Çok yazdım bu konuda. Sandığa yirmi dört gün kala, bir kez daha anımsatacağım, başkanlığa ve meclislere talip olanlara… Sanmasınlar, seçilenler, belediyeciliği çok iyi bilenler arasından seçiliyor… Çokları, “tekkeyi bekleyen çorbayı içer!”kavline uygun geliyor, bu makamlara.
***
Epey oldu, anımsarım Erciyes’in tepelerini aydınlatmak; Kızılırmak’ı şehir merkezinden geçirmek isteyen, uçak yapacaklarını; Alidağı’na teleferik kuracaklarını söyleyen başkanlar gördük. Tabii, biz de tabiri amiyane ile“amma da salladınız, ha!” demiştik.
***
Mesela, Sahabiye dönüşüm projesinin temeli atılalı neredeyse on yıl oldu… On yılda gerçekleşme oranı ortada… İyi anımsarım, o günlerde, konuyu iyi bilen arkadaşlarımızdan İnş. Y. Müh. Ali Şahin Feyzioğlu; “Dayıoğlu, bu şartlarda bu proje otuz yılda bitmez; bu proje daha çok başkan eskitir!” demişti.
***
Yol, su, elektrik, kanal, kanalizasyon, köprü, viyadük vd. önemli altyapı ya da mühendislik hizmetleri. Tabii bunlar; “terzilik dediğin ne ki; önü ile arkası, kolu ile yakası!” denebilecek türden işler değil.
Bunların getirisini götürüsünü hesaplayabilmek iyi tahsil yapmayı, bu da yetmez bir de deneyimli yani sonuçta, “liyakatli” olmayı gerektirir.
***
Hal böyle olunca; temel atma ya da açılışlarda, “Büyüklerimizin” konuşma metinlerini hazırlayanlar da gerçeğe uygun bilgiler vermek zorunda.
***
Tabii, onların da siyaset yaptıklarını unutmamak gerekir. Demem o ki, kesin hüküm cümleleri kullanmak, ilerde, insanı zor durumda bırakabiliyor. Hem, ucu açık konuşmak, siyasetin de bir gereği, diye düşünüyorum.
***
Mesela, Kayseri’de Başkanlar, “Kayseri’nin altyapısını hallettik, sıra üst yapıda!”, “Kayseri’nin elli yıllık su sorununu çözdük!”, “artık elektrikler kesilmeyecek!” türünden beyanatlar vermemesi gerekir.
***
Yine tabii, tüm bunlar gerek KASKİ, gerek Elektrik Şirketi ve gerekse de belediyelerimiz fen işlerinin yaptıkları güzel hizmetleri yok saymamıza neden olmaz. Yok sayarsak, insafsızlık olur. Ayrıca; altyapı hizmetleri bitmez. Canlı bir uzuv gibidir, sürekli kendisini yeniler.
***
Demem o ki, hizmetler bir doğru boyunca gitmez, dairesel bir yörünge izler, tekrar başlanılan yere dönülür. Burada önemli olunan, dönülen zamanın “optimal” olmasıdır. Zira biz biliyoruz ki bu iş imkan ve zaman meselesidir.
***
Hatırlayınız; 2002 sonrası, 20 bin kilometrenin üzerinde“duble” yol yapıldı. Ama kaç sefer yapılıp yıkıldı, tekrar yapıldı. Diğer yerleri bilmeme ama Kayseri-Kırşehir-Keskin yolu, üç kere de bitirildi. Tekrar ediyorum; asla kınamıyorum sadece eleştiriyorum.
***
Yapıldı söküldü, bir kez daha yapıldı. Yap-boz tahtasına döndü. Şimdi, son durum nedir? Bilmiyorum… Ama gerekliydi ve sonuçta “güzel” oldu. Kaymak gibi yollara kavuştuk. Şimdi de hedefte, otoyollar, “akıllı yollar” olmalı. Çünkü süreçler bunu gerekli kılıyor.
***
Ha. Bunu “Karayolcular” bilmez mi? Hem de daniskasını bilir. Meslekleri bu… Amacım, “tereciye tere satmak!”, değil. Ama politikacılar karışmasa; “söz verdik bir an önce yapılacak!”, “vurun kazmayı, gerisi Allah kerim!”, denmese.
***
Nereden biliyorum, böyle olduğunu? Yaz-boz tahtasına döndü de onun için. Başka ne ile izah edilebilir ki? “En iyisini biz biliriz; en iyisini biz yaparız!”, yaklaşımı egemen olunca, hiçbir şeyi göremezsiniz. Öyle ya; “kuzguna yavrusu, şahin (anka) gözükürmüş!”. O nedenle; “gurur sarhoşu!” olmamak, gerekir. Nefsimizi putlaştırırsak, “gurur sarhoşluğundan” kurtulamayız.
***
O nedenle; “mühendislik ekonomisi” diye bir kavram geliştirilmiş. Buna, projelerin, yatırımların “fizibil” olması yani “yapılabilirliğini” hesaplamaktır, da denilebilir. “Maliyet/yarar” analizi de bu cümleden… Ha. Bunları, sırf bu iktidar için söylemiyorum; ezeli ve ebedi derdimiz olduğu için söylüyorum.
***
Bakınız. Tekrarlıyorum: Mühendislik, kahvehanelerde oturup, “terzilik dediğin ne ki? Önü ile arkası, kolu ile yakası!”, denecek türden bir disiplin değildir. Bir de mesleği gereği, uzaktan yakından ilgisi olmayanlar buna karışmasa, iyi olur. Liyakatsızların, “bizdendir!”, diye görevlendirilmemesi, gerekir. Bu demek değil ki, tepe yönetici, mutlaka konunun uzmanı olmalı. Sonuçta onlar yöneticidir.