İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, geçtiğimiz hafta Meclis’te konuştu.
Genel manada Ataş’ın kendi cümleleri ile yaptığı önemli vurguların satır aralarına bir göz atalım.
Final bölümünde bizimde bir kaç kelime ile yorumumuz olacak.
Ataş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine Parti Grubu adına söz alarak, Meclis'te adalette yaşanan sıkıntılar üzerine tarihi bir konuşma yaptı.
“AKP adındaki adaleti kaldırıp, aldatma ile değiştirmelidir” diyen Ataş, iktidarın şimdi de “yargı reformu” adı altında Cumhuriyetin, Cumhuriyet Savcılığına son vermek istediğini söyledi.
“Ya, bir savcı çıkarsa?” diye korkan iktidarın bu korkusu üzerine yasa teklifi hazırlayıp, Meclis gündemine getirdiğine dikkat çeken Milletvekili Ataş, “İstedikleri yasa çıkarsa cumhuriyetin savcıları, tek adam rejiminin doğrudan belirlediği başsavcıların kâtibi, emrine verilmiş bir çalışanı niteliği kazanacaktır” dedi.
ADALET BİR GÜN HERKESE LAZIM
Savcıların hukuk devletinin varoluş güvencesi olduğuna dikkat çeken Ataş, iktidara seslenerek, “Adalet bir gün herkese lazım. Zalime kılıç, mazluma kalkan olan adaleti, kendilerine kalkan, muhalif herkese kılıç hâline getiren iktidar unutmamalıdır ki ‘Ayarını bozduğunuz kantar, gün gelir sizleri de tartar” sözleri ile de dikkat çekti.
VATANDAŞI ALDATIYORLAR
Kanun teklifinin büyük sıkıntılara sebebiyet vereceğini ifade eden ve bu konuda uyarılarda bulunan Ataş, iktidara tepki göstererek, “AKP adında bulunan ‘adalet’ ifadesini derhâl ‘aldatma’ ile değiştirmelidir. Kanun teklifinin görüşülen bu maddesi uygulamada çok ciddi sıkıntılara sebep olabilecek bir hüküm getirmektedir. Bu maddeye göre adli bir soruşturma sonunda cumhuriyet savcısının vereceği karar başsavcının denetimine bırakılmaktadır.
Cumhuriyet başsavcısı, savcının verdiği kararı beğenmezse kararı kaldırılabilecektir. Üstelik maddeye göre de başsavcının bu yetkisini ne şekilde kullanacağı da açık değildir. Tamamen cumhuriyet başsavcısının keyfine bırakılmıştır. Peki, başsavcıları kim belirliyor? Hâkimler Savcılar Kurulu belirliyor. Hâkim Savcılar Kurulunu kim belirliyor? 13 üyesinin 6’sını partili Cumhurbaşkanı 7 üyesini ise Türkiye Büyük Millet Meclisi belirliyor. Yani iktidar başsavcıyı atıyor, başsavcı da savcıların kime dava açıp açamayacağını belirliyor. İşte, size AKP’nin yargı reformu. AKP, adında bulunan ‘adalet’ ifadesini derhâl değiştirmelidir. ‘Yargı reformu yapacağız.’ deyip savcıları, hâkimleri denetim altına almaya çalışarak vatandaşı aldatan AKP’ye ‘adalet’ yerine ‘aldatma’ daha çok yakışacaktır” şeklinde konuştu.
CUMHURİYET SAVCILIĞINA SON VERİLMEK İSTENİYOR
Ataş, “Önerilen değişiklikle cumhuriyetimizin, cumhuriyet savcılığına son verilmektedir. Hep ‘Bir savcı çıkıp dava açmayacak mı?’ diye soruyorduk ya, bu sorunun sorulmasına bile tahammül edemeyen ‘Ya, bir savcı çıkarsa?’ diye korkan iktidar hemen bir yasa teklifi hazırlayıp önümüze getirdi” dedi.
YARGI HAPSEDİLMİŞTİR
Milletvekili Ataş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: Zaten uzun süredir başsavcı ne diyorsa o oluyordu. Örneğin iktidarın başarılı iş adamı Reza Zarrab olayında da böyle bir takipsizlik kararı verilmişti, sonra ise hep aynı yol izlenmişti. Hukuk devleti ilkesinin temel unsurlarından olan bağımsız ve tarafsız olması gereken yargı, partili Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle siyasallaşmış, tek adamın iki dudağı arasına hapsedilmiş, Anayasa Mahkemesi kararları bile tanınmayarak ayaklar altına alınmıştır. Şimdi de cumhuriyet savcılarının takdir hakkı tamamen gasp edilerek başsavcıya fiilen tam bir hâkimiyet tanınmak istenmektedir. Yani fiilen yok sayılan cumhuriyet savcılığı makamına yasal olarak da son verilmektedir. Sonuç olarak bu teklif yasalaşırsa soruşturmayı sonlandıracak kararlar için kendi belirledikleri başsavcıyı yetkili kılacaklar; cumhuriyetin savcıları, tek adam rejiminin doğrudan belirlediği başsavcıların kâtibi, emrine verilmiş bir çalışanı niteliği kazanacaktır. Böylelikle cumhuriyetin koruyucu savcılık makamı, hukuk fakültesi mezunu katipliğe dönüştürülecektir”
ATATÜRK’ÜN MİRASI SAF DIŞI BIRAKILIYOR
“Milletvekili, büyükelçi, vali, emniyet müdürü, yargıç için ‘cumhuriyet’ sıfatı neden kullanılmıyor da sadece savcılar için kullanılıyor?” diye soran Ataş, “Bu sorunun cevabını cumhuriyetin ilk yıllarının Adalet Bakanı şöyle cevaplamıştır: ‘Devletin her kademesinde olanlar yanlış yapabilirler, hukuk dışına çıkabilirler. Onlara cumhuriyet adına hesap soracak olan savcılardır. Onun içindir ki sadece savcılara ‘cumhuriyet savcısı’ denilmektedir.’ Savcılara cumhuriyet unvanının verilmesi ve bu unvanın içinin de yetkiyle doldurulması işte böyle başlamıştır. Yani savcılar hukuk devletinin var oluş güvencesidir. Atatürk’ün mirası cumhuriyetin koruyucuları bu teklifle saf dışı bırakılmak istenmektedir. Görevlerini tam yetki ve sorumlulukla yapabilmeleri için savcıların yolları açık olmalıdır, hukuk devletinin güvencesi budur” diye konuştu.
AYARINI BOZDUĞUNUZ KANTAR,
GÜN GELİR SİZLERİ DE TARTAR!...
Mustafa Kemal Atatürk’ün sözünü de hatırlatan İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, şöyle konuştu: “Adalet herkese lazımdır, devletin temel dinamikleriyle böylesine oynanmamalıdır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk de cumhuriyet savcılarına seslenişinde ‘En güçsüz ve en kimsesizin yardımcısı cumhuriyet savcılarıdır.’ demektedir. Yargıdan elinizi çekin, yargıyı tarafsız ve bağımsızlığına kavuşturun; böylece, güçlülerin değil, kendilerini kimsesiz görenlerin yanında cumhuriyet savcılarının bulunduğunu vatandaş da görsün. Zalime kılıç, mazluma kalkan olan adaleti, kendilerine kalkan, muhalif herkese kılıç hâline getiren iktidar unutmamalıdır ki ‘Ayarını bozduğunuz kantar, gün gelir sizleri de tartar!”
TEMEL SORUN
Sedat Peker ve Sezgin Baran Korkmaz ile patlak veren son gelişmeler herkesin malumu.
Ne yazık ki Türkiye’de adaletle ilgili ciddi bir sorun var.
Adalet sisteminde kaos herkesin malumu.
Kişilere göre uygulanan ve gecikmiş Adalet, Adalet değildir.