Henüz 57 yaşındaydı…
Hayatı cephelerde geçmişti…
O cephe senin bu cephe benim…
Sadece kurtuluş savaşı kazanılıp Cumhuriyet ilan edildikten sonra biraz olsun yerleşik hayata geçmiş ve rahata erecekti…
Ama o da olmadı…
Esas mücadele cephede yedi düvele karşı verilen amansız savaştan sonra cehalete karşı verilecekti…
Osmanlı’dan geriye borç, yokluk, yoksulluk, hastalık ve açlık kalmıştı…
Daha da önemlisi tebaa henüz millet olma vasfını kazanmamıştı…
Halifeliği temsil ettiği için hala padişah ve padişah ailesini kutsal ve kendisini de kul, köle ve tebaa görüyordu…
Cumhuriyetle birlikte yetki saraydan alınmış, millete verilmişti… Artık tek yetkili milletti… Kendi kaderini kendisi tayin edecekti…
Yani yapacak çok iş vardı…
Cephede savaş kazanmakla bitmiyordu…
Peş peşe devrimler geldi…
Devrimlerin toplum tarafından kabul edilmesi, yeni bir yaşam tarzı, cumhuriyetin değerlerini anlatan yeni bir kültür ve yeni bir edebiyatın oluşması, ekonomik hamleler peş peşe geldi…
Büyük önder bir de ölmeden önce Hatay meselesini halletmek istiyordu…Hasta yatağından kalktı Mersin’e kadar gitti, askerlerine geçit töreni yaptırdı, adeta Fransızlara karşı bir gövde gösterisi yapmıştı… Adana üzerinden döndüğünde bitkin haldeydi…İlk zamanlar yorgunluk ve iştahsızlık gibi sorunlar vardı. Daha sonra kaşıntı ve şiddetli burun kanamaları ortaya çıkmaya başladı. Doktorları Atatürk’e bir tür karaciğer hastalığı olan siroz teşhisi koydu. Atatürk’e dinlenmesi tavsiye edildi ancak dönemdeki bazı önemli politik olaylar nedeniyle Atatürk bu tavsiyelere uyamadı.
Bu sırada Türk doktorların yanı sıra Avrupa’dan da önemli doktorlar Atatürk’ün tedavisi ile ilgileniyordu. Atatürk’ün karaciğerinde biriken sıvı düzenli olarak alınıyordu.
Hastalık ilerliyordu. Atatürk’ün ciğerinde sıvı birikmeye devam ediyordu. 16 Ekim’de Atatürk’ün karnından yine sıvı alındı. 16 Ekim 1938 günü yapılan işlemin ardından Atatürk komaya girdi. Atatürk bu komadan 21 Ekim günü çıktı.
7 Kasım 1938’de yine Atatürk’ün karnından sıvı alınma işlemi yapıldı. 8 Kasım 1938 günü akşam saat 19.00 civarı Atatürk doktoru Neşet Ömer İrdelp’e “Aleykümesselam” dedi ve hemen ardından tekrar komaya girdi.
9 Kasım günü ve gecesi bu ağır koma devam etti. Bu sırada doktorları durumu yakından takip ediyor ve imkanların elverdiği ölçüde müdahalede bulunuyorlardı. 10 Kasım sabaha karşı Atatürk’ün nabzı 130 dolaylarındaydı. Bu, sabaha kadar böyle devam edecekti. Atatürk’ün ateşi de yüksekti. Doktorlar ateşini 38 derece olarak ölçüyordu. Bu sırada solunumu zayıflayan Atatürk’e serum, oksijen ve nefes açıcı ilaçlar verildi.
Tüm müdahalelere rağmen Atatürk, 10 Kasım 1938 Perşembe sabahı saat 9’u 5 geçe, İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda hayatını kaybetti…
Atasına gönül veren Türk insanı gözyaşlarını tutamadı, ağladı, kahroldu…
Büyük devrimcinin ölümü akla, mantığa ve bilime gönül veriş herkesi yasa boğmuştu…Dünyanın dört bir tarafından başsağlığı mesajları geldi…
Sadece Türkiye değil adeta dünya yastaydı…
Şimdi bize düşen, sadece yas tutmak değil, onun bize emanet ettiği devrimlerini yaşatmak…
**
ERTEKİN, “İSTİFASINI BÜYÜK ÜZÜNTÜYLE KARŞILADIM!”
Erciyes Anadolu Holding CEO’su Alpaslan Baki Ertekin, Maliye Bakanı Beraat Albayrak’ın istifasına çok üzüldüğünü duyurdu:
“VATAN İÇİN, ÜMMET İÇİN ÇOCUKLARININ BÜYÜDÜĞÜNÜ GÖREMEDİ!”
*** Ertekin, sosyal medya hesabından yayınladığı mesajda, Albayrak’ın istifasından büyük üzüntü duyduğunu belirterek, “Ahmet Akif 9 yaşınaydı, Emine Mahinur 6 yaşında, Berat Albayrak siyasete girip bakan olduğunda. Sonrasında Sadık Eymen ve Hamza Salih bebekler doğdular. Vatan için millet için ümmet için çocuklarının büyüdüğünü göremedi, bebek kokularını içine çekemedi” dedi.
“İMAN EDERİM Kİ O KENDİNİ FEDA EDECEK KADAR VATANINI MİLLETİNİ ÇOK SEVER!”
***Ertekin yayınladığı mesaj da, Albayrak’ın istifasından duyduğu büyük üzüntüyü de şu sözlerle ifade etti: “Ben Bakanımı tanıma şerefine nail olan bir insan olarak doğru gibi duran istifa konusunu büyük bir üzüntüyle karşılıyorum. Berat Albayrak ile ilgili ne denirse densin ben şahidim, hatta imam ederim ki O vatanını ve milletini kendini feda edecek kadar çok sever. Allah O’ndan razı olsun.”
Ankara’da neler olup bittiğini anlamak bir hayli zor…
Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak sürpriz bir çıkışla akşamın bir vaktinde sosyal medya hesabından istifa ettiğini duyuruyor ve peşinde kimlerin bakan olacağına ilişkin ilginç liseler yayınlanıyor…
Ama işin doğrusunu kimse bilmiyor…
Yani anlayacağınız Ankara toz-duman içinde…
Önceki gün akşam saatlerinde Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak sosyal medya hesabından sağlık durumunu gerekçe göstererek bakanlık görevinden istifa ettiğini duyurdu…
Birçok kişi Albayrak’ın bu duyurusuna inanmadı…
Sosyal medya hesabını ele geçirenler aslı olmayan bu tür bir duyuru yayınlamış olabilir diye yorum yaptı…
Belli başlı koca koca televizyonlarda Albayrak’ın istifa ettiği ya da etmediğine ilişkin en ufak bir haber ya da altyazı kaydına da rastlamadı…
Öyle ki, “İlk haberi bizden duyun” diyen CNN Türk’te bile lehte ya da aleyhte bile en küçük bir haber yoktu…
Herkes sus-pustu!
Sanki herkes bu istifa haberinin Beştepelerden gelecek talimata göre yapılması için beklemedeydi…
Kimileri de kendi bağlantılarından yola çıkarak istifa haberini doğrulatmaya çalışıyordu…
Yakınlık derecesine göre Berat Albayrak’a ulaşanlar sosyal medya hesabından yayınlanan o istifa kararının doğru olduğuna kanaat getirdi…
Ama yine de emin olamıyorlardı…
Berat Albayrak’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan dönebileceği beklentisi içindeydi…
Öyle olunca da kimse net bir ifade kullanmak istemiyordu…
Hatta Albayrak ile yakın olduğu bilinen Erciyes Anadolu Holding CEO’su Alpaslan Baki Ertekin bile aynı gece sosyal medya hesabından yayınladığı mesajda, “Doğru gibi duran istifa konusunda” büyük üzüntü duyduğunu ilan ediyordu…
Madem söz sırası Erciyes Anadolu holding CEO’su Alpaslan Baki Ertekin’in açıklamasına geldi, yazımıza Sayın Ertekin’in yayınladığı mesajla devam edelim…
Sayın Ertekin, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda Bakan Albayrak’ın istifa kararından duyduğu derin üzüntü dile getiriyor ve Bakan Albayrak’a bazen abartıya da kaçacak ölçüde övgüler diziyor…
“VATAN İÇİN, ÜMMET İÇİN ÇOCUKLARININ
BÜYÜDÜĞÜNÜ GÖREMEDİ!”
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın istifa kararı tartışılırken Albayrak’a yakınlığıyla bilinen Erciyes Anadolu Holding CEO’su Alpaslan Baki Ertekin, sosyal medya hesabından yayınladığı mesajda, Albayrak’ın istifasından büyük üzüntü duyduğunu belirterek, “Ahmet Akif 9 yaşındaydı, Emine Mahinur 6 yaşında Sayın Berat Albayrak siyasete girip, bakan olduğunda. Sonrasında Sadık Eymen ve Hamza Salih bebekler doğdular. Vatan için millet için ümmet için çocuklarının büyüdüğünü göremedi, bebek kokularını içine çekemedi. Görev sorumluluğunun yükü ile aile hayatından, sosyal hayatından, gençliğinden fedakârlık yaptı. Ömrünün en güzel yıllarını gençliğini, gece 3Elere kadar çalışarak, kıymetli eşi Esra hanımdan ve 4 evladından ayrı bir şekilde memlekete hizmet davasına adadı. Son 5 yıldır Türkiye’de en çok eleştirilen, hatta hakarete maruz kalan insan oldu. Hatta Hamza Salih bebeğin doğrumu sonrası kendini bilmez 3-5 çapulcunun yaptıkları hepimizin vicdanını sızlattı. Bütün bunlara rağmen yılmadı, davası kendi ruh dünyasından çok daha önemliydi. ” dedi.
“İMAN EDERİM Kİ O KENDİNİ FEDA EDECEK
KADAR VATANINI MİLLETİNİ ÇOK SEVER!”
Ertekin, yayınladığı mesaj da, Albayrak’ın istifasından duyduğu büyük üzüntüyü de şu sözlerle ifade etti: “Ben sayın bakanımı tanıma şerefine nail olan bir insan olarak doğru gibi duran istifa konusunu büyük bir üzüntüyle karşılıyorum. Berat Albayrak ile ilgili ne denirse densin ben şahidim, hatta imam ederim ki O vatanını ve milletini kendini feda edecek kadar çok sever. Allah O’ndan razı olsun.”