11. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül, Kayseri’de kendi ismini taşıyan Abdullah Gül Üniversitesi (AGÜ) tarafından “Cumhuriyet’in 100. Yılı Etkinlikleri” çerçevesinde düzenlenen “Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılında Sürdürülebilir Kalkınma Sürecinde Türkiye” konulu panele katıldı.
***
Sağolsunlar, Abdullah Bey’in sekretaryası beni aradı, “toplantıda görmek istediklerini!” belirttiler. Tabii teşekkür ettim, sağlık nedeniyle katılamayacağımı ilettim.
***
Kayseri’de üç kamu ve bir de vakıf üniversitesi var… Bu üniversitelerimizin, Cumhuriyetimizin 100. Yıl etkinlikleri konusunda ne tür çalışmaları var, en azından ben bilmiyorum… İnternet sitelerine girdim, ERÜ ve Kayseri Üniversitesi’nde “çıt” yok. NNY vakıf üniversitesinde ise, spor etkinlikleri var.
***
Unutmasınlar, varlık nedenlerini Cumhuriyete, Atatürk’e borçlular… O nedenle, AGÜ’yü kutluyorum. Değerli rektörümüz Prof. Dr. Cengiz Yılmaz’ın şahsında AGÜ ailesine başarılar diliyorum. İyi ki, varlar. Tabii, NNY üniversitemizi de…
***
Sayın Gül’ün toplantıda ki konuşması dikkatimi çekti… Bazı kısımlarını paylaşmak istedim.
Gül;“Eğer sadece yaptıklarımızla kalırsak, gelecek yüzyılı değerlendiremeyiz” dedi. Bu söz bana, Yahya Kemal merhumun; “kökü mazide olan atiyim!” sözünü anımsattı…
***
Bu zamana kadar yapılan işlerle kalınırsa gelecek yüzyılın değerlendirilemeyeceğini söyleyen Sayın Abdullah Gül; “100. Yıl, olağanüstü bir dönem. Bir asrın bittiğinden bahsediyoruz. Övüneceğimiz, gurur duyacağımız hedefler gerçekleştirildi, çok büyük başarılarımız da var bu 100 yıl içerisinde. Yapılan barajlar, yollar, köprüler bunların bazıları dünya klasmanında dikkat çeken, ön sıralarda olan büyük projeler.”
***
“Özellikle son yıllarda yapılan büyük yollar, köprüler, tüneller, havaalanları bütün bunlar çok gurur duyacağımız ve Türkiye’nin bütün dünyada dikkat çektiği ve çok övündüğümüz başarılar, değişmeler.”
***
Buraya kadar bir hakkın teslimi var, özellikle AK Parti öncesi yapılanları, inkar noktasında değil. Demem o ki Sayın Gül, AK Parti gibi; “bizden önce bir şey yoktu!” noktasında değil… Öyle ya, onlara göre bu ülke ve Kayseri ne gördüyse, AK Parti’nin yirmi iki yıllık iktidarı döneminde gördü. Daha önce; taş devrinde “mağarada” yaşardık; kıçımızı taşla silerdik.
***
Meselakendilerinden önce, Kayseri’yi bir “köy” gibi görürler… Oysa, 1994 öncesi Kayseri bir kentti… Hem de ülkenin önemli kentlerindendi. Aytaç Durak, 1980 başlarında, Adana Belediye Başkanı adayı iken; “Adana’yı Kayseri gibi yapacağım!” türünden vaatte bulunmuştu.
***
Sanıyorlar ki, beton yığınları, alt-üst geçitler, battı-çıktılar vs. “kent olmanın” bir ölçütü… Şayet, kent nasıl olur görmek istiyorlarsa, Eskişehir’e gitsinler… Dört üniversitemiz var, bir üniversite kenti bile olamadık. Talas Amerikan Kolejini, geçmişe inat, medrese! yaptık.
***
2024 Avrupa Şampiyonası grup elemelerinin (EURO 2024 Elemeleri) kuraları çekildi. Türkiye D Grubuna düştü rakipleri ise; Hırvatistan, Galler, Ermenistan, Letonya. Bakalım hangi maçlar Kayseri’ye nasip olacak…
***
Öyle ya; “gözler görmedik”, mühendislik ve mimarlık harikası bir stadımız ve “referans” şehrimiz var. Göreceğiz… Taç ve kale çizgisinin, tribünlerin bazı yerlerinden gözükmediği stat olur mu? Bunu ilk yazdığım gün, “a öyle mi?” demişlerdi.
***
Mesela, bir buçuk yıl önce 2022 Temmuz’unda, bir sandık öncesi, (Gobels) varipropaganda yöntemi ile Yerköy’de temeli atılan “Hızlı Tren” ne oldu? Üç yılda bitecekti… Bir yıl geçtiğine göre, kabaca üçte biri bitmiş olmalı. Ne dersiniz, Sayın Özhaseki? Hızlı tren, Fakılı’ya geldi, bekliyor da benim mi haberim yok?
***
Ha. Muhterem Kayseri ahalisinin böyle bir derdi de yok… Ne derseniz inanırlar… Bu seçimde de yine oylarını oluk oluk size akıtacaklar. Hiç endişe etmeyin. Seçim eğik düzleminde “hızlı tren”den söz edip, “göv ciğerinizi gövertmeyin!”
***
Tabii, AGÜ toplantısına, AK Parti cenahından kimler katıldı, “Abdullah abi, Abdullah abi!” diye etrafında pervane olanlardan kaç kişi vardı? Bilemiyorum. Davete icabet edebilseydim, mutlaka sayardım. Ama kimlerin olmadığından eminim.
***
Tabii, Abdullah Bey’in altına imzamı atacağım değerlendirmeleri şöyle: Gül, diğer ülkelere göre Türkiye’nin performansının daha iyi olması gerektiğini söyleyerek;“Hüzün verici tabi, Cumhuriyetimizi hala gelişmiş bir demokrasi ile taçlandıramadık. Bunu hepimiz söylüyoruz. Demokrasi tabi ki var Türkiye’de ama söylediğim ileri ve gelişmiş bir demokrasi ve bununla neyi kastedildiği gayet iyi biliniyor.
***
Hala orta gelirli bir ülkeyiz. Yani refah devletleri arasında ne yazık ki zikredilemiyoruz. Dünya bankasının, uluslararası kuruluşların analizlerini ve raporlarını aldığınızda ve baktığınızda Türkiye’nin yeri nere dediğinizde refah toplumlarının olduğu yerde görülemiyoruz hala.
***
Uluslararası endeksten, ekonomiden eğitime, mutluluktan sağlığa bütün buralarda tabi değerlendirmeler yapıyorlar ve bu endekslerde mukayese edilen başka bütün ülkelerin başarılarını sıraladıklarında bizim performansımızın daha iyi olması gerektiğini hepimiz üzülerek görüyoruz.
***
Evrensel standartlarda temel hak ve özgürlükleri esas alan, hukukun üstünlüğüne dayalı ileri bir demokrasi gerçekleştirmeliyiz. Şunu da unutmayalım ki sürdürülebilir bir kalkınmanın zemini de budur. Böyle bir zemin olmadan gerçek anlamda kalkınma da gerçekleşmez.
***
Demokrasinin esasen bir mükemmelleşme süreci olduğunu düşünürsek geç de olsa kararlı bir siyasi irade ve vizyonla bütün bunlar gerçekleştirilebilir. Bu bağlamda Avrupa Birliği üyelik sürecinin bize yardımcı olabileceğine inanıyorum”, dedi.Ve ilave etti; “Bunun için siyasi iradenin çok kararlı olması gerekiyor. Unutmayalım ki bunları yaptığımızda Türkiye siyasi ve ekonomik olarak dirençli ve güçlü bir ülke olacaktır ve Türkiye’nin cazibesi de çok artacaktır.”