Menü Kayseri Gerçek Haber
KADİR DAYIOĞLU

KADİR DAYIOĞLU

Tarih: 21.02.2023 12:12

ATEİST… (Tekrar)

Facebook Twitter Linked-in

Ateist Tanrı tanımaz;Deist, tanrı tanır ama din tanımaz; Agnostik ise, “Tanrı olsa da olur, olmasa da olur!” diyenler zümresi… Bu kadar lügat paraladıktan sonra gelelim konumuza… Yunanistan Başpiskoposu Metropoliti Amvrosios, ülke tarihinin en büyük yangını hakkında; "Bu yangın ateist Başbakan Çipras'a tanrının bir cezası. Ateistlikleriyle tanrının gazabını çekiyorlar" ifadelerini kullandı.

Kullanabilir, benim için bir sakıncası yoktur… Ama eğitime, doğa olaylarını “inanca” bağlamak ve bunu da mekteplerde ders olarak okutmak yanlış olandır… Ama Allah’tan bu papazlar yönetmiyor, Yunanistan’ı… 

***

Yok,Çipras; “ben ateyim o nedenle ate nesil yetişmesi taraftarıyım!”, der ve bunu da kamusal alana sözgelimi eğitime taşırsa, yanlış yapar…

***

Karşı oluşum ne papazın dediğine ve ne de Çipras’ın ateliğine… Beni ilgilendirmez de… 

***

Papaz bu çıkışı yapınca, “bizim ecmain” de “ben demiyorum, papaz söylüyor!”, numarasına yatmaya başladı… Hatta bu söz, özellikle sonradan dincilik oynayanların hoşuna gitti; “Çipras dinsiz imamsız olduğu için bu felaket başlarına geldi!”, demeye başladı; afetlerle din ve iman arasında bir ilişki kurdular…

***

Tabii, sonradan olma; “İlmihal dindarları!”şimdiden “beyaz kefen giymeye” kendilerini alıştıran; “ablalara”, “şıhlara” bağlananlar daha da hızlı çıktı bu konuda; “Çıpras ateist de ondan!”

***

Kusura kalmasınlar; 

Sen uyumaya teşne olunca ninni söyleyen çok olur…

Ahmet Hilmi Güçlü Hocamızın dediği gibi; “uyu uyu yat uyu!”

Sen uyu, başkaları malı götürsün!..

Sen kulluğa razı olunca, seni güden çok olur…

 Ya da çok çoban bulunur…

***

Tabii, “düz mantık” hayatımızın bir parçası olunca; Çipras ile yangın; ateist ile doğa olayları; “bina ve zina” ile başımıza gelen felaketler arasında bir ilişki kurmakta kaçınılmaz oluyor… Bir de olayları “fıtrata” bağladınız mı geçer gidersiniz.

***

Hani; “Hava bulutlu!”, diyene; “vay bana ördek dedin!” tepkisi de böyle bir şey… Diyeceksiniz ki; “bulut ile ördek arasında ne ilişki var?” Var efendim var, bakınız hem de nasıl: Bulutlar, soğuk ortama girecek yağmura dönüşecek… Yağmur, göller, göletler oluşturacak… Bunlar oluşunca da ördekler yüzmeye başlayacak… 

***

“Bulut ile ördek” arasındaki ilişki neyse, “dinle, imanla, inançla” felaketlerin arasındaki ilişki de o dur… 

***

Peki, mesela bizde yaşanan doğa olayları neyin nesi? Anladık, 1999’da “7,6 Yetmedi mi?” dedik… Hatta o gece Gölcük Deniz Komutanlığında yapılan “eğlence/balo” ile bunu ilişkilendirdik… Yine peki, 2002 sonrası yaşadığımız felaketler neyin nesi? 

***

Maden kazaları, sel baskınları, tren kazaları, orman yangınları nasıl ve neyle izah edilecek? Bu ülkeyi yönetenler dini bütün Müslüman olduğuna göre, bizim ve dahi diğer İslam ülkelerinin başına gelen felaketlerin nedeni ne? Bunun da “kara kaplı kitapta” yeri var? “Bina ile zina çoğaldı da ondan!”

***

Öyle ya; Yunanistan’da ki felaketin sebebi; “atesitÇıpras!” Bizimkilerin ise, “bina ile zina!” Bir de buna; “bütün kötülüklerin anası!”faizi ilave edin…

***

Biliyorsunuz, faiz ile ilgili çok Ayet ve Hadis var… Hadislerin en meşhuru; “Yetmiş üç çeşit olan faizin en hafifi, ana ile Kabe yolunda zina etme!” olanıdır… Bu denli kötü bir şey faiz, bazı yorumculara göre… Acaba yasaklanan “riba” olmasın? Okuduğum hiçbir ayette, hiçbir hadiste “faiz” sözcüğüne rastlamadım. Hep, “riba” geçer… Unutmayın, faiz de Arapça bir sözcük…

***

Aslında “ecmainin” bu savunması nev zuhur bir şey değil… Asırlar öncesi, yaşanan felaketlerin nedeni de hep böyle izah edilmiş; dinden imandan çıkma; bina ile zinanın çoğalması… Daha geçenlerde, isminin başında bir de prof. sıfatı bulunan rektör dememiş miydi: “Bu ülkeyi, ancak; okumamış, yazmamış, cahil ve cühela kurtarır!”

***

İsterseniz, İstanbul’da kurulan rasathanenin akıbetine bir bakalım. Hangi gerekçe ile yıkılmış: “…1577-1580 yılları arasında Hoca Sadeddin'den sonra Şeyhülislâmlık makamına oturan Kâdî-zâde Ahmed Şemseddin Efendi, doğru ve tok sözlü bir insandı. Padişahın birçok fermanlarını şer'-i şerife aykırıdır diyerek reddetti. (…)

 

Ancak bazı meselelerde, şahsî anlaşmazlıkların da etkisiyle, ‘astronomi ilminin sırlarına vâkıf olarak istikbali öğrenmeye çalışmanın devlete uğursuzluk getireceği’ gerekçesiyle, III. Murad'a, Takıyyüddin'in inşa ettirdiği Rasadhânenin yıkılması için ilamda bulundu. Şeyhülislâmın ilamına uyan Padişah, Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa'ya, Rasadhânenin yıkılması için kati talimat verdi ve İstanbul Rasadhânesi maalesef yıkıldı.” (https://sorularlaislamiyet.com/takiyuddin-rasathanesi-nicin-kapatilmistir)

***

Gelelim son söze: Devlete uğursuzluk getirecek gerekçesiyle, “Kadızade” Şeyhülislam fetvası ile rasathanenin yıkılmasından bu yana beş asra yakın bir zaman geçti. Ama gelinen noktada tümen tümen “Kadızade” yetişiyor, bu toplumda… 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —