı aracılığıyla yaptığı suç duyurusuna verdiğiniz 2020/11551 Hazırlık Dosyası’ndan hareketle soruşturma başlattığınızı varsayalım (Biz başka bir hazırlık dosyası üzerinden soruşturma yürütüp yürütmediğinizi bilmiyoruz, biz sadece Baki Ersoy’a şikayeti neticesinde verdiğiniz hazırlık dosyası ile Kayserispor Kulübünün kamuoyuna açıkladığı hazırlık dosya numarasının aynı oluşundan yola çıkarak bu soruları sorma gereği duyuyoruz!)  diğer maddeler hiç mi soruşturmaya gerektiren maddeler değildi?

Mesela,  Erol Bedir ve yönetiminin 2017 yılında Recep Mamur’dan 76 milyon liraya devraldığı kulübün borcunun (Kulüp resmiyette Dernekler Kanununa tabi olduğu için Dernekler Masası’na verilen bilanço itibariyle söylüyorum!) 2,5 yıl da nasıl 324 milyon lira daha borçlanarak borç toplamının 400 milyon liraya ulaştığı…

Kulüp Başkanı Erol Bedir ve şikâyet dilekçesinde adı geçen diğer yönetim kurulu üyeleri bula bula sadece ve sadece 300 küsür bin liralık bir harcırahla mı kulübü zarara uğratmış oluyor?

Aynı şikâyet dilekçesinde, 2,5 yılda meydana geldiği iddia edilen 324 milyon lira ek borç yükü iddiası sizin hiç mi ilginizi çekmedi?

300 bin TL’lik harcırah zararı nerdeee? 324 milyon lira tutarında ki borç yükü nerde?

Ya da çekti de artan o borç yükünü hayatın olağan akışı olarak mı kabul ettiniz? Yani dava konusuna dönüştürmenizi gerektirecek bir suç unsuruna falan mı denk gelmediniz?

Peki ya yine o şikâyet dilekçesinde yer alan Deniz Türüç’ün Fenerbahçe Kulübüne transferi ile ilgili iddialar…

Onlara ne demeli?

O iddialar da mı dava konusu etmeye değmez?

Peki ya menajerlik ve danışmanlık ilişkileri… O şikâyet dilekçesinde teferruatlı olarak ileri sürülen iddialarda mı dava konusu olmaz?

Haydi diyelim ki milletvekili Baki Ersoy’un şikâyetini “zarar gören” olmadığı için, ya da“husumet düşmediği” için ya da “müşteki olmadığı” için sadece ve sadece “ihbarcı” olarak kabul ettiniz de niye sadece o ihbar dilekçesinde en hafif maddeyi yani görev zararını kabul ettiniz de diğerlerini kabul etmediniz?

Oysa o ihbarcının şikâyet dilekçesinde yukarı da sıraladığımız ihbarlar da vardı?

Hiç kimseyi ya da hiçbir makamı zan altında bırakma niyetinde değilim! Ama bu işin için de bir gazeteci olarak bizim anlamadığımız ve de izah edemediğimiz muhakkak ki bir izahı vardır diye düşünüyorum…

Tüm içtenliğimle bizi ve dolayısıyla Kayseri kamuoyunu bu konu da aydınlatacak bir makam çıkar diye umuyorum…

Şikâyetçi milletvekili biz zarar gören taraf olmadığımız gerekçesiyle müşteki olarak kabul edilmedik diyor… Kulüp Yönetimi kamuoyuna yazılı açıklama yapıyor ve  “Bugün bazı haber kanallarında çıkan ve kulübümüzün adının geçtiği bir şikayet dosyasında, tarafların karşılıklı olarak anlaşarak, uzlaşması söz konusu değildir. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin denetim raporuna konu Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/11551 soruşturma sayılı dosyasında; (dosyada adı geçen eski yöneticilerimiz) ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından CMK.mad.253 uygulaması yapılmıştır. Adı geçenler, savcılık tarafından tespit edilen, Kayserispor Kulübü Derneği’nin zararını Kayserispor Kulübü Derneği hesabına kendi insiyatifleri ile ödemiş olup, bu şekilde CMK. mad. 253’de düzenlen süreç tamamlanmış ve Savcılık makamı tarafından ilgililer hakkında bir ceza davası açılmamıştır” diyor… Kime inanalım? 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253 ve 254 ‘üncü maddeleri çerçevesinde “UZLAŞI TUTANAĞI” tutulmuş ise kimler imza koydu? Davacı ve davalı kısımda kimlerin adı ve soyadı yazılı? Bu iki şahıs aracında davacı-davalı olarak görülmemeli… Bu kulüp (Dernek) Kayseri’nin öz be öz balı! Marka değeri… Bu kulüple ilgili olup bitenleri Kayseri spor kamuoyu en ufak bir şüphe bırakmayacak kadar gayet net ve açık görmeli! Basın olarak kamuoyunun sesi ve gözüysek biz de bu soruların cevabını bekliyoruz… Muhatabı her kim ya da kimler ise…

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —